Tipide Koşu

Hüseyin Akın
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı:
85
Basım Tarihi:
14 Ekim 2022
Yayınevi:
Şule Yayınları
ISBN:
9786258062274
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2022 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2022 00:36
TİPİDE KOŞANLARA Şiir üzerine konuşmak, şiir üzerine yazmak, şiiri anlamak, yaşamak ancak o ruh frekansında olmakla mümkündür. Söz uçar yazı kalır. Asıl olan şiirdir. Şiirin dili kuşatıcıdır. Hele ki şair samimi ise size sizden bir şeyler anlatıyorsa aranıza kimse giremez. Hüseyin Akın okur ile bu bağı en hızlı bir şekilde kuran şairlerdendir. "Öyle seveceksin ki kelimeleri, yalnız senin için raks edecekler." sözü onun için söylenmiş olmalı diye düşünüyorum. Ne demek istediğimi anlamanız için şairin şiirlerini, kitaplarını okumanız gerekiyor. Zira kendisi güzel şiir yazıyor. Ne mi güzel şiir? Gelin onun tanımıyla bu soruya cevap arayalım. Güzel şiir, söz ve ahenkçe insanı saran ve sarmalayan şiirdir. İnsana vaat edilmiş topraklar sunar, yeni dünyalar müjdeler. Onun şiirinde ahenk var, hüzün var, gökyüzü var, deniz var, bol bol mavi var. Hayata, gündelik yaşama, insana, kadına, ölüme, yalnızlığa dair şiirleri şairin çok yönlü bir imgesel güce sahip olduğunu gösterir. Edebiyatımızdaki 25. yılını doldurmuş olan şairin son şiir kitabı Tipide Koşu Ekim 2022'de Şule yayınlarından çıktı ve okurla buluştu Kitap "Kenardan İzleyen" ve "Kendine Tanık" olmak üzere iki bölümden ve toplam 33 şiirden oluşuyor. Kitabın ismi ile başlamak istiyorum. Çünkü kitap isimleri kitaba dahildir ve titizlikle seçilmelidir. Hüseyin Akın bu konuda oldukça başarılı. Zira kitapları için oldukça ilgi çekici, davetkar isimler tercih ediyor. Kitaplarının isimleri okuyucunun zihninde yer ediyor ve kendinizi ister istemez o kapıdan içeri girmiş buluyorsunuz. Tipide koşmak zordur evet. Dolayısıyla şiirler acaba hayata dair hangi zorlukları konu alıyor sorusunu zihinde canlandırıyor. En azından ben alırken bunu düşündüm. Akın, yakın zamanda aramızdan ayrılan değerli şairlere rahmetle
Tipide KoşuHüseyin Akın · Şule Yayınları · 202233 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Hüseyin AkınYazar · 29 kitap
1965 doğumlu Hüseyin Akın, şairliğinin ve yazarlığının yanı sıra, edebiyatın emekçilerinden biri. İşin ucundan tutmakla yetinmedi, bizzat işin içine girdi. Özülke, Kardelen, Endülüs, Kırklar, Derkenar, Lamure, İtibar gibi dergilerin mutfağında bulundu, yeni isimlerin temayüz etmesine ciddi katkılar sağladı. Yine, Süleyman Çobanoğlu'ndan İbrahim Tenekeci ve Ahmet Murat'a kadar birçok şair hakkında ilk yazıyı o yazdı. Bu, ileriyi görebilmek adına mühim bir örnektir. Hüseyin Akın, edebiyatı edebiyle yapan kıymetlerimizden birisi aynı zamanda. Onun macerası, bir iç kanama gibi sessiz ve derinden ilerler. "Titizlik ahlakın ta kendisidir" sözünden hareketle, işini yapar ve kenara çekilir. İlişkilerin değil, işlerin ehlidir. İlk şiir kitabı 1997 yılında yayınlanan Hüseyin Akın, sonrasında dört şiir kitabı daha çıkardı. Ömrümün Kısa Günü, son kitabı olarak, geçtiğimiz aylarda Profil Yayınları’ndan çıkarak okuyucuyla buluştu. Bu kitap, Hüseyin Akın'ın olgunluk dönemi şiirlerinden oluşuyor. Bir şiirinde, "Ben rüyaya inanırım, dünyaya değil" diyen, bir konuşmasında da "Sanat, dünyadan kaçış yollarını arama çabasıdır" tespitini yapan Akın, o büyük yalnızlığımızın şiirini yazıyor. "Önce evlerden başlıyor yalnızlık" diyerek, ortak kaderimizin ve kederimizin altını çiziyor. Hüseyin Akın şiirinin belgesel bir yönü de var. 28 Şubat süreci dâhil olmak üzere, üzüntümüzün ve öfkemizin şiirini hep o yazdı. Zaten kendisi de, bu sorumluluk ve zorunluluğun farkındadır. "Şair, yaşadığı çağın en büyük tanığıdır. Tarihçilerin es geçtiğini şairler hatırlatır" der. Akın, sadece o büyük yalnızlığımızı yazmıyor. İnsanın acısı ve acımasızlığı da şiirlerinin ilgi alanına giriyor. Yine, özellikle yazılarında, kirlenmeyi ve kirletmeyi konu ediniyor. Akın'a göre, kirlenen insan; sadece toprağı, suyu ve havayı değil, en yakınlarından başlayarak, insanları da kirletiyor. Özellikle edebiyat dünyasındaki kirlenme ve kirletme karşısında, bir büyük olarak, şunları söylüyor: "Bir insanı şair, ârif ve hakîm yapan şey, kazanılmış yoksulluğudur. Bazı şairler o kadar mülk derdine düşmüşlerdir ki, şiire ve kelimelere bile mülkiyet hırsıyla yaklaşır hale gelmişlerdir." İlk şiiri 1987'de yayınlanan Hüseyin Akın, bugün itibariyle, yirmi beşinci sanat yılını geride bıraktı. Şiire adanmış bir ömür ve şiirle geçen çeyrek yüzyıl. Emeğe hürmet adına, yirmi beş yıllık bu çabanın ne anlama geldiğini edebiyatçılarımıza sorduk. Ahmet Edip Başaran, Ahmet Kekeç, Ahmet Murat, Ali Görkem Userin, Furkan Çalışkan, Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, İbrahim Tenekeci, Murat Menteş, Süleyman Çobanoğlu ve Tarık Tufan, Hüseyin Akın'ın sanatını ve şahsiyetini anlattılar.