Sen kendini umursayarak uyandığın hiçbir günün sabahında çaresiz değilsin; bazen eksiksin, bazen yorgunsun, bazen de fazla düşüncelisin ve hepsi olabilir çünkü insansın.
Ama çaresiz değilsin.
Hayatta zamanlama çok önemlidir; vazgeçecekken sürdürmek, susacakken konuşmak ya da tam tersi konuşmak ve haklarını savunmak gerekirken susmak gibi yanlış zamanlayışlar yüzünden hayatı kendisi için daha da karmaşık ve can sıkıcı bir hale getirebiliyor insan.
Tanıdığın insanlar hep bir şeyler öğretti sana.
Onlara hayatının içinde yerler, kullanabileceği yetkiler, imtiyazlar verdin, onları fazlasıyla “umursadın”, bu doğru.
Peki verdiklerinin karşılığında ne aldın da hala veren taraf olmaya gereksiz bir ısrarla devam ediyorsun bana söyler misin?
Deniz kıyısında bir ihtiyar taş ustası kayayı yontmaktadır. Güneş onu yakıp kavurur .
O da Allah'a yakarır güneş olmak istiyorum. Ol der Allah. Güneş oluverir
Fakat bulutlar gelir örter güneşi , güneş olmasının bir hükmü kalmaz
Bulut olmak ister " ol " der Allah. Bulut olur
Rüzgâr alıp götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur , rüzgar olmak ister olur
Fırtına olur , kasırga olur her şey rüzgar karşısında eğilir. Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar . Oradan eser buradan eser , kaya bana mısın demez . Allah bu kez kaya olmasına da izin verir. Artık dimdik ve güçlü durmaktadır tüm dünyaya karşı. Bir sabah sırtında bir acı ile uyanır .
Bir ihtiyar taş ustası kayayı yontmaktadır
Kaderini sev belki de seninkisi en iyisidir .