Bugün sizlere bir aşk kitabıyla geldim. @umit_kilic72 ’ın yazdığı “Yapma” bana yüksek sesle anlatılan bir hikâyeden çok, insanın içine doğru konuşan bir kitap gibi geldi. Yazar, bu romanda aşkı süsleyip parlatmıyor; tam tersine, onu bütün kırılganlığıyla yaşatıyor. Okurken sık sık şunu düşündüm: İnsan en çok sevdiğine karşı mı hata yapıyor, yoksa en çok onu mu korumaya çalışırken dağılıyor?
Kitap boyunca bakışların, suskunlukların, söylenemeyen cümlelerin ağırlığı hissediliyor. Aşk burada sadece güzel bir duygu değil; insanın içini geren, bazen yorucu ama bir o kadar da gerçek bir hâl. Uzun sayfa sayısına rağmen acele ettirmeyen, kendi temposunda akan bir anlatımı var. Yavaş ilerliyor ama bu yavaşlık karakterlerin duygularına daha yakından bakmamızı sağlıyor bence.
Beni en çok etkileyen şey, romanın hissettirdiği o tanıdık duygu oldu: “Keşke yapmasaydım” ile “iyi ki hissettim” arasındaki ince çizgi. Yapma, aşkın en savunmasız hâlini anlatıyor; güçlü görünmeye çalışırken içten içe dağılan insanları… Kitabı kapattığımda içimde hafif bir sızı, ama aynı zamanda anlaşılmış olma hissi kaldı.
Eğer duyguların sessiz ama derin aktığı, aşkın hem güzel hem de zor tarafını anlatan hikâyeleri sevenler için güzel bir tercih olabilir. İyilikle ve kitapla kalın.