Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
480
Basım Tarihi:
Mart 2019
Yayınevi:
Çınaraltı Yayınları
ISBN:
9786052232262
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·480 syf.··
2025 59. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 17:04
“Ukde 1”, Zeynebin iç dünyasını baştan sona taşıyan, acıların insanı nasıl sessizce şekillendirdiğini anlatan bir hikâye… Ben bu kitabı okurken en çok Zeynebin acılarının sessizliğine, kimseye yük olmadan taşıdığı kedere ve kırılganlığının altındaki o güçlü dirayete takıldım. Onun yaşadıkları sadece bir karakterin dramı değil; birçok kadının yüreğinde susturduğu çığlıkların yankısı gibiydi. Zeynebin acıları, bir anda ortaya çıkan geçici sarsıntılar değil… Aksine yılların biriktirdiği, bastırdığı, yutkunup içine gömdüğü yaralar. Kitap boyunca en çok hissettiren şey şu: Zeynebin her adımı, geçmişinin gölgesinde ve kırılmışlığının ağırlığında şekilleniyor. Bazen güçlü görünmeye çalışıyor ama cümle aralarından sızan o ince titrek duygu, gerçekte ne kadar yalnız olduğunu ele veriyor. Onu en çok yaralayan şey insanlar değil; insanların susuşu, görmezden gelişi, “idare eder” sandığı duygularının altında ezilişi. Yazar, Zeynebin acılarını öyle doğal, öyle içten bir dille vermiş ki, bazı satırları okurken durup nefes alma ihtiyacı hissettim. Çünkü Zeyneb sadece bir karakter değil; sanki kendi yüklerini saklayan her kadının yüzü. Kitap Zeynebi mağdur yapmakla yetinmiyor; onun içsel dönüşümünü, kırıklarından yeniden doğuşunu, acılarıyla barışma çabasını da anlatıyor. Bu yönüyle hikâye sadece hüzün değil; bir iyileşme çağrısı da taşıyor. En çok da şu hissi veriyor: “İnsan en çok susturduklarıyla büyür.” Zeynebin acılarına rağmen dimdik durmaya çalışması, her ne kadar kırılmış olsa da kendine yeniden tutunmak istemesi… İşte kitabın en çok iz bırakan tarafı bu. Okurken bir yerden sonra ona üzülmeyi değil, ona saygı duymayı öğreniyorsun. Sonuç olarak; “Ukde 1”, Zeynebin acılarını yalnızca bir olay örgüsü olarak değil, bir ruhun ağırlığı olarak hissettiren bir roman. Ve Zeyneb…
1000Kitap
Ukde 1Elif Gürsoy · Çınaraltı Yayınları · 201970 okunma
~ UKDE KİTAP YORUMU~
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2019 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2019 03:03
Uzun zamandır hiç bu kadar 'içimizden, bizden' bir roman okumamıştım. Bir roman okuyor gibi değil de, adete ailemden birinin yaşadıklarına, hayatına şahit oluyor gibi hissettim. Elif Hanım'la birkaç yıl önce, bir kitap fuarında tanışma fırsatına sahip oldum. İsmiyle müsemma, Elif gibi ince, zarif, kibar bir hanımefendiydi. Onu tanıdıktan sonra hiç tereddüt duymadan, 'acaba sever miyim?' sorusunu kendime sormadan hemen kaleminden okuduğum ilk kitabı olan 'Seher Vakti'ne' akabinde de aynı heyecanla 'Duvak'a' başladım. Elif Hanımın efsunlu bir kalemi olduğunu ve bunu ustalıkla kulandığını düşünüyorum. En basit, sıradan bir konuyu dâhi dünyada eşi benzerine rastlanmamış, kalbinizin derinliklerinde yer edinen bir şahesere dönüştürüyor. Ukde'de aynı hevesle, kalbim pır pır ederek başladığım ve kitabı bitirip kapağını kapattığımda gözlerim kapalı uzun bir süre tesirinin geçmesini beklediğim diğer kitapları gibi oldu. Aynı anda hem dudaklarıma bir tebessüm hemde kalbime bitişin verdiği hüzün oturdu.. Tüm kitap boyunca hissettiğim de buydu zaten. Kalbime tohumlarını ektiği çiçek bir sayfada hüzün yaşlarıyla sulanırken bir diğer sayfada içten bir gülüşle güneşin sıcaklığını toprağının en derinlerindeki köklerinde hissetti. Ah o Zeynep... Ne demeli? Yaşadıklarını nasıl anlatmalı? Bilemiyorum. Kelimelerim kifayetiz kalıyor. Yaşadıkları adeta bir düğüm oldu kaldı boğazımda. Sorgulamadan edemedim şu soruyu 'acaba başıma böyle bir olay gelse bende bu kadar sağlam durmayı başarabilir miydim?' Ama cevabım her seferinde 'hayır' oldu. Ben satırlarda debelenirken, kalbim birinci kattan düşen kristal bardak gibi un ufak olurken bu kadar dik bir duruş sergileyemezdim. Yastığımı mesken bilir, ölümün kapımı çalmasını önemli bir misafiri bekler gibi sabırsızlıkla beklerdim. Ama Zeynep öyle
Edebiyat
Ukde 1Elif Gürsoy · Çınaraltı Yayınları · 201970 okunma
10/10
·480 syf.··
2019 4. kitabı
Elif Gürsoy henüz genç bir kız bile değilken tanıştığım ve kalemine hayran kaldığım bir yazar. İlk kitabı Sevdam Sana Emanet adlı kitabını okuduğumdan beri yazılarını sabırsızlıkla bekler hale geldim. Dördüncü kitabı Ukde'de diğer üç eseri gibi altı çizilecek ve insanın kendini bulacağı satırlarla dolu bir roman. Betimlemeler öylesine derin ki gözlerinizin önünde birebir canlanıyor her şey. Edebi dilse oldukça naif ve okuyucunun karakterlerle aynı hisleri paylaşmasını sağlayan cinsten. Her birinin üzüntülerini, sevinçlerini, vicdan azaplarını, içinde düştükleri ikilemleri sizde onlarla beraber yaşıyorsunuz. Ukde genç bir kızın, babasının intikamını almak için yanıp tutuşan genç bir adam yüzünden yaşayamadıklarını, kursağında kalan heveslerini yakardığı bir kitap. Hikayemiz Trabzon'da başlıyor ve Karadeniz insanı sadece bir cümlelik muazzam bir tabirle anlatılıyor. "Küçüklüğünden beri gökteki güneşi, akşama kadar çalışıp ter döken sıcaktan yanakları al al olmuş, sıcakkanlı, becerikli ve pratik zeki Karadeniz kızlarına; boydur boyu ufku kaplayan koyu mavi denizi de, kendi gibi hırçın, dalgaları gibi karışık, bereketli, soğuk, güçlü ve capcanlı Karadeniz erkeğine benzetirdi." Başkalarının günahını ödemeye maruz bırakılan genç kızımız Zeynep Karlı okuduğum en güçlü karakterlerden biri. Korumacı bir tavra ve bitmez tükenmez bir vicdana sahip. Fakat bunların yanında kendinden ödün veren biri değil. Henüz 16 yaşında yaşadığı korkunç olay onu olgunlaştırmış ve keskin çizgiler çizmiş hayatına. Mahalle baskısı ve 'elalem ne der' kavramı çok iyi ele alınmış ve bu doğrultuda hareket eden bir baba profili oluşturulmuş. Reşat Karlı namına gölge düşmesine izin vermeyen, eğer biri gölge ettiyse de onu ortadan kaldırmaya odaklı güç gösterisini seven bir adam. Öyle ki bunun uğruna
Edebiyat
Ukde 1Elif Gürsoy · Çınaraltı Yayınları · 201970 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2019 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2019 17:19
479 sayfalık bir roman onca uğraşın arasında 2 günde okunur mu? Bir hikaye bu kadar akıcı yazılırsa, Bir hikayenin her anını heyecan içine okuyup sonralarını da ara vermeden devamlı okumak istiyorsan, Bir hikayenin konusu seni bu kadar içine çekerse, Bir roman bu kadar güzel bir üslupla kaleme alınırsa, Bir hikaye bu kadar edepli yazılmışsa, okunur. Elif Gürsoy'a teşekkür ediyorum. Ancak şu notumu da eklemek istiyorum: Bu hikayenin devamı gelecek olsa bile, birinci bölümün sonlandırması böyle olmamış!
Ukde 1Elif Gürsoy · Çınaraltı Yayınları · 201970 okunma