Türkiye’de Devletin Kimlik Krizi ve Çeşitlilik

·
Okunma
·
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
Türkiye’de Devletin Kimlik Krizi ve Çeşitlilik
Baskı tarihi:
Mayıs 2010
Sayfa sayısı:
225
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759000134
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kadim Yayınları
Türkiye'de yaşanan kimlik krizinin arkasında yatan sebepler nelerdir? Devletin kimliğini belirleme konusunda yaşanan bu sert tartışmalar Türkiye'yi nereye götürecek? Kültürel çeşitlilik Türkiye'yi bölecek mi yoksa daha da özgür hale mi getirecek? Yeni-Osmanlıcı, Kürtçü ve İslamcı hareketlerin devletin kimliğine meydan okumaları, devlette nasıl bir tepki görüyor? Bu tür sorulara cevap arayan Türkiye'de Devletin Kimlik Krizi kitabı sadece bugüne değil aynı zamanda bu tartışmaların son yüzyıllık serüvenine de ışık tutuyor. Okuyucu bu kitap ile Türkiye'deki kimlik krizinin arkasında yatan sebeplerin sadece ekonomik ve sınıfsal olmadığını daha net görecektir.
Günümüzde demokrasilerin en önemli sorunu kültürel çeşitliliğin kamusal varlığı ve temsili olarak belirmektedir. Küreselleşme süreci ile de örtüşen bu durum dünyadaki tüm demokratik rejimlerin temel sorunu haline gelmiştir. Türkiye'de 1990'lı yıllar ile birlikte İslamcı, Kürtçü, Alevi Kadın gibi çeşitli kimlik hareketleri devletin kültür kullanımındaki tek meşru otorite olmasına meydan okumuşlardır.
çağrı keser
çağrı keser Türkiye’de Devletin Kimlik Krizi ve Çeşitlilik'i inceledi.
225 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap Polis okulunda kütüphane de denk geldi. Ve kitabın yazarının Polis akademisi başkanımız Sayın Yılmaz ÇOLAK'a ait olduğunu görünce daha da merak edip alıp okudum. Kitap kültür kimlik krizi gibi kavramların yakın tarihimiz içindeki yerine ve tarihe göre anlamlandırılması üzerine durmuş. Kitapta cumhuriyet sonra batı üzerine kurulan bir kültür ve bunun kendi zeminine karşı bir taraf alması ve kültürü devletin tekeline alınmasıydı. Ama yukarıdan inme bir modernleşme elbette sadece yukarı da kalacaktı zeminden başlamayan bir hareket zeminin yapısına da uygun olmayıp halk tarafından benimsenmeyecek ve halk devlet arasında bir duvarın oluşmasını devletin kemalist yapıya bürünmesini sağlayanların ve osmanlı-islam siyasal ve sosyal yapıların kamu dışına atılmasını hedeflemekteydi. Öyle de oldu mahalli ve kültürel kimlikler kamu içinde özelilikle 28 şubat döneminde saf dışı bırakılmış devlet yanı yukarı kısım kendi kültürel kimliği oluşturmuş ve onun şartlarına uyarak bu kamu içinde yer almayı amaçlamış ve İslami kesim bu kamu kurumların dışına atılmıştır. Bu gibi durumlarda ortaya irtica faaliyetler gibi gösterip halk ile devlet arası büyük oranda açılmış ve milletin kendi inançlar değerleri irtica ismiyle hor görülmüştür. Kitap yakın tarihin siyasi atmosferini de yansıtmaktadır ve gercekten bilinmesi gereken konuları ele almıştır. Tavsiye ederim
Bu ''Aydınlanmış'' yani seküler ve tepkisiz-İslam yorumunun dayatılmasındaki amaç ''irtica'' nın yanında komünist eğilimlerinde önünü kesmekti.
Kemalist modernleştirme projesinin kurmaya çalıştığı yeni sistem Osmanlı-İslam mirasını siyasal ve sosyal alanın dışına atmasının yanı sıra geleneksel ve mahalli kültürel kimliklerin de kamu dışına atılmasını öngörmekteydi.
Özal'a göre artık Müslüman olmakta laik bir devletin vatandaşı olmak arasında bir çatışma yoktur. Özal Cumhuriyet tarihinin Ramazan boyunca oruç tutan Cuma namazına giden ilk Cumhurbaşkanıydı.
Cumhuriyetin kurulduğu ilk dönemlerde, yukarıdan dayatmacı modernleştirmeyi öngören bir program ile devlet ve kültür birliği sağlanmaya çalışıldı.
Kemalistler için Batılı olmanın yolu içinde bulundukları Doğu-İslam medeniyetinden kurtulup, Batı medeniyetinin bir parçası olmaktan geçmektedir.
1930 'lu yıllar boyunca yapılmaya çalışılan kültürün meşru kullanımı devletin tekeline almaya ulaşmaktı, yani 1920' li yıllarıda tam manasıyla gerçekleştirlemeyen toplum üzerinde tam kontrolü sağlamaktı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkiye’de Devletin Kimlik Krizi ve Çeşitlilik
Baskı tarihi:
Mayıs 2010
Sayfa sayısı:
225
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759000134
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kadim Yayınları
Türkiye'de yaşanan kimlik krizinin arkasında yatan sebepler nelerdir? Devletin kimliğini belirleme konusunda yaşanan bu sert tartışmalar Türkiye'yi nereye götürecek? Kültürel çeşitlilik Türkiye'yi bölecek mi yoksa daha da özgür hale mi getirecek? Yeni-Osmanlıcı, Kürtçü ve İslamcı hareketlerin devletin kimliğine meydan okumaları, devlette nasıl bir tepki görüyor? Bu tür sorulara cevap arayan Türkiye'de Devletin Kimlik Krizi kitabı sadece bugüne değil aynı zamanda bu tartışmaların son yüzyıllık serüvenine de ışık tutuyor. Okuyucu bu kitap ile Türkiye'deki kimlik krizinin arkasında yatan sebeplerin sadece ekonomik ve sınıfsal olmadığını daha net görecektir.
Günümüzde demokrasilerin en önemli sorunu kültürel çeşitliliğin kamusal varlığı ve temsili olarak belirmektedir. Küreselleşme süreci ile de örtüşen bu durum dünyadaki tüm demokratik rejimlerin temel sorunu haline gelmiştir. Türkiye'de 1990'lı yıllar ile birlikte İslamcı, Kürtçü, Alevi Kadın gibi çeşitli kimlik hareketleri devletin kültür kullanımındaki tek meşru otorite olmasına meydan okumuşlardır.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • çağrı keser

Kitap istatistikleri