Yedikıta - Sayı 053 (2013 Ocak)

·
Okunma
·
Beğeni
·
26
Gösterim
Adı:
Yedikıta - Sayı 053
Alt başlık:
2013 Ocak
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
Günümüzde birçok vasıtalarla, muazzam bir hızla yayılan kültür erozyonu, komik ve aynı zamanda hazin bir durumdur ki; çok kültürlülük ve özgürlük adı altında insanlarımıza dayatılıyor. Bu erozyonun temelini görmek için çok eskileri, sömürgeci anlayışını bilmek gerekiyor. Tarihî şuurla günümüze bakınca, yaşadığımız hayatın geçmişin bir bakiyesi olduğunu bir kez daha fark ederek, çevremizde manasız gibi duran birçok şeyin aslında ne kadar önemli olduğunu idrak edebilirsiniz. Bu ay Prof. Dr. Azmi Özcan'la yaptığımız röportajda da sömürgeciliğin ilk devirlerinden, günümüze kadar gelen değişme; üretim köleliğinden tüketim köleliğine geçiş süreci gözler önüne seriliyor. Bir solukta okuyacağınız bu röportaj modern sömürü sisteminin; Batılı dinamiklerle tasarlanan hayat tarzı ve kültür anlayışının zihinlerde ve gönüllerde nasıl bir tahribat yaptığının şifrelerini veriyor.

Ocak ayı itibariyle, İttihat ve Terakki tarafından gerçekleştirilen ve Balkanları kaybetmemizi hızlandıran Bâb-ı Âlî Baskını'nın 100. yıl dönümü. Bu vahim tablo da aslında, sömürgeci devletlerin üç kıtaya yayılmış bir coğrafya üzerindeki oyunlarının bir parçasıdır. Osmanlı'nın gafil devlet adamlarıyla nasıl bir oyuna getirildiğini gösteren bu hükümet darbesinin perde arkasını Tarihçi Yazar Ömer Faruk Yılmaz yazdı.

Okumak ve araştırmanın yanı sıra, geçmişimizi var eden tarih ve kültür bağlarının devamını sağlayan en önemli merkezlerden olan kütüphanelerin kıymeti gün geçtikçe artıyor. Özellikle dijital dünyanın genişlemesi matbu kitapları geri plana itiyor gibi görünse de -geniş bir çerçeveden bakılınca- bu teknolojik hız ve yaygınlaşmanın aslında kitapların ve kütüphanelerin değerini bir kat daha artırdığını söyleyebiliriz. Bu ay, sıra dışı bir kütüphaneyi sayfalarımıza taşıyoruz. Kökü Osmanlı-Fransız ilişkilerine, 17. asır İstanbulu'na dayanan ve bu kültürün mirasıyla şu an Fransa'nın en seçkin kütüphanelerinden biri haline gelen Paris'in BULAC Akademik Diller ve Medeniyetler Kütüphanesi'ni Fransa'dan Ömer Faruk Can kaleme aldı. Umarız bu makale, ülkemizdeki kütüphanecilik faaliyetlerine ışık tutar.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedikıta - Sayı 053
Alt başlık:
2013 Ocak
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
Günümüzde birçok vasıtalarla, muazzam bir hızla yayılan kültür erozyonu, komik ve aynı zamanda hazin bir durumdur ki; çok kültürlülük ve özgürlük adı altında insanlarımıza dayatılıyor. Bu erozyonun temelini görmek için çok eskileri, sömürgeci anlayışını bilmek gerekiyor. Tarihî şuurla günümüze bakınca, yaşadığımız hayatın geçmişin bir bakiyesi olduğunu bir kez daha fark ederek, çevremizde manasız gibi duran birçok şeyin aslında ne kadar önemli olduğunu idrak edebilirsiniz. Bu ay Prof. Dr. Azmi Özcan'la yaptığımız röportajda da sömürgeciliğin ilk devirlerinden, günümüze kadar gelen değişme; üretim köleliğinden tüketim köleliğine geçiş süreci gözler önüne seriliyor. Bir solukta okuyacağınız bu röportaj modern sömürü sisteminin; Batılı dinamiklerle tasarlanan hayat tarzı ve kültür anlayışının zihinlerde ve gönüllerde nasıl bir tahribat yaptığının şifrelerini veriyor.

Ocak ayı itibariyle, İttihat ve Terakki tarafından gerçekleştirilen ve Balkanları kaybetmemizi hızlandıran Bâb-ı Âlî Baskını'nın 100. yıl dönümü. Bu vahim tablo da aslında, sömürgeci devletlerin üç kıtaya yayılmış bir coğrafya üzerindeki oyunlarının bir parçasıdır. Osmanlı'nın gafil devlet adamlarıyla nasıl bir oyuna getirildiğini gösteren bu hükümet darbesinin perde arkasını Tarihçi Yazar Ömer Faruk Yılmaz yazdı.

Okumak ve araştırmanın yanı sıra, geçmişimizi var eden tarih ve kültür bağlarının devamını sağlayan en önemli merkezlerden olan kütüphanelerin kıymeti gün geçtikçe artıyor. Özellikle dijital dünyanın genişlemesi matbu kitapları geri plana itiyor gibi görünse de -geniş bir çerçeveden bakılınca- bu teknolojik hız ve yaygınlaşmanın aslında kitapların ve kütüphanelerin değerini bir kat daha artırdığını söyleyebiliriz. Bu ay, sıra dışı bir kütüphaneyi sayfalarımıza taşıyoruz. Kökü Osmanlı-Fransız ilişkilerine, 17. asır İstanbulu'na dayanan ve bu kültürün mirasıyla şu an Fransa'nın en seçkin kütüphanelerinden biri haline gelen Paris'in BULAC Akademik Diller ve Medeniyetler Kütüphanesi'ni Fransa'dan Ömer Faruk Can kaleme aldı. Umarız bu makale, ülkemizdeki kütüphanecilik faaliyetlerine ışık tutar.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Muharrem Okumuş

Kitap istatistikleri