Yedikıta - Sayı 132 (2019 Ağustos)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6
Gösterim
Adı:
Yedikıta - Sayı 132
Alt başlık:
2019 Ağustos
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
3990000020309
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
İnsanlar için arz üzerinde tesis edilmiş ilk mabed olan Beytullah, onu taşlarla inşa eden Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. İsmail (a.s.) devrinden beri üzerindeki örtüsünü hiç çıkarmadı. Baba-oğul bu iki peygamberden sonraki asırlarda da Kâbe-i Muazzama her zaman itibar görmüştü. Ona hürmetin en büyük nişanelerinden biri de onu örtmekti şüphesiz. Halifeler ve sultanlar, aynı zamanda meşruiyetlerinin de bir sembolü olarak, en güzel ve en değerli kumaşlarla Beytullah’ı örtmek için âdeta yarışırlardı. Gün geldi, Cahiliye Devri bitip cihanı, Asr-ı Saadet kapladı. Efendimiz Aleyhisselam, Kâbe-i Muazzama’yı ilk defa Mekke-i Mükerreme’nin fethinden sonra, Yemen kumaşıyla örttürdü. Her geçen asır, Kisve-i Şerife’ye ayrı bir güzellik kattı. Dokumasında kullanılan pamuk ve keten iplikler, yerini ipek ve altın tellere bıraktı. Mukaddes örtü, tarih boyunca ya sarıya yahut kırmızıya, bazen de yeşile veya beyaza, ama en nihayet siyaha büründü ve öylece bugünlere geldi. Osmanlılar, Mısır’da dokunan bu kutsî elbiseyi bir müddet İstanbul’da hazırlattılar. Bu konuda o derece hassas davrandılar ki, Surre Alayı ile onu Haremeyn-i Şerifeyn’e götürecek develeri bile özel olarak yetiştirip sırtlarına başka yük vurmadılar. Kâbe-i Müşerrefe Örtü Fabrikası’nın müdürüyle yaptığımız röportajı ve mukaddes örtünün, kumaş parçalarından, paha biçilemez bir hazine hâline gelinceye kadar tarihteki izlerini, sizler için sayfalarımıza taşıdık. Kurban Bayramı’nızı tebrik eder, istifadeli okumalar dileriz.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedikıta - Sayı 132
Alt başlık:
2019 Ağustos
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
3990000020309
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
İnsanlar için arz üzerinde tesis edilmiş ilk mabed olan Beytullah, onu taşlarla inşa eden Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. İsmail (a.s.) devrinden beri üzerindeki örtüsünü hiç çıkarmadı. Baba-oğul bu iki peygamberden sonraki asırlarda da Kâbe-i Muazzama her zaman itibar görmüştü. Ona hürmetin en büyük nişanelerinden biri de onu örtmekti şüphesiz. Halifeler ve sultanlar, aynı zamanda meşruiyetlerinin de bir sembolü olarak, en güzel ve en değerli kumaşlarla Beytullah’ı örtmek için âdeta yarışırlardı. Gün geldi, Cahiliye Devri bitip cihanı, Asr-ı Saadet kapladı. Efendimiz Aleyhisselam, Kâbe-i Muazzama’yı ilk defa Mekke-i Mükerreme’nin fethinden sonra, Yemen kumaşıyla örttürdü. Her geçen asır, Kisve-i Şerife’ye ayrı bir güzellik kattı. Dokumasında kullanılan pamuk ve keten iplikler, yerini ipek ve altın tellere bıraktı. Mukaddes örtü, tarih boyunca ya sarıya yahut kırmızıya, bazen de yeşile veya beyaza, ama en nihayet siyaha büründü ve öylece bugünlere geldi. Osmanlılar, Mısır’da dokunan bu kutsî elbiseyi bir müddet İstanbul’da hazırlattılar. Bu konuda o derece hassas davrandılar ki, Surre Alayı ile onu Haremeyn-i Şerifeyn’e götürecek develeri bile özel olarak yetiştirip sırtlarına başka yük vurmadılar. Kâbe-i Müşerrefe Örtü Fabrikası’nın müdürüyle yaptığımız röportajı ve mukaddes örtünün, kumaş parçalarından, paha biçilemez bir hazine hâline gelinceye kadar tarihteki izlerini, sizler için sayfalarımıza taşıdık. Kurban Bayramı’nızı tebrik eder, istifadeli okumalar dileriz.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Gülşen Bulut
  • Sinan Tahhan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0