Düşünüyor , planlar yapıyor , sözcükleri ve fikirleri uygun biçimde yan yana getirip yeni düşünceler ve kararlar oluşturuyorum. Duygular karşısındaysa tam tersine elim kolum bağlanıyor , ne yapacağımı bilemez hale geliyor , kendimi bırakıp oradan oraya savrulmaya başlıyorum. Tüm veriler yan yana getirildiğinde , benim gibi bir düşünce insanının varlığını aklın koruyucu gücüne borçlu olduğu açıkça görülüyor.
Hayatın üzerinde süzülen bir kuş gibiydim. Herhangi bir noktaya doğru yaklaşıyor , sonra birkaç kanat darbesiyle uzaklaşıp gökyüzündeki yerimi alıyordum.