Subliminal İşgal Bilinçaltımızı Ele Geçiren Mesajlar

8,5/10  (10 Oy) · 
19 okunma  · 
14 beğeni  · 
1.015 gösterim
Sekssellers
Sublımınal İşgal
İnsanları kandırmak, kandırılmış olduklarına ikna etmekten kolaydır...
Mark Twain
Kapitalizmin geçtiğimiz yüzyılın ortalarında keşfettiği ve ilk örnekleri sinema filmlerinde "25. Kare" tekniğiyle sinsice bilinçaltımıza nüfuz eden subliminal mesaj fenomeni artık çağımızda her yanımızı kuşatmış durumda. Reklamlar, dizi filmler, afişler, aklınıza gelebilecek bütün argümanlarla algı sistemimizi dumura uğratan, korteksimizi devre dışı bırakarak bize arzularımızı ihtiyacımızmış gibi empoze eden, profesyonelce uyguladığı arketiplerle bilincimizin etrafından bir yılan gibi süzülerek ruhumuzu muhasara altına alan bu ikna makinesinin tüm parçalarını sökerek onu deşifre eden Subliminal İşgal, Marx'ın, "Eğer kötülük olmasaydı tarih de olmazdı!" sözüne atıfta bulunarak hepimizi aydınlatmayı amaçlıyor.
Evet, her şey mükemmel olsaydı ne tespit edilecek bir çarpıklık ne de tarihe düşülecek bir not olurdu. Ama ne yazık ki bizler, özellikle de çocuklarımız büyük bir saldırı altındayız. Eğer bizi biz yapan bütün değerleri altüst eden, tüm zaaflarımızı sömüren, bir türlü doymayıp artık her şeyimizi talep eden sistemin bu son ve en büyük dayatmasına direnmek istiyorsak, önce onun yöntemlerini öğrenmek, sonra da savaşmak zorundayız...
Ayşegül tatilde 
02 Ara 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Eğer algı yönetimi dikkatinizi çekiyor, bilinçaltı mesajlara karşı -neredeyse imkansız olsa da- maruz kalmamak ve üzerimizde oynanan oyunlara karşı farkındalığı artmış bir birey duruşu sergilemek istiyorsanız mutlaka okumanız gereken kitaplardan biridir Subliminal İşgal. Algı savaşlarının yaşandığı ve algıları kazanmanın toprak kazanmak kadar önemli olduğu günümüz çağında bu konuda sahip olacağınız bilgi birikimi sizi bir adım öne taşıyacaktır.

Sadece görmek, duymak ve bu duyularla verilen subliminal mesajlar artık sinema sektörünü tabiri caizse kesmemektedir. Boyutlar artırılarak insanlara daha fazla gerçeklik yaşatmak, sanal ile gerçek arasındaki farkı olabildiğince kaldırarak sektöre daha fazla bağımlı hale getirmek, daha fazla filmle iç içe olmak, daha fazla akılda kalmak ve böylece daha fazla mesaj insanların zihnine kazınmak istenmektedir. Mesajlarla insanın aklına kazınan sadece filmin kendisi ve bilinilirliği değildir. Mesajın içerisinde gizlenen ticari markalar, kültür endüstrisi, yaşam tarzı, yeme-içme-alışveriş alışkanlıkları, aile ve toplum yapısı gibi birçok unsur vardır.

Bu şartlar altında adeta bir kukla olarak kullanılmakta olan bireye salt tüketici gözüyle bakılmaktadır. Aynı zamanda bireyler kökenlerinden, gelenek ve göreneklerinden uzaklaştırılarak; "aynı tepkileri veren, benzer tüketim alışkanlıklarına sahip -aynı tip giyinen, aynı tip yiyecekler tüketen-" mahlukatlar olarak varlıklarını sürdürür hale gelmişlerdir. Bireylerin bu sistem içerisinde birtakim psikolojik bozukluklar yaşaması en olası durumların başında gelmektedir. Bunun sonucunda bireylerin ruhsal bozuklukları da ticari amaç güdülen başka bir alanın doğmasına neden olmuştur. "Prozac" gibi sözde tedavi amaçlı kullanılan bir takım ilaçlar da salt bireyi önemsizleştirerek, topluma ticari bir araç gözüyle bakan bu sisteme hizmet eder hale gelmiştir. Bu gidişata bir dur demenin vakti gelmiştir, hatta geçmektedir. Bu konu üzerine konuşulacak çok şey vardır. Fakat bunun için bireylerin bilinçlenmesi, kendini geliştirmesi -geliştirmek istemesi- gerekmektedir.

Ali Ünal 
27 Şub 2016 · Kitabı okudu · 18 günde · 6/10 puan

Açıkçası hayal kırıklığı oldu. Çok ilginç ve bayağı ilgi toplayabilecek bir kitap neredeyse sıkıcı hale gelmiş. Üniversitede okutulan ders kitabı mekaniğinde yazılmış ve günlük hayatın okumasında çok gereksiz ayrıntı, tekrar içeriyor. Vites,değiştirmenin refleks olduğu aynı anlatımla 3 ayrı yerde geçiyor mesela. Hem tekrar hem konu dağınıklığı yaratıyor.

Bir diğer eksisi de subliminal örneklerinin azlığı, internette yarım saat gezerek 5 katı örnek bulabilirsiniz. Kitabın artısı bu mesajların arka planını bir temele oturtuyor olması ama orada da ders kitabı boğuculuğu ile yine elindekini değerlendirememiş hissi veriyor.

talha hatipoğlu 
04 Nis 2017 · Kitabı okudu · 23 günde · Beğendi · Puan vermedi

İnsanları kandırmak, kandırılmış olduklarına ikna etmekten kolaydır...
Mark Twain
Kapitalizmin geçtiğimiz yüzyılın ortalarında keşfettiği ve ilk örnekleri sinema filmlerinde "25. Kare" tekniğiyle sinsice bilinçaltımıza nüfuz eden subliminal mesaj fenomeni artık çağımızda her yanımızı kuşatmış durumda. Reklamlar, dizi filmler, afişler, aklınıza gelebilecek bütün argümanlarla algı sistemimizi dumura uğratan, korteksimizi devre dışı bırakarak bize arzularımızı ihtiyacımızmış gibi empoze eden, profesyonelce uyguladığı arketiplerle bilincimizin etrafından bir yılan gibi süzülerek ruhumuzu muhasara altına alan bu ikna makinesinin tüm parçalarını sökerek onu deşifre eden Subliminal İşgal, Marx'ın, "Eğer kötülük olmasaydı tarih de olmazdı!" sözüne atıfta bulunarak hepimizi aydınlatmayı amaçlıyor.

Gönül Tbk 
 12 Ara 2017 · Kitabı okudu · 32 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bugünkü algımızla mahrem olarak değerlendirdiğimiz birçok özel görüntü , bugün televizyon başında çocuklarımıza izletmeyeceğimiz cinsel birleşme sahneleri medyanın her seferinde daha fazla ve daha açık olarak enjekte ettiği çıplaklıkla 30 sene sonra farklı noktalara ulaşacaktır.Sürekli tekrarlanan yalan bir müddet sonra kendi doğrusunu yaratır. -Sefer Darıcı (syf 56)

Ziya Anlar 
17 Ara 2015 · Kitabı okudu · 39 günde · Beğendi · 10/10 puan

Medya dünyasına bakış açımı değiştiren, algıların nasıl yönlendirildiğini anlatan harika bir kitap.

Kitaptan 48 Alıntı

Ayşegül tatilde 
02 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

İnternetten bedava indirdiğiniz birçok müzik dosyasının içerisinde, onu bedava indirmenize olanak sağlayan kişilerin yüklediği ve amaçlarına hizmet eden mesajlar vardır.

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 329)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 329)
Ayşegül tatilde 
02 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Beyin için hayal ile gerçek arasında ince bir çizginin var olduğu kabul edilir.

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 339)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 339)
Ayşegül tatilde 
30 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bu noktada iktisat biliminin büyük yalanı devreye girer: "Kaynaklar kıt, ihtiyaçlar sınırsızdır." Sınırsız olan insan ihtiyaçları değil istekleridir.

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 164)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 164)
Gülşah Güler 
03 Mar 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çok iyi kurgulanmış ve adına kapitalizm denen bir filmden bahsediyorum size... Asıl senaryonun ne olduğunu oyuncularının dahi bilmediği bu filmde, bizler sadece dekorun bir parçasıyız! Bize verilen en iyi rol ise yalanı öğrendikten sonra, tıpkı bir şakazade gibi sadece kameraya el sallamaktan ibaret! Oyuna getirildiğini bilen, çaresiz, fakat yenik gururumuzla mutlu gözüken "algızedeleriz." Hepsi bu...

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 101 - Destek Yayınları)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 101 - Destek Yayınları)
Ayşegül tatilde 
29 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bir sürü reklam materyali insanları her köşe başında sahte gülümsemeyle beklemektedir.

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 46)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 46)
Ayşegül tatilde 
30 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Nöropazarlama yeni doğmuş ve sözüm ona bir bilim dalı. İnsanları sorunsuz ve daha kısa sürede ikna ederek, davranışları yönlendirebilmenin bilimsel yolu(!)

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 126)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 126)
Ayşegül tatilde 
29 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Gözün normal görme eylemi sırasında beyne ilettiği elektrik akımı ile hayal kurma sırasında ilettiği elektrik akımı hemen hemen aynıdır.

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 44)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 44)
Ayşegül tatilde 
29 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Paranın hüküm sürdüğü kapitalist bir sistemde kadın unsurunu kullanırken ahlaki ve etik değerler hesaba katılmaz. Türkiye bu anlamda gerek internet, gerek yazılı ve görsel medyası sayesinde tam bir erozyon içerisindedir.

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 50)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 50)
Ayşegül tatilde 
29 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

John Berger'in belirttiği gibi, "Erkekler davrandıkları gibi, kadınlarsa göründükleri gibidir. Erkekler kadınları seyrederler. Kadınlarsa seyredilişlerini seyrederler. Bu durum, yalnız kadınlarla erkekler arasındaki ilişkileri değil, kadınların kendileriyle ilişkilerini de belirler. Kadının içindeki gözlemci erkek, gözlenense kadındır. Böylece kadın kendisini bir nesneye, seyirlik bir şeye dönüştürmüş olur."

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 53)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 53)
Ayşegül tatilde 
30 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Anadolu'nun değişik bölgelerinden, yurdumdan her türlü insanın birlik ve beraberlik içinde iftar saatini bekleyerek, mutlu bir şekilde oruçlarını kolayla açmalarından bahsediyorum. Kültürel kodlarımızın, alışkanlıklarımızın, emperyalist bir teknikle nasıl değiştirildiğinden söz ediyorum.

Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 94)Subliminal İşgal, Sefer Darıcı (Sayfa 94)
5 /