Düşünüyor , planlar yapıyor , sözcükleri ve fikirleri uygun biçimde yan yana getirip yeni düşünceler ve kararlar oluşturuyorum. Duygular karşısındaysa tam tersine elim kolum bağlanıyor , ne yapacağımı bilemez hale geliyor , kendimi bırakıp oradan oraya savrulmaya başlıyorum. Tüm veriler yan yana getirildiğinde , benim gibi bir düşünce insanının varlığını aklın koruyucu gücüne borçlu olduğu açıkça görülüyor.
Her kadın böyleydi aslında , belki de herkesin içinde bir sürü başkası vardı . Insanın kaç kişiden oluştuğunu saptamak mümkün olabilir miydi peki ?
Sayfa 59·Kitabı okudu
Reklam
Hayatın üzerinde süzülen bir kuş gibiydim. Herhangi bir noktaya doğru yaklaşıyor , sonra birkaç kanat darbesiyle uzaklaşıp gökyüzündeki yerimi alıyordum.
Ama asıl önemli silahın niyet olduğunu biliyordum.
Ayrıca raflara dizilmiş binlerce kitabın ortasında kendimi tuhaf bir biçimde daha güçlü hissediyordum.
Tüm kenti karşısına almış bir meydan okumaydı bu.
Reklam
Reklam