Sen alışmışsın esmerlere ben aklı bozuk, dengesiz, öldürme manyağı sarışın çıkınca şaşırdın elbette. Leroi görevi sırasında bodrumda mahsur bulduğu masum küçük bir kızı kurtarmaya karar verir ve onu evine götürüp güvenliği sağlar ama aslında büyük bir bombayı yanı başına getirmiştir.
Selamlar, normal okuma hızıma geri döndüğüme göre öncelikle bu kitaba bir teşekkür ediyorum. Uzun zamandır böyle harbi dark romance okumuyordum. (1 ay falan) Neyse, dark romance sevdam tartışılmaz o yüzden hemen kitabın incelemesine geçiyorum.
Açıkçası nedeni bilinmez ama dark romance denince akla hemen bir gri erkek karakter geliyor. Leroi (bu arada adamın bir soyadı yok galiba ) diğer okuduklarıma kıyasla bir dark romance erkeği değildi. Çok safe hissettiriyordu, Seraphine’nın yaşadıklarından sonra ona temkinli yaklaşması çok tatlı ama ne bileyim, alıştığım dark romance erkeklerine kıyasla farklı geldi gözüme. Fazla tatlı, fazla hanımcı, fazla yumuşak…
Kitabın başında iki sayfa içerik uyarısı var. Kısacası, bol bol penis kesmeli işkence sahneleri ve kadın karakterin psikopat olması. BDSM yazmışlar ama ben çok BDSM içerikli bir şey göremedim. Öncelikle kadın karakter Seraphine gerçekten bir psikopat. Bu kitabın farkı erkek değil kadının öyle olması. 5 yıl yaşadığı işkence, zorla adam öldürme, istismar onu bu duruma dönüştürmüş. Sürekli tetikte, kimseye güvenmiyor ve gözünü kırpmadan insan öldürebiliyor. İçinde bitmek bilmeyen bir kan akıtma arzusu var. O yüzden herkesin okurken kaldıramayacağı bir kız ve sadece 21 yaşında. Ama ben sevdim, minik tatlı bir psikopat olsada düşünce tarzı çoğu yerlerde çok komikti. Leroi’ye yapışık gezmesi, onu parmağında oynatması… Ayrıca galiba o penis dilimli sandviç sahnesi aklımdan asla çıkmayacak.
Miko’ya üzüldüm ya, yaptığını doğru bulmuyorum fakat