29 Aralık günü bir alıntıya rastladım , alıntı şuydu "SESİNLE SESSİZLİGİMİ BÖL NE OLUR " . Kaldım öylece :( kitabı inceledim ,internetten arattım ve yorumlarda bayağı güzel olunca sipariş verdim ve okumaya başladım .
- Hasret ve Seher çok eski arkadaşlar ve bu arkadaşlık zamanla yerini dostluğa bırakmış .
Herkes mesleğini eline alınca , farklı yerlerde farklı hayatlar kurmuşlar .
Seher Türkiye'de kalmış,Hasret ise yurt dışında mesleğini yapan insanlar .
Kitabı okurken kendi yarım kalmışlığımı ,kendi onsuzlugumu gördüm .
Bu kitap başka ,bu kitap şarkıların kitabı .
Hasret yıllardır görmediği dostunun yanına tatile gelmişti , Hasret evliydi ve bir kızı vardı . Seher'in yanına gelirken kızı Meyra'yı bir yakınına emanet edip yola koyulmuştu .
Seher'in yanına geldiğinde , Seher'in hali hiç hoşuna gitmemişti ve onu ilk gördüğünde hayatının yolunda olmadığı gözlerinden belli oluyordu . Seher , can dostunu görünce ona sımsıkı sarıldı ve ağlamaya başladı . Bu sarılma Hasrette farklı duygular uyandırmıştı ve ona dönerek " NEDEN AĞLIYORSUN ?" sorusunu yöneltti ve aldığı cevap Hasreti inandirmadi .
Seher'in bir yarım kalmış aşkı vardı ve Hasret bunu biliyordu ama içeriğin nasıl olduğu hakkında herhangi bilgiye sahip değildi . Üniversite bitince hayat hepsini farklı diyarlara savunmuştu .
Seher bir veteneriner hekimdir , Anadolu'nun bir kasabasında görevini icraa ederken biriyle tanışır ve güzel giden ilişkisi varken birden bire her şey darmaduman olmuştur . Sözleriyle ve icraatleriyle onu bulutların üzerine çıkaran aşkı Fırat ,bir anda bambaşka bir insana dönüşmüştür .
Özel günler haricinde sürprizler yapan Fırat yıldönümü gününü bile unutmuştu . Seher yıldönümü gecesinde sabaha kadar Fırat'ı beklemiş ancak Fırat gelmemişti .
Fırat eski sevgilisi Sinem'in tuzağına