Sanki bundan yüzlerce yıl evvel, insanlık türünün bir sonraki an neler olacağını merak eden üyeleri insanlığın evriminde ön plana çıkmıştı. Bu üyeler, deneyimlerinin tadına varmayı başaramamışlardı fakat hayatta kalanlar onlar olmuştu, torunlarının karakterine de bu yönde şekil vermişlerdi. Öte yandan, içinde durdukları ana ve yere odaklanmayı başarabilen diğer üyeler tarihin karanlık dehlizlerinde kaybolmuş gitmişlerdi sanki.
...totaliter rejimlerde yaşayan kadın ve erkeklerin hapis cezası alma pahasına başlarına gelenleri dünyaya anlattıkları mektuplarını hızla okuyordum. Arkalarından hiçbir iz bırakmadan kaybolan insanların çaresiz aileleri ve arkadaşları tarafından Uluslararası Af Örgütü'ne gönderilen fotoğraflarını gördüm. İşkence mağdurlarının ifadelerini okudum ve yaralarının fotoğraflarına baktımç Jürisiz yargılamalara, idamlara, adam kaçırma ve tecavüzlere dair görgü tanıklarının elinden çıkma mektupların zarflarını açtım.