Tarihte Türkler ve Ermeniler (10 Cilt)

·
Okunma
·
Beğeni
·
9
Gösterim
Adı:
Tarihte Türkler ve Ermeniler
Yazar:
Alt başlık:
10 Cilt
Baskı tarihi:
2 Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
3120
Format:
Ciltli
ISBN:
9789751627957
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu Yayınları
Türk Tarih Kurumu, 10 ciltten oluşan ve içeriğinde Türk ve Ermeni ilişkilerini anlatan 'Tarihte Türkler ve Ermeniler' isimli kitapları bir otelde düzenlediği bir basın toplantısıyla tanıttı. Tanıtım toplantısına Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof Dr. Mehmet Metin Hülagü, Atatürk Kültür, Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof.Dr. Derya Örs, Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç.Dr. Uğur Ünal, kitabın editörleri katıldı.

Kitap hakkında bilgi veren Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof Dr. Mehmet Metin Hülagü, "Yayın adedimizi cins olarak kitap başlığı olarak baktığımız zaman bugüne kadar bin 400 çeşit bu güne kadar kitap yayınladık. Geniş bir yelpazede Türk Tarih Kurumu Türk tarihine, Türk coğrafyasına dair yayınlar yapmaktadır. Bugün burada toplanmamızın nedeni çıkartmış olduğumuz kitabı tanıtmak. Türk Tarih Kurulu olarak 10 ciltlik bir tarihte Türkler ve Ermeniler başlığıyla kitap çıkarttık. Bu kitap aslında sadece 10 ciltle bitmemektedir. Bu bir başlangıçtır. Uzun soluklu bir çalışmadır. Nihayet
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
XII. yüzyılda yaşamış olan en büyük Ermeni müverrihi sayılan Urfalı Mateos, Vekayi-Namesinde Ermenilerin yaşadığı bölgelerin Bizans’a devredilmesinden yakınarak şöyle bahsetmektedir: “Ermeni Milletinin Grek (Bizans) Milletinin yüzünden çektiği ıstırapları kim birer birer tasvir edebilecektir?
Ermenilerin menşei hakkında araştırmacıların bugün, genellikle en çok itibar ettiği görüş, M.Ö. 1200’lerde Balkanlardan başlayan bir göç hadisesine bağlı olarak bölgeye ulaşan kavimlerle yerli ahali ya da kendilerinden daha önce buraya yerleşip, hâkimiyet kurmuş olan halklar ile kültürlerin münasebet ve karışımlarıyla muhtemelen M.Ö. VI. veya IV. yüzyıllarda ortaya çıkan gruplardan birisi olduğu yönündedir.
1831’de gerçekleştirilen bir Ermeni düğününden şunlar aktarılmaktadır: Düğüne papaz, gelin ve damat birlikte, el ele tutuşarak geldiler. Gelinin sadece parmak uçları ve kafasının belli bir bölümü görünmekteydi. Yüzü de peçeyle gizlenmişti. Gelin, damatla karşılaştığında, henüz nikahları kıyılmadan, papaz damada şu soruları sordu: Şayet gelin körse, topalsa ya da kambursa yine de onu kabul eder misin? Damat da papazın ağzından gelinin bu sorularına ‘Evet, yine de kabul ederim.’ dedi ve gelin de damada ‘O halde ben de seni kabul ederim.’ dedi, damat da gelinin yüzündeki peçeyi kaldırdı. Bu peçenin kaldırılması, gelinle damadın ilk kez yüz yüze gelmesiydi.Ancak bu durum zaman zaman bazı aldatmalara da sebeb oluyordu. Örneğin, erkek tarafı bir ailenin küçük kızını istemiş, ancak düğünde peçesiyle oturan ve dolayısıyla nikahı kıyılan kızın, asıl istenen kızın ablası olduğunu damat da evleneceği kızı daha önce görmediğinden anlayamamıştı. Fakat sonradan durum ortaya çıkınca kızın ailesi ‘Bizde genç olan değil ilk doğan önce gelin olur.’ diyerek durumu izah etmeye çalışmışlardır.
Misafirlere hizmet etmenin yanı sıra onlara açılan sofralarda ‘Halil Abraham bereketi’nin olduğu düşünülür, buna göre hareket edilirdi.
Bizans İmparatoru 1070 yılında komutanı Manuel Komnen’in Türklere yenilmesine sebep olan Ermenileri, cezalandırmak için
Malazgirt Meydan Muharebesinden önce Sivas’ın üzerine yürüdü ve yağmalanmasını emrederek birçok kişiyi katletti.
Günümüzde bazı tarihçiler, M.Ö. X yüzyıla ait Asur kitabelerinde zikredilen ve Fırat nehrinin doğusundaki Alzi bölgesinde yer alan Aramî krallıklardan birisinin hâkimiyet alanını teşkil eden Uruadri/Urartu ülkesini bilinen en eski Ermeni yurdu olarak gösterme gayreti içerisindedirler.
Ancak, “Armenya/Ermenistan” adı tarihte ilk defa M.Ö. 518 yılından kalma Bahistan yazıtında geçer ve bu günkü Elazığ ile Ergani arasında yer alan “Armana” halkının oturduğu dağlık bölgeyi ifade eder.
O tarihlerde (213–261)Ermeniler İranlılarla müşterek bir din olan Zerdüşt dinine (Ateşe tapma) mensuptular. Dolayısıyla bu iki toplum arasında bir yakınlık olduğu gibi dil ve kültür bakımından da birbirleriyle kaynaşmışlardı. Ancak Prens III. Tridat zamanında, 301’de Hıristiyanlığın bölgede yayılmaya başlamasıyla Ermeniler yavaş yavaş Bizanslılara yaklaştı. Bu gelişmeyi hoş görmeyen Sasani hükümdarları Ermenileri tekrar ateşperestliğe döndürmeye çalıştılarsa da önemli bir başarı elde ettikleri söylenemez. Nitekim İran hükümdarlarından Keyhüsrev ve Ardeşir, eski dinlerine dönmeleri için binlerce Ermeni’yi İran içlerine sürdü ve ilk büyük Ermeni tehciri bu şekilde başladı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarihte Türkler ve Ermeniler
Yazar:
Alt başlık:
10 Cilt
Baskı tarihi:
2 Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
3120
Format:
Ciltli
ISBN:
9789751627957
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Tarih Kurumu Yayınları
Türk Tarih Kurumu, 10 ciltten oluşan ve içeriğinde Türk ve Ermeni ilişkilerini anlatan 'Tarihte Türkler ve Ermeniler' isimli kitapları bir otelde düzenlediği bir basın toplantısıyla tanıttı. Tanıtım toplantısına Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof Dr. Mehmet Metin Hülagü, Atatürk Kültür, Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof.Dr. Derya Örs, Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç.Dr. Uğur Ünal, kitabın editörleri katıldı.

Kitap hakkında bilgi veren Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof Dr. Mehmet Metin Hülagü, "Yayın adedimizi cins olarak kitap başlığı olarak baktığımız zaman bugüne kadar bin 400 çeşit bu güne kadar kitap yayınladık. Geniş bir yelpazede Türk Tarih Kurumu Türk tarihine, Türk coğrafyasına dair yayınlar yapmaktadır. Bugün burada toplanmamızın nedeni çıkartmış olduğumuz kitabı tanıtmak. Türk Tarih Kurulu olarak 10 ciltlik bir tarihte Türkler ve Ermeniler başlığıyla kitap çıkarttık. Bu kitap aslında sadece 10 ciltle bitmemektedir. Bu bir başlangıçtır. Uzun soluklu bir çalışmadır. Nihayet

Kitap istatistikleri