Ümmet Bilinci

Atasoy Müftüoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
125
Basım Tarihi:
Ocak 2013
İlk Yayın Tarihi:
1994
Yayınevi:
Denge Yayıncılık
ISBN:
9789755500317
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:

Yorumlar ve İncelemeler

Ehlen ve Sehlen Ya Müftüoğlu....
Puan vermedi·125 syf.··
2023 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2023 14:07
Atasoy Müftüoğlu ile tanışmama vesile olan bu kitap hakkında inceleme yapmayı pek düşünmedim okumaya başlarken. Fakat paylaştığım alıntıların bazı okurlar tarafından kaydedildiğini fark edince incelemeyi uygun buldum. Efendim, okumayı düşündüğünüz bu kitap bir solukta okuyabileceğiniz cep kitap tarzında yazılmıştır. (Aralıksız okunursa bir iki saate tamamlanır.) Kitabın ilk sayfalarını okurken klasik dini bilgiler içeren, sürekli tekrara kaçan, yazara zoraki yazdırılmış bir çalışma izlenimi verdi. Zamanla düşüncemin yanlış ve yazarın dünya görüşünün özgün olduğuna kanaat getirdim. Kitabın içeriğinde ismine uygun bilgiler yer alıyor. Bir müslümanın ümmet şuurunun, Allah'ın koymuş olduğu hükümlere karşı tavrının, günümüz İslam dünyasının durumunu ve çıkış yollarının neler olması gerektiğinin cevabını bu eserde bulabilirsiniz. Atasoy Müftüoğlu'nun üzerinde önemli durduğu konu ırkçılığın Ümmet olma bilincinin en büyük düşmanı olduğu ve bugünkü İslam dünyasındaki sorunların temelini oluşturduğudur. Bu kısacık incelemeden sonra malum soruyu sorayım kendime: Pekiiii, Atasoy Müftüoğlu okunur mu hocahanım... El cevap: Efendim, okunur elbette. İslamın ve insanlığın şuurunda olan, ümmet bilincinin ve insan olmanın davasını derd edinmiş hazineyi bulmuşum, karıncalık makamının hakkını vermeyelim mi ey insanlar....
İnsan ve Hayat
Ümmet BilinciAtasoy Müftüoğlu · Denge Yayıncılık · 2013118 okunma
10/10
·125 syf.··
2019 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2019 00:18
Önemli yerlerin altını çizeyim dedim.Baktım ki her yer önemli.Kesinlikle okunması gereken bir kitap.Ümmet olmanın önemini ve ümmet bilincinin oluşması için izlenmesi gereken yolu gösteren muhteşem bir eser.
Din
Ümmet BilinciAtasoy Müftüoğlu · Denge Yayıncılık · 2013118 okunma
2/10
·125 syf.··
2019 71. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2019 01:08
Atasoy Müftüoğlu'nun okuduğum ilk kitabı. Kitap adı üzerine Ümmet bilincinin gücünden ve öneminden haliyle ümmet bilincinin oluşması gerektiğinden bahsediyor. Bunun dışında Modernizme, Batı'ya ve Lâikliğe net şekilde karşı çıkıyor. Kafamda soru işareti bırakanlar 1-Ümmet bilincinden bahsediyor ama bu bilincin içeriğine dair pek malûmat vermiyor. Burada fikrini açık açık söylemediğini düşünüyorum. Verdiği malûmat; rkı, ulusu, kavmi, milliyetçiliği terk edip halkların ümmet olması gerektiği. Yani ümmet olma yolunda engel olarak Atasoy bey bunları görüyor. 2- Ümmet olma yolunda Batıya, abd'ye, lâikliğe kadar uzanan yazılarda Sünnet konusuna değinmemiş oluşu soru işareti oluşturuyor. Olumlu yada olumsuz bu konuda da fikrini beyan etmeliydi diye düşünüyorum. 3- Beni en çok şaşırtan Millet kavramını kötülemesi oldu. Daha garibi Millet kavramını ümmet olma önünde engel olarak görürken Halk kavramını olumlaması garip. Millet kavramı Kur'an da Din'i ifade eder, Halk kavramıyla ise aynı halk içindeki tüm dinleri içine alabilir. Yazar burada Milleti, ırk veya kavim anlamında kullanmış olabilir diyemiyorum. Çünkü Millet kavramının geçtiği her cümlede Irk kavramı da geçiyor. Biz Vatanımızın sınırlarını çizerken buna Misak-ı Milli dedik, ve bu sınırları gâvurlara teslim etmeyeceğimizi ilân ettiğimizde buna Millî Mücadele dedik. Burada ki Millî'lik kavramı ırk değildir. Bu toprakları gâvura teslim etmek istemeyen ve bu uğurda savaşan herkes hangi ırktan olursa olsun bu Milletin bir parçasıdır. Dolayısıyla Millet bölücülük değil bütünleştirici bir kavramdır. Öyle de olmuştur. İçi boş ve başıboş bir kavram değildir. Türk Milleti dendiğinde İslâm idealini savunan ve bu uğurda birleşmiş insanlardan oluşur. Dolayısıyla Millet kavramını kötüleyip Halk kavramını öne çıkarması. Halk
Ümmet BilinciAtasoy Müftüoğlu · Denge Yayıncılık · 2013118 okunma
Puan vermedi·125 syf.·
2024 322. kitabı
Kitapta Müftüoğlu, ümmetin dağınık ve parçalı halini eleştiriyor; Müslüman toplumların kendi öz değerlerinden, özgün düşünce üretiminden ve sorumluluk bilincinden uzaklaşmasının sonuçlarını tartışıyor. Ona göre ümmet bilinci, sadece ibadetlerde ortaklaşmak değil, düşüncede, ahlakta ve sosyal adalet anlayışında da bir bütünlük yakalamaktır. Dili oldukça açık ve sarsıcıdır. Yazar, eleştirilerini yaparken romantik bir yaklaşım yerine, Müslümanların hatalarını ve ihmallerini doğrudan ifade eder. Bu da kitabı yalnızca bir fikir kitabı değil, aynı zamanda bir çağrı metni haline getirir. Olumlu yönler: -Derinlikli ve sorgulayıcı bir yaklaşım sunuyor. -Ümmet kavramını günlük hayatta daha somut bir -çerçeveye oturtuyor. -Okuru düşünmeye, öz eleştiriye ve harekete geçmeye davet ediyor. Zorlayıcı yönler: -Dili zaman zaman ağır gelebilir; yoğun kavramsal tartışmalar içeriyor. -Eleştiriler oldukça keskin, bu da bazı okuyucular için sert bir ton gibi hissedilebilir. . . . Ümmet Bilinci, sadece İslami kavramlarla ilgilenenler için değil, düşünce dünyasını geliştirmek isteyen herkes için ufuk açıcı bir eser. Kitap, okuyucusunu pasif bir seyirci olmaktan çıkarıp toplumsal ve manevi sorumluluklarını yeniden hatırlamaya davet ediyor..
1000Kitap
Ümmet BilinciAtasoy Müftüoğlu · Denge Yayıncılık · 2013118 okunma
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2017 32. kitabı
Bilinç serisinin elimdeki tek kitabı Ümmet Bilinci. Atasoy Müftüoğlunun da okuduğum tek kitabı. Oldukça kısa ve öz kitap. Sizi silkeliyor, zihninizi arındırıyor. Ümmet denince ne anlamalıyız sorusunun cevabı niteliğinde. Yalın ve net hakikati gözler önüne seriyor Müftüoğlu. Okunmalı. Tekrar tekrar okunmalı.
Din
Ümmet BilinciAtasoy Müftüoğlu · Denge Yayıncılık · 2013118 okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2023 217. kitabı
Yine bir Atasoy Müftüoğlu klasiği ve insanın birey Özgür bencil alinden kurtulup Ümmet olma bilincini kuşandığında nasıl sorunların çözüleceğini anlattığı ümmetin aslında insanın özü olduğu İbrahim'in bir duruş olduğunu anlatan tam bir ümmet kitabı
Ümmet BilinciAtasoy Müftüoğlu · Denge Yayıncılık · 2013118 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Atasoy MüftüoğluYazar · 38 kitap
Atasoy Müftüoğlu, 1942 yılında Trabzon'un Çaykara ilçesinde doğdu. Mehmet Akif, Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve daha bir çok müslüman yazar ve şairin kuşatıcı bir medeniyet söylemine yöneldiği bir dönemde yetişti. Çocukluğundan itibaren Sebilürreşad, Büyük Doğu, Diriliş ve Millet gibi düşünce çevreleriyle tanıştı. 1960 yılında Trabzon'da başladığı yazarlık hayatına, Eskişehir'de bir han odasındaki daktilosundan güçlü, sorumlu üslubuyla müslümanları beslemeyi sürdürerek devam etti. Zamanla Büyük Doğu lehine bir tercihte bulunan Müftüoğlu, uzun yıllar bu tercihi heyecanlı ve bilinçli bir biçimde korudu. Müftüoğlu, sağlıklı bir anlayışa ve kavrayışa ancak, ümmeti kuşatan bir perspektif ile ulaşabileceğini düşünerek, ulusalcı düşünce çevrelerine mesafeli durmaya başladı. Edebiyat Dergisi'ne uzun aralıklarla, Mavera Dergisi'nde ise kısa aralıklarla deneme yayınladı. Daha sonra yazarlık ve yazarlar konusunda farklı bir tavır ortaya koyan Müftüoğlu, düşünsel hareketliliğin yaşandığı dergilerin etrafından uzaklaştı. Bu seçiminden sonra Müftüoğlu İslam'ın ve müslümanların üstünlüğü için bir etkinliği fiilen ortaya koyan her düşünceye, her eğilime, her kişiliğe zihnini ve yüreğini sonuna kadar açtı. Yüreğine çokça müslüman adresi ve geniş bir coğrafya sığdıran Atasoy Müftüoğlu, giderek daralan kuşatmanın algılarımızı parçalamasına, bilincimizi yok etmesine ve bütün coğrafyamızı işgal etmesine karşı direnmeyi kendisine şiar edinen bir mücadele insanı oldu. Başta Büyük Doğu, Yeni İstiklal, Yeni İstanbul, Yeni Devir, Yeni Şafak olmak üzere kimi günlük gazetelerde aralıklı olarak köşe yazarlığı yaptı ve bazılarında hala yazılarına devam etmektedir. Yazıları ve sohbetleriyle İslam ümmetinin ve insanlığın esenliğini samimi duygularla savunan Atasoy Müftüoğlu, kendisinin bir çok ulusal derginin dışında Anadolu'dan gelen davetlere de icabet etti. Diriliş, Deneme, Edebiyat, Mavera, Selam, Edebi Pankart, Vuslat, Umran ve Bilge Adam dergileri başta olmak üzere pek çok edebiyat, sanat, düşünce, kültür ve siyaset dergisinde denemeler yazdı ve bir çok dergide yazılarını sürdürmektedir. Müftüoğlu hayatının her döneminde, insanın ufkunu genişleten ilkeli bir şahsiyeti, derviş merşreb bir kişilikle siyasal bir duruş ortaya koydu. Bir aktivist olarak, kendisine ulaşan her haberin, her eylemin peşinde koşan, yanında olmak isteyen biri olarak; ülkesindeki bir muhitin her zaman ufkunu açmış, gönlünü genişletmiştir. Onun heyecanıyla heyecanlanan, onun öfkesiyle öfkelenen bu muhit, İngiltere'den, Çeçenistan'a; İran'dan, Afganistan'a; Somali'den, Bosna'ya kadar geniş bir İslam coğrafyasına duyarlılık gösterdi. Atasoy Müftüoğlu, kendine ait durusu ve söylemi ile Afrika, Kudüs, Kandahar, Moro, Hayfa, Isfahan, Halep, Harlem, Peşver, Keşmir, Taşkent, Grozni, Doğu Türkistan'ı ve daha nice İslam coğrafyasını kelimeleri ile kucakladı. Müftüoğlu bununla da kalmayarak, uluslararası konferanslarda ve seminerlerde tebliğler yayınladı. Bu dönemde yaşanan iki olay onu derinden etkiledi; Biri Şeyh Abdülkadir Es-Sufi ile tanışması, diğeriyse İran İslam Devrimi. Es-Sufi ve cemaatini tanıyınca öylesine sarsıldı ki, izlenimlerini layıkıyla anlatamamaktan çekindi. Ayrıca İran İslam Devrimi'ni büyük bir heyecanla karşılamakla kalmadı o heyecanı edebiyat inceliği ve mü'mince dikkatiyle çevresindekilere de taşıdı. Atasoy Müftüoğlu'nun yoğunluğunu en çok gösterdiği 80'li ve 90'lı yılarda Türkiye'de yükselen İslamcılık eğiliminin temelinde hayatın tüm alanlarına yöneltilmiş sağlam bir 'tevhit' algısı ortaya koydu. Kitaplarında tevhit, mücadele, ahlak, hikmet ve merhamet eksenli denemeler yazan Müftüoğlu, hemen her müslümanın duygu ve düşünce dünyasında bu kavramların yerleşmesinde büyük pay sahibi oldu. Atasoy Müftüoğlu, kendi kuşağı içinde Rasim Özdenören'le birlikte tercihini net olarak ortaya koyan bir insandır. Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç hemen her alanda ürün verirlerken Rasim Özdenören 'öykü'yü, Atasoy Müftüoğlu da 'deneme'yi tercih etmiş ve tercihlerinde derinleştiler. Öyle ki, Atasoy Müftüoğlu deneme dili ile din dilini birleştiren; üsluptan, mesajdan taviz vermeden yazı serüvenini aralıksız sürdürdü. Uzun yıllar ara verdiği dergi yazılarına Vuslat, Umran ve Bilge Adam dergileriyle yeniden başlayan Müftüoğlu, bir mü'min yürekten kocaman bir coğrafyayla bütünleşmeye devam etmektedir. Atasoy Müftüoğlu'nun, Kur'an'ın, hadislerin, Gazali'nin, İmam-ı Rabbani'nin, Hasan el-Benna'nın, Malik Bin Nebi'nin, Mevdudi'nin, Seyyid Kutub'un terimleriyle örülü dili, modern ve batılı bir yapı taşımaktadır. Bu nedenle konuşmalarında ve yazılarında edebiyat ilgililerini muhatap almakta, mesajlarını imkan bulduğu sürece edebiyat dergileri üstünden iletmeyi seçmektedir. Kuşağının moralini ve umudunu diri tutan Atasoy Müftüoğlu'nun en önemli özelliği okurunu eleştirinin sonuçlarıyla baş başa bırakması değil oradan bir adım daha öteye giderek, çözüm yolu göstererek yardımcı olmasıdır. 2005 yılının Kasım ayında yayınlanan Kitap Postası'nda ise özel olarak hayatı ve fikirleri irdelendi. 2008'de Hece Yayınları'nda çıkan, Hayatın Kareleri, Dilden Dünyaya, Armağan Yazılar, Kalplere Kablo Döşemek, Mektuplar, Kaynakça ve Albüm bölümlerinden oluşan 'Irmağın İçli Sesi: Atasoy Müftüoğlu Kitabı' yazarın hayatını çeşitli yönleri ile okuyucuya sunmaktadır. Müftüoğlu'nun müstesna kişiliğini; ağabeyliği, kadirşinaslığı, vefakarlığı, çilekeşliği, dostluğu, arkadaşlığı, mürebbiliği, eğitmenliği, aydınlatıcılığı, üretkenliği, paylaşmacılığı ile kendisini göstermektedir.