“Herkesin kendisine inanan birine ihtiyacı vardır. Ben sana inanıyorum ve bunu sana gösterme şeklim buydu. Tıpkı senin benim için her zaman yaptığın gibi, hak etmediğim zamanlarda bile. Bunu kabul etmediğim zamanlarda bile seni gördüm, Scarlett. Seni her zaman gördüm.”
Belki de daha iyi bir baba ya da daha iyi bir insan olsaydı onu memnun etmek için daha çok çabalayan, itaatkâr bir evlat olurdum.
Ancak bize, sanki biz onun malıymışız da insan değilmişiz gibi davranmasından nefret ediyordum.
Ona her zaman değer verdiğimi söylediğimde yalan söylemiyordum. Yanlış kardeşi seçtiğimi söylediğimde de yalan söylemiyordum. Beni bu kadar dürüst olmaya iten şeyin ne olduğundan emin değildim.