Merhabalarrr!! Sizlere bugün uzun zamandır okumak istediğim bir serinin son kitabının incelemesi ile beraberim.Bir novellası daha var serinin ama ana kitapları bitirdiğim için genel bir inceleme yapmak istedim.
Ben eğer bir serinin bütün kitaplarına 9'un üzerinde puan vermiş isem o seri benim için unutulmazlar kategorisine giriyor. Ay günlükleri serisi de tam benim için böyle bir seri oldu. Karakterleriyle, olayları ile başyapıt serilerden biriydi benim için. Hatta abartmıyorum seriyi bitirdikten sonra biraz duygulandım, boşluğa düştüm.
Birkaç dakika tavana bakıp bu evrenden, karakterlerden ayrıldığım gerçeğini sindirmeye çalıştım.
Cinder'a ağustos'ta başlamıştım ve neredeyse 3 aydır bu seri ile beraberim bu yüzden ayrılmak benim için çok zor oluyor.
Seri hakkında neredeyse hiç olumsuz yorum duymamıştım. Acaba gerçekten bu kadar iyi mi diye düşünüyordum. Kesinlikle iyi, hemde fazlasıyla iyi. Hatta bu kitabı okuduğumda ilk kitapları ne kadar özlediğimi ve tekrar okumak istediğimi farkettim.
Marissa meyer bilim kurgu ve fantastiği öyle güzel harmanlamış ki gerçekten şaşırıyorsunuz. Zaten kalemine diyecek bir şeyim yok. Dili rahat, akıcı insanı asla yormuyor. İsyan sahnelerini o kadar başarılı bir şekilde yazmış ki kendimi bir an o insanlarin içinde Levana'ya baş kaldırıyormuşum gibi hissettim. O isyanın başlama motivasyonu, hazırlığı da bir okuyucu olarak bana çok geçti.
Ben bir star wars aşığı olarak böyle uzay gemilerinin olması, başka gezegenlerde canlı türlerinin yaşaması olayına bayıldım. Hatta bu Rampionda ki plan yapma sahneleri falan bana direkt star wars ta ki
Obiwan, anakin, ahsoka sahnelerini anımsattı. Yani diyeceğim star wars seviyorsanız bu seriye de aşık olursunuz.
Karakterler desen hepsi birbirinden mükemmel zaten. ( Levana hariç, ondan o kadar