Çekip gitmek kolaydı, beynini kaldırımın köşesine bıraktığında. Bırakmak da kolaydı, arkanda bırakacak biri olmadığında.. Hiçbir şey olmamış gibi çekip giden, kalpleri hunharca katlederek bırakanların bu hayatta mutlu olacağına inanmıyordum. Zamanla bu inanç alev aldı; hislerimi sıcaklığında kurutarak bana o sonsuz vefayı bıraktı. Vefa, benim ütopyamın adıydı.
"Hayattan veya insanlardan yediğin bıçak darbelerini hissetmezsin. Ama hayallerinin sokaklarında giderken ardında kan izleri bırakarak ilerlersin."
"Kadın bekledi. Adam gelmedi."
Kitap kesinlikle edebi yönden çok yoğundu yani kesinlikle wattpad den çıkmış boş yazarlardan biri değildi. Kitap platonik bir kızın basından geçenleri anlatıyor sevdiği çocukla yaşadıkları, kızımızın içindeki fırtınaları gördük.
sonu olmayan bir kitap düşünün... barın'ın sahil'i, baran'ın çirkin'i, baran'ın sanki camdan bir fanusmuş ve her an kırılacakmış gibi üzerine titrediği sahil... sahil'in ise güzel adam'ı, kendi dünyasının baş mimarı, her şeyi olan baran... böyle anlatınca belki de pek bir şey anlamıyorsunuz fakat içimdekilerin hepsini yazıya dökemiyorum. bazen sayfaları çevirirken ağladım, bazen güldüm hatta kahkahalar attım ama içimde bir burukluk her daim vardı. sahil'in sevgisinin ikisine de yetebildiğini görmek, onun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha fark etmemi sağladı.
''benim gücüm sensin.'' dedi baran. haklıydı.
soğuk'un ikinci ve son kitabında baran'ı ve sahil'ini paralel evrene yollarken; mutluluklarının, güçlerinin, umutlarının hiç bitmemesini diliyorum.
''karanlıklar bizimdir.'' dedi baran.
''bizimdir elbet.'' diye yanıt verdim.
Bol bol altı çizilecek post-it yapistirilacak bir kitapti ama o kadar. Belki de ilk kitabın hemen arkasına okuduğum içindir, sıkıldım, yarım bırakmak istedim. Yarısından cogunu okumuş olduğumu görünce bırakmadım ve bitirdim. Her bölüm öncesi o tespitleri okumak beni çok yordu, cok sıkıldım.
Genel olarak kitabı tavsiye edemeyeceğim. Herkese iyi okumalar