Herkese selam.
Bu kadının dilini seviyorum, özellikle kadın-erkek arası diyalogları beni tatmin ediyor. Jack&Jill serisi favori serilerimdendi, bu kitabın onunla bağlantılı olduğunu bilmiyordum açıkçası. Kitaptan bir puan kırma sebebim iki ana karakter arasındaki ilişkide çok fazla dalgalanmaların olmasıydı; sanki o romcomlardaki tipik ayrılma sahnesi burada çok fazla yapılmış gibi geldi bana. Daha kısa ve tadında bırakılabilirdi. Özellikle kadın karakterimiz Lake'in bu gelgitleri bir yerden sonra baymadı değil. Kitaptaki en tatlı detaylardan birisi ise Lake'in kedisi Tryz idi. Aynı sahibi gibi kendisi de bir uzvunu kaybetmiş. Bu benzerlikleri o kadar tatlı işlenmişti ki. Ahh kalbim diyorum. ^_^Haydi konusuna geçelim; bu hikaye Jack&Jill serisinden tanıdığım aşkım, birtanem yakışıklı psikiyatristim Luke'umun kız kardeşi Lake ile Luke'un eşi Jess'in eski sevgilisinin oğlu NFL oyuncusu Cage'in hikayesi. Burası spoiler sayılmaz sadece "YUH" demişsinizdir djdjdjd ama olayların nasıl bu hâle geldiğini bilmediğiniz için büyüyü bozmadım bence. Şunu da belirtmek isterim bu ahlaki genişlik kızımız Lake'in ailesinde fazlasıyla mevcut dhdhdhd. Yani kızımızın babası, kızının sevgilisine "kızımın bekaretini bozmaktan keyif aldın mı?" gibi iğrenç bir cümleyi kuracak kadar geniş. Djdjdjd sinirim bozuldu. Neyse Lake, yıllar önce yaşadığı bir trafik kazası sonucu sevgilisi Ben'i ve bir bacağını kaybetmiş ampute bir kızımız. Kendisine bahşedilen bu ikinci hayatı yeni bir eyalette sürdürmeye karar verir. Takdir edersiniz ki bu ikinci bahar biraz zorlu geçiyor, zira kızımızın travmaları, kabusları devam etmektedir. Lake, yeni komşusu "ateşli" Everson nam-ı diğer Apollo'nun partisini basar, burada üç yıl önce kendisiyle bir şekilde yolları ve DUDAKLARI kesişen hayallerinin erkeği Cage'i