Gelin kaynana arasındaki ilişkiyi hikayeler ile anlatmış. Okuyucular için çoğu tanıdık gelecektir. Bu toplumun fotoğrafını ustaca çekmiş. Kitabın genelini okuyunca gelin kaynana arasındaki kadınsal kışjançlığın hep savaşta olduğunu aynı olayların anne ve kaynana arasında farkli anlaşılğını bazen kaynana olmaktansa yaslı komşu olunduğunda daha değerli olunacağını hikâyeler üzerinden anlatmış.
Erkek olarak anne sevgisi ile kadın sevgisini Esit olarak ayırıp biribirine üstün etmedikçe, kadınsal kıskançlığı tetikleyecek hertürlü davranıştan uzak durdukça mutlu bir evlilik devam edebilir
Kitapta toplumumuzun evlilik hususunda muzdarip olduğu bazı geçimsizlikler hikayeleştirilerek anlatılmış ve pratik çözümler sunulmuş. Bir geçimsizlikle karşılaşan insan çözüm odaklı davranıp nefsi arzularını kontrol altına aldığında o geçimsizliği düzeltebilir. Aklı selim olan bir kişi mutsuz olmayı istemez, çözüm arar.
Gelin ve kayın valide ilişkisinin minik minik hikayelerle süslendiği güzel ve akıcı bir kitap..
Kesinlikle okumaktan sıkılmayacağınız ve hatta zaman zaman hatalarınızın farkına varacağınız bir eser...
Şimdiden keyifli okumalar...
Yepyeni muhabbetler başlatmanın, Aile hayatına canlı renkler katmanın, Can sıkıcı günleri unutmanın, Evliliği ayakta ve zinde tutmanın sırlarını bulacaksınız bu kitapta..
Aile içi ilişkilerde yaşanmış hikâyeler üzerinden ne yapmamız ya da ne yapmamamız gerektiğini, hikâye ile anlatmış yazar. Rabbim herkesin yuvasına mutluluk ve huzur versin. Daim bir huzur versin.
Sema Maraşlının bu eserlerinde diğer eserlerinde olduğu gibi kısa hikayelerden oluşmaktadır kitapta hoşuma giden bir Not düşmeliyim ki oda şudur ; kitapta evliliğini kurtarmaya çalışan bir adam , evliliğini bitirdiği sebeplerin basitliğinden pişman olan bir hanımefendi yada kayınvalide , kayınpeder vs her açıdan hikayeler bulunması açısından gayet güzel yeri gelince evliliğini kurtarmaya ugrasan adamı takdir ettim yeri gelince evliliği için çabalayan hanımefendileri , yeri geldi kayınvalideleri yeri geldi kayınpederi tabi bunun tersi de mümkün
Yani özetle ben şunu anladım hayata gelince hersey oluyoruz önce bir evlat , sonra bir gelin , rabbimin izni ile anne , ve sonra bizde kayınvalide oluyoruz şahsi kanaatimce üslup ve saygı , sevgi çerçevesinde her ilişki güzelleşir her ilişki imtihanlardan geçer mühim olan gelip geçeceğini bilmektir ...
Herşeyden önce ; herşeye ve herkese rağmen iyi bir insan olmak ve iyi bir insan olarak kalma umuduyla ...
19 Temmuz 1969'ta Kahramanmaraş'ta doğmuştur. İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı'nın imtihanına girerek Kur'an Kursu öğretmeni olarak çalışmaya başladı.
19 yaşında evlendi. İki kızı ve bir oğlu oldu. Üniversite sınavına girerek Açık Öğretimde İşletme Fakültesi Yönetim Organizasyon bölümünde okumaya başladı ancak iki yıldan sonra başörtüsü sorunları yaşayınca, iki yıllık işletme eğitimi almış olarak okulu bıraktı.
Düzce'de yaşadığı 1999 Ağustos depremi sonrası yazar olmaya karar verdi. Çocuklarını büyütürken onlara anlattığı masalları yazmayı düşünüyordu. Kasım depremine kadar da iki aya yakın bir zamanda içinde kırk masal olan ilk kitabı "Bana Bir Masal Anlat" ı yazdı. Kitabı 2001 yılında yayınlandı.
Masal kitabından sonra hikayelerle ergenliği anlattığı "En Güzel Hediye" kitabıyla "Çocuk Edebiyatçıları ve Sanatçıları Birliği"nden ödül aldı.
Kadın-erkek ilişkileri üzerine "Eşimin Eşi Yok" adlı hikayelerle evlilik kitabı 2003 yılında yayınlandı.
O dönemde gelişen bazı olaylar evliliğini bitiş noktasına getirdi. Boşanma arifesinde "Evliliği Pekmez Sandım" kitabını yazdı ancak kitabın ismi olumsuz algılanınca yeni adı "Eşim Aşkım Olsun" oldu.
Özel bir üniversitede "Davranış Bilimleri" bölümünde okudu. 2011'de yeniden evlendi.