Kırılganlıklarınız acaba neden kaynaklanıyor, bedensel eksikliklerinizden mi fazlalıklarınızdan mı , statünüzden mi yaşantınızdaki eksiklikler gelir, aile vb veya fazlalıklar mı? Yoksa cesaret mi… kırılganlıklar kabuksuz yaralar mı yoksa ; durup durup kanar mı? Gamze Hakverdi Vulnus ile akademik olarak cevaplamış sorularımızı , ben güçlü ise öteki sizi incitemez, kıramaz mı ? Bence insanın burada kendisine “kimse beni kırıp üzecek kadar değerli değil “demesini bilmesi dahası bu cümleyi yaşaması lazım…selametle …
Yara” derinin bütünlüğünü bozan,
bazen pansuman yapılması gereken, varlığı unutulan bir anda acıyan,
gittikçe küçülüp kaybolan
ama izi de kalan.
Fazlalıklarımız ve eksiklerimiz ile var olmaya çalışırken, kendimizi “öteki” üzerinden tanımlıyoruz. Ona göre belim daha kalın, ona göre boyum daha kısa, ona göre daha az maaş alıyorum, evimin konumu, arabamın markası, tatil için gittiğim otel…
Zannediliyor ki tüm bunlara sahip olunca “tamam” olacağız. Oysa “ideal” olan her zaman değişir, biz yaklaştıkça biraz daha uzaklaşır. Aradaki mesafe kırılganlığı yaratır. Bu kırılganlık ile sınanır dururuz.
Kendi yarattığımız statüler, beden algıları, başarı tanımlamaları bizi acıtır, yaralar iyileşmez.
Kapitalist sistem ise tüketme temelli olması sebebiyle bu yaraları kaşır durur.
“Şu kahveciye gidersen onlar gibi olacaksın “
Gibi işte , onlar olmayacaksın çünkü onlar da tam olarak ne olduklarını bilmiyorlar ki.
Yapay ideallere sahici tutunuyoruz.
Farklı sınıflardan, yaşlardan insanların hikayeleri ile kırılganlığın çeşitlerini, kaynaklarını ve boyutlarını anlatan bir kitap .
Kendime ve diğerlerine yaşattığım kırılganlık durumlarını fark ettirdi.
Mutlaka tavsiye ediyorum.
Kitap öyle güzel konularda insani kırılganlıkların kilit noktasına değiniyor ki, her anlatıcı da bir miktar kendi vulnusların ile yüzleşiyorsun. Kendi iç dünyanı fark ediş için okunası bir kitap.
“Vulnus”, Latince’de “yara” demek. Fakat bu yara, bir bedensel hastalıktan değil; Öteki ile karşılaşmadan, savaş meydanında alınan darbelerden doğan bir yara. Gamze Hakverdi’nin Vulnus: Kırılganlık
Kitabı psikologumun tavsiyesi üzerine okudum. Kitabı beğendiğim için son sayfalarında olmama rağmen yazmak istedim.
Kırılganlık, özne ile nesne karşılaştırması var olma yolunda el ele tutuştuğumuz bir yaradır. Öznedeki kırılganlık (vulnus) nesne ile sonsuzdur. Statü ideasına ulaşmaya çalıştıkça kırılganlık unsurana dönüşürüz. Kitapta anlatılan bir kaç örnekteki kırılganlığa örnek olan statü ideaları; Kilolu insanların sevgilisi olmamasını ve sevilmemeye hakkı olmaması. Burnunu kusurlu gören bir insanın kendini yeterli hissetmesi. Maddi durumu iyi olan bir insanın maddi durumu olmayan arkadaşları arasında kendini gergin hissetmesi. Vulnus
1982 yılında Ankara’da doğdu. Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi’ndeki lisans eğitimi sonrası, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Aynı fakültede 2007-2017 yılları arasında araştırma görevlisi olarak çalıştı. Erasmus hareketliliği ile Roma La Sapienza Üniversitesi’nde yüksek lisans dersleri aldı ve yüksek lisans tez araştırmasını yaptı. Yeni Türk sinemasını estetik açıdan incelediği yüksek lisans tez çalışması, Su, Sis ve Toprak: Yeni Türk Sinemasının Film-İmgeleri adıyla yayınlandı (Dipnot, 2013). Doktora eğitimini 2016 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde tamamladı. Sinema ve görsel çalışmalar alanında çeşitli makaleleri vardır. Ayrıca bazıları ödüllü kısa filmleri ve video-enstalasyon çalışmaları bulunmaktadır. 2018 yılında Roma’da bulunan uluslararası Lorenzo dei Medici Enstitüsü’nde Kültürlerarası İletişim dersi vermiştir.