Size bir saatlik Witcher filmi öneriyorum! Sayfaları çevirdikçe korkacak, aşkın iki yüzlü madalyonunda kendinize bir yer bulacak, arkadaşlığın da bazı kurallar çerçevesinde ilerlediğini fark edeceksiniz. Witcher seven herkes çizgi romanlarına da bir göz atmalı.
Game Of Thrones, Lord Of The Rings. Bunları herkez bilir... :) Ama kimse kolay kolay Rivialı Geralt'ı bilmez. Bilmeyen arkadaşlara ve çevreme tavsiye ediyorum kaçırmayın. Witcher, romanları ve hatta oyunları ile ünlüdür. Şahsım adına bende isterdim ki bu hikayeninde bir filmi veya dizi olsun. Güzel olurdu :)
Witcher evrenini özlemiştim, bu çizgi roman iyi geldi :) Son kitabı daha çevirmedikleri için 6.kitabı da alıp okuyamıyorum. Uzak kaldık baya.(dizi izledim ama kitap ve oyunlar kadar iyi bir dünyası olduğunu düşünmüyorum) Çizgi romana gelecek olursak çizimler acayip kötü :( taslak aşamasındaki paint çizimler gibi,belki bu tarzı seçmişlerdir ama çok kötü görünüyor. Ama tam tersi bir hikaye anlatımı var, ara sahne gibi geçmişe gittiklerinde sayfanın ortasına geçmişten görüntü düşmesi hoş bir detay olmuş. Evren çok iyi anlatılmış. Witcher evreninde siyah beyaz yoktur, her şey grinin bi tonlamasıdır. bunu okurken hissediyorsunuz. Geralt karakterini tam olarak yansıtamamışlar o ayrı :) ne iki dk'da yoldan geçen biriyle arkadaş olur ne de para olmadığında canavar kesmez(para yoksa bile bazen el atar :) İlk sayfalarda dövüşler çok hoşuma gitti büyüleri kullanması :) lakin sonlara doğru fark ettim büyü dışında bir şey kullanmadı hatta sadece 2 büyü kullandı :( nerde quenler,yrdenler,axiler) Witcher bey (bu arada witcher kelimesini neden cadıeril diye çevirmişler anlamadım :( o kısımlarda cadıeril diye okumak yerine sürekli witcher diye okuyup ekstra kendime iş çıkardım :D ) hem diyor, kılıcım elimdeyken,kınında olduğundan daha güvendeyim hem de kılıcını çok az kullanıyor :D :D o değil de yine tam arada kalmışlık yaşıyorum 7 ile 8 arasında kaldım. lakin 8 vereceğim. çizimler kötü ama igni kısımları ve bir kaç çizim çok güzeldi . ve bana göre en güzel kısmı sonuydu. çok güzel bir hikaye sonu olmuş.(spoiler vermiyorum ama sağlam bir sonu var witcher evrenine yakışan bir son.) Witcher evrenini çok güzel anlatan eğlenceli (yer yer güldürebilen :) bir yan görev hikayesi. witcher hayranlarının okumasını kesinlikle tavsiye ediyorum. uzun konuşmalar yok yer yer sanatsal çizimler
Tüm oyunlarını oynamış romanlarında ise sadece 2 tanesi bitirebilmeme rağmen okuduğum her sayfada heyecanlandığım ve adeta içinde yaşıyormuşum hissi veren eser.
Witcher 3'te Baron görevini oynayanlar çok iyi bilir. Baron görevi ana hikayeyle bir şekilde bağlı, oyunun en sağlam yan görevlerinden biridir. Oyunda birçok muhteşem yan görev vardır. Witcher 3'te 1000 saat üzerinde gameplay'im var. Bütün yan görevleri, haritadaki her şeyi sokaktaki not kağıdına varana kadar bitirdim. Yeni bir yan göreve ihtiyacım vardı. Bunun için bu çizgi romandaki Jacob Ornstine'in hikayesi devreye girdi. Benim için tatlı bir yan görev daha oldu Witcher 3 geçmişimde. Fakat oyundaki Geralt, çizgi romanda karşılaştığı yaratıkları rahatça alt eden biri olduğu için buradaki yaratıklara yazar biraz level eklemiş gibi geldi. Level konusunda bir yaratığa belki tamam derim ama diğer yaratıkları Geralt rahatça patates eder. O durum bende bir soru işareti olarak kaldı, onu da ekleyim. Hızlı okumayla 1-1,5 saatte bitebilecek bir çizgi roman. Ama çizimlere keyifle baka baka, Geralt'ın sesiyle iç ses şeklinde okuyarak 3 saat gibi bir sürede bitirilebilecek bir eser. Ben hikayeyi gece okudum. Gece okumak ve dışarıda kar olması ayrı bir keyif verdi. Tüm Witcher severlere ve tüm çizgi roman severlere The Witcher: Camlar Konağı çizgi romanını öneriyorum.
CDPR'ye (oyunların yapımcısı) güvendim aldım ama Romanların ve oyunlardaki hikayenin çok çok altında kalıyor. Bazı anlar gerçekten ''meeeh ne alaka'' dedirtti, çok basit hikaye kurgulama hamleleri var. Witcher 3 oynarken öyle yolda karşınıza çıkan çok basit bir yan görev gibi hikayesi var (çoğu yan görevin hikayesi bu çizgi romandan iyi bu arada)
Hele Geralt, çok çok amatör bir Witcher'mış gibi davranıyor (hikayenin zamanıyla ilgili bir ipucu yok belki de toy zamanlarıdır emin değilim)
Belki de ilk sayı olduğundan The Witcher evrenini bilmeyenlere evreni tanıtmaya çalışıyor yazar, çünkü Witcherları tanıtmak için çok kasıyor Geralt, her fırsatta ''evet biz witcherlar duygusuz canlılarız ama ben biraz öyle değilim ehehehe'' diyor. ''Evet işaretlerimiz var abi bak igni bak yakıyorum abi ihihie hooop aard bak ittim'' gibi cümleler kuruyor düellolarında. Umarım 2. ve 3. ciltler böyle zorlama tanıtımlar içermez, ekşimsi kekremsi bir tat oluşturuyor çünkü bir kaç cümle art arda görünce.
Çizimler başlarda ''yüz çizimleri biraz daha detaylı olsaydı'' dedirtti ama sonradan alıştım ve bu evren için gerçekten en iyi çizim yöntemlerinden biri bence budur, karakter fizikleri alelade çizilmiş ama ortamlar çok derin ve karanlık, kasvetli bir çizime sahip, bu gerilime gerilim katıyor, daha bi ''witcher evreni'' gibi hissettiriyor.
Öyle ya da böyle, Witcher'ı çok özlediğimi farkettim ve bu hikaye yavan kalsa da bana bu evrenin ne güzel olduğunu hatırlattı, seriyi tekrar okumak için bir gaz oldu, çizgi romanlardan 2 ve 3 ü de okuduktan sonra Witcher kitaplarına tekrardan dalacağım.
Paul Tobin, 2000 yılından beri Marvel Comics için düzenli olarak yazan Amerikalı bir çizgi roman yazarıdır.
Tobin'in ilk büyük çalışması 1990 yılında Calibre Comics için yazdığı çizgi roman Fringe oldu. O zamandan beri Marvel Adventures Fantastic Four, Marvel Adventures Süper Kahramanlar, Marvel Adventures Spider-Man ve diğer birçok seri için yazdı. Çalışmaları genellikle, Plants vs. Zombies, The Witcher ve Angry Birds Comics gibi video oyunlarına dayalı çizgi roman yazmayı içerir.