"Panthera Pardus Tulliana" ya da diğer adıyla "Anadolu Parsı" bu isimler duymuş muydunuz? Epey iri KEDİ.
Bir zamanlar özellikle Batı Anadolu'da, Batı Ege'de, Kuşadası-Dilek yarımadası alanında doğasında özgürce yaşayan bir muhteşem kediydi. Di-li geçmiş zaman kullandım, çünkü neslinin tükendiğine dair çok güçlü kanı var. Türkiye'de 160 yıldan fazladır Türkiye'de bu hayvanın varlığını biliyoruz. Ancak avlayarak zehirleyerek tuzaklar kurarak neslini tükettik gibi. .
"Gibi" diyorum, bir umut taşıyorum. Umarım bu kedi ailesi yok olmamıştır. Bir başka teoriye göre Temmuz ve Aralık 2018 ve Kasım 2019'da Cudi Dağı'nın kuzey yamaçlarındaki iki farklı yerden fotokapanlar ile çekilen ve muhtemelen aynı bireye ait üç pars fotoğrafı elde etmeyi başarmışlar.
Bir yazar, bir şair bu kedi ailesi ve üzerine biraz Karacaoğlan, biraz Dadaloğlu, biraz Dedem Korkut tınısında muhteşem destanımsı şiirler üretmiş.
Kitap, Anadolu Pars'ı görülen avlanan yerlerden kısa haberleri eşliğinde okura bilgi sunduktan sonra, hayatını bu kedilere adamış ve onlara büyük aşk ile hayranlık duyan biri tarafından adeta yakılan ağıt destan dizeleri içeriyor.
Bu kitabı okurken çok ama çok keyif aldım bir yandan da içim yandı tutuştu.
Kitap okurken genellikle bir yandan kulaklığımdan jazz eserleri mutlaka olur. Bu kitabın, her satırından aldığım lezzet, dinlediğim müziği jazz olmaktan çıkardı, pastoral senfoniye dönüştürdü. Sanki bir zamanlar Ege dağlarında yaşayan bu iri kedinin arkasında dolanıyor ve sürekli onu gözlüyordum. Onun dolaştığı kayalıklarda, kuytularda onunla yaşıyordum.
Bu şiir kitabını anlatmak üzerine bir şeyler daha fazla haddim değil, bu kitabın arkasında büyük bir entelektüel birikim olduğunu da gördüm, hayranlığım katlandı.
Tüm doğaseverlere, edebiyat tutkunlarına, "Türk Halk