Yazar kitabın ilk bölümde yoganın tanımını yaparken klasik yoga ve modern yoga ayrımına gidiyor. Ve "Dünya çapındaki sağlık dergilerinin kapakları yoga bedenleriyle dolu. Yoganın bu modaya uygun, ticarileştirilmiş versiyonu, modern kültüre egemen olan formda olma hali, zenginlik ve kişisel mutluluk arayışıyla uyum içindedir. Halbuki yoga, fiziksel ve kişisel mutluluklar haliyle ruhsal gelişim kadar ilgilenmez. Yogik bir bilinç ile zaman ve mekanın ötesinde daha yüksek bir şükran hali veya öz farkındalık söz konusudur" diye ekliyor. Anlayacağınız pek çok din gibi yogada bir sekülerleşme (dünyevileşme) süreci geçirmiş. Peki yoga bir din midir, sorusu aklınıza gelebilir. Zaten yazar da buu soruya cevap verip "Tek tanrı dinler gibi olmasa da bir Tanrı ile birleşme olmadan yoga yapamıyorsunuz" diye özetlemiş. Öyle ki meditasyonda bir ibadet kategorisinde yer alıyor. Beş kısma ayrılan yoga; bilgi yogası, adanma yogası, hizmet yogası, kral yogası ve teknik yogadan oluşmakta. Batılılar ısrarla satmaya çalıştıkları şey ise teknik yogaya giriyor ki yoganın somut tarafını teşkil ediyor. İkinci bölümde ise klasik yoganın bütünsel sistemi, yogik degerler ve yaşam tarzı ayrıntısıyla anlatılmış. Merak edenlere, sadece yogik faaliyetleri değil, fikirlerin özünü öğrenmek isteyenlere tavsiye ederim.