Adı:
Türk Kadını
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
78
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054451562
Kitabın türü:
Çeviri:
Galip Baldıran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizgi Kitabevi
Arka Kapak'tan:
Jean Lorrain 1890'lı yılların başında Tripoli'den Malta'ya gemiyle yaptığı yolculukta genç bir Türk kadınıyla tanışır. Saime (Shiamé) isimli kadın aslında, Osmanlı yönetimiyle ters düştüğü için Fizan'a sürülen bir paşanın ikinci hanımıdır. Kadın yanındaki üç zenci kölesi ve Yahudi kökenli bir Ermeni tercüman ile seyahat etmektedir. Tüm olaylar gemide ve Ramazan ayında geçer. Yazarın amacı, sanki Doğu'nun ne denli yaşanılmaz olduğunu ispat etmektir. Doğu insanının (buna tercümanın şahsında Ermeni ve Museviler de girer) çıkarcı, kişiliksiz, küçük menfaatler karşılığında her şeyi yapabilecek zihniyette olduğu sürekli dile getirilir. Genç kadın, Fizan'daki kocasına ulaşmak için kocasının Tripoli'deki silah arkadaşı ve dostu olan bir paşadan koruma ister ama paşa onu geri çevirir. Lorrain bu olayı şöyle yorumlar: Doğuda dostluk yoktur, insanlar en yakınlarına bile yardım elini uzatmazlar. Diğer taraftan Lorrain, genç kadının çekiciliğini ve güzelliğini sürekli yineler durur. Onu bir zevk unsuru gibi sergilemekten çekinmez. Hatta Ermeni tercümanın onu pazarladığını bile düşünür. Doğulu yöneticilerin kendi insanını küçümsediğini, ezdiğini söylerken aslında aynı hataya kendisi de düşer. Doğuluları sürekli aşağılar.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türk Kadını
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
78
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054451562
Kitabın türü:
Çeviri:
Galip Baldıran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizgi Kitabevi
Arka Kapak'tan:
Jean Lorrain 1890'lı yılların başında Tripoli'den Malta'ya gemiyle yaptığı yolculukta genç bir Türk kadınıyla tanışır. Saime (Shiamé) isimli kadın aslında, Osmanlı yönetimiyle ters düştüğü için Fizan'a sürülen bir paşanın ikinci hanımıdır. Kadın yanındaki üç zenci kölesi ve Yahudi kökenli bir Ermeni tercüman ile seyahat etmektedir. Tüm olaylar gemide ve Ramazan ayında geçer. Yazarın amacı, sanki Doğu'nun ne denli yaşanılmaz olduğunu ispat etmektir. Doğu insanının (buna tercümanın şahsında Ermeni ve Museviler de girer) çıkarcı, kişiliksiz, küçük menfaatler karşılığında her şeyi yapabilecek zihniyette olduğu sürekli dile getirilir. Genç kadın, Fizan'daki kocasına ulaşmak için kocasının Tripoli'deki silah arkadaşı ve dostu olan bir paşadan koruma ister ama paşa onu geri çevirir. Lorrain bu olayı şöyle yorumlar: Doğuda dostluk yoktur, insanlar en yakınlarına bile yardım elini uzatmazlar. Diğer taraftan Lorrain, genç kadının çekiciliğini ve güzelliğini sürekli yineler durur. Onu bir zevk unsuru gibi sergilemekten çekinmez. Hatta Ermeni tercümanın onu pazarladığını bile düşünür. Doğulu yöneticilerin kendi insanını küçümsediğini, ezdiğini söylerken aslında aynı hataya kendisi de düşer. Doğuluları sürekli aşağılar.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Nilay Ada

Kitap istatistikleri