Her şey Apollo Kagwa'nın dört yaşındayken babasının ortadan kaybolmasıyla başlıyor. Apollo'nun küçük yaşlarda başlayan dergi kitap satımı merakı ilerleyen yaşlarında eski kitap ve dergileri toplayarak sahaflık yapmasına yol açıyor. Kitap bakmaya gittiği kütüphanede hayatının aşkı Emma'yı görür, evlenirler ve oğulları olur fakat bu durum Emma'nın ruh halinin bozulmasına hatta daha da korkunç bir olay yaşanmasına neden olur. Emma, oğlunu öldürüp, kocası Apollo'yu ağır yaralayıp ortadan kaybolur. Apollo her şeye rağmen karısını bulmaya kararlıdır ve korku dolu maceralara atılır. Kurgusunu ve metaforlarını başarılı bulduğum bir kitaptı.
Apollo Kagwa, kitabımızın ana karakteri.
Her şey o daha dört yaşındayken babasının ortadan kaybolmasıyla başlıyor. Ve hemen ardından Apollo'nun yakasını bırakmayan kabuslar hayatına dahil oluyor. On iki yaşında babasından gelen bir armağan dışında babasından bir daha haber alamaz. Küçük yaşlarda başlayan dergi kitap satımı merakı ilerleyen yaşların da eski kitap ve dergileri toplayarak sahaflık yapmasına yol açar. İşi için kitap bakmaya gittiği kütüphanede hiç beklemediği bir şey olur. Kendinden kocaman adama kafa tutan ve onu yola getiren bir kadına hayran olur. Emma, hayatının aşkı...
Onunla evlenip bebek sahibi olduklarında hayatları bambaşka bir hal alır. Karısı artık tanıdığını sandığı kişi değildir. Günden güne ruh hali bozulur ve resmen erimeye başlar. Bebeklerine de hiçbir sıcaklık göstermez. Doğum sonrası depresyonu olarak düşündüğü bu süreç korkunç bir olaya sebep olur. Emma oğullarını öldürüp, Apollo'yu da ağır yaralayarak ortadan kaybolur.
Apollo'nun bu saatten itibaren tek bir amacı vardır, Emma'yı bulmak.
Karısının yerini bildiğini söyleyen bir adam ile çıktığı yolculukta kendini sırlarla dolu bir adada bulan Apollo öğrendikleri ile yepyeni bir yolculuğa çıkar. Bu sefer tek başınadır ve artık kimseye güvenemez.
•
Takas kitabını Elif Acar Elif'imin alışveriş postunda görüp, konusunu merak ederek almıştım. Ben bunu alıyorum birlikte okuyalım diye az darlamadım tabi Elif'i Sağ olsun okuyacağı zaman haber verdi bende listemin dışına çıkıp büyük bir hevesle başladım kitaba. Ama başladığım gibi de kaldım. Lanetlendiğime kesinlikle ikna oldum.
İlk 50 sayfayı okumam bir günden fazla sürdü Son zamanlar da ne okusam ve kiminle okusam o kitabı sevmiyorum ve bu kitabın başları resmen tam bi işkenceydi. Acaba lanetimi Elif'e bulaştırdım mı diye üzülmedim
Takas",yazarından okuduğum ilk kitap. Locus En İyi Korku romanı ödülüne sahip kitabımız.
Kitabın önce kapak tasarımı ve renklerine bayıldığımı ve o sebeple konusuna baktığımı söylemeliyim.(Evet, dış görünüşe önem verdiğim doğrudur. Pişman değilim)
Arka kapak yazısı kimin elinden çıktıysa çok çekici. Kitaba çekiliyor insan.(Buradan sonrası kitabın arka kapağındaki spoilerı içerir!)𝓚𝓪𝓻𝓪𝓴𝓽𝓮𝓻𝓲𝓷 𝓭𝓸𝓰̆𝓾𝓶 𝓼𝓸𝓷𝓻𝓪𝓼ı 𝓭𝓮𝓹𝓻𝓮𝓼𝔂𝓸𝓶𝓾 𝓼𝓪𝓷𝓭ı𝓰̆ı 𝓿𝓮 𝓪𝓻𝓴𝓪 𝓴𝓪𝓹𝓪𝓴𝓽𝓪 "𝓔𝓶𝓶𝓪 𝓴𝓸𝓻𝓴𝓾𝓷𝓬̧ 𝓫𝓲𝓻 𝓼̧𝓮𝔂 𝔂𝓪𝓹ı𝓹 𝓴𝓪𝔂ı𝓹𝓵𝓪𝓻𝓪 𝓴𝓪𝓻ı𝓼̧𝓽ı𝓴𝓽𝓪𝓷 𝓼𝓸𝓷𝓻𝓪" 𝓭𝓲𝔂𝓮 𝓪𝓷𝓵𝓪𝓽ı𝓵𝓪𝓷 𝓫𝓲𝓻 𝓭𝓾𝓻𝓾𝓶. 𝓨𝓮𝓷𝓲 𝓭𝓸𝓰̆𝓪𝓷 𝓪𝓷𝓷𝓮𝓼𝓲 𝓴𝓸𝓻𝓴𝓾𝓷𝓬̧ 𝓷𝓮 𝔂𝓪𝓹𝓪𝓫𝓲𝓵𝓲𝓻? Ya da belki de sadece ben anlamışımdır. Neyse bu olay 143.sayfada oluyor. Ama anladıysanız da bence sorun değil o sayfaya kadar son derece sıradan ve yavaş gidiyor kitap. Hep bir şeyler olacak beklentisiyle okudum da okudum. Ha oldu mu bişeyler derseniz, oldu evet.Sabah nöbete gelirken tavşan deliğinden fantastik bir dünyaya düşmüş gibi oldum. Fantastik severim ve inanmaya da eğilimliyim. Ama o kadar çiğ şekilde hayatın içine koymuşlar ki insanın 𝓪𝓴𝓵ı, hikâyeyi oraya yerleşetiremiyor malesef. Yani demem o ki olmamış bence. Fikir güzel, karakterler iyi. Ama asıl konuya geliş çok geç.Havada kalan şeyler var. Ortada da şehrin ortasında bir ufo gibi, kendisiyle ne yapacağınızı bilmediğimiz saçma sapan bir hikâye var. Yani goblinleri benim gibi bir fantastik okura kabul ettiremedi ya, daha ne diyeyim.
Kitabı yarım bırakacak kadar düşük puan vermedim ama ortalamadan geçer ancak.Benim gibi dış görünüşe önem verenler aldanmasın, daha çok araştırıp okuyup okumamaya karar versin deyip kaçıyorum.
Victor LaValle Amerikalı bir yazardır. Kısa öykü bir koleksiyonun yazarı, İsa ile Slapboxing ve dört roman, Kendinden geçmiş, Büyük Makine, Gümüşteki Şeytan ve The Changeling.