Yoksunlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
197
Gösterim
Adı:
Yoksunlar
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750836015
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ferhat Özkan'ın öyküleri günümüzde revaçta olan çizginin uzağına düşüyor. Bunun nedeni, yazarın, kullanılagelen öykü kalıplarından, dil ve anlatım biçimlerinden uzak durması; biçim oyunlarının, duygu işlemeciliğinin yapaylığına düşmemesi.

İlk kitabı Logosoloji'de Özkan bu sıra dışı özelliklerini göstermişti. Yoksunlar'daki öykülerde günlük somut gerçekler üzerinden, adeta bilimsel bilgi yöntemleriyle insana varılıyor. Ortaya çıkan durumlar, okuru düşünceye dayalı bir ironiyle ve bir dizi kesinliklerle baş başa bırakıyor.

Bir söyleşisinde "Ne anlatırsam anlatayım, insanı ve insani olanı ıskalamayacaktım" diyen Ferhat Özkan, üstünde durulmayı hak eden özgün bir yazar olduğunu Yoksunlar ile bir kez daha gösteriyor.

Sınırlarını hiçbir zaman aşamayacağım hayatımda içe doğru bir yol açıyorum. Tünel kazan bir mahkûmum: Kendi hayatımdan, yine kendi hayatıma çıkıyorum.
83 syf.
·2 günde·8/10
Kitabı çok zor buldum.. Ve keyifle okudum. Öncelikle bunu söylemek istiyorum :)

Çok sevdiğim birinin tavsiyesi üzerine okumaya başladım. Özellikle durum öyküleri sevenlerin daha çok beğeneceği türden bir kitap. Nesnelere, insanlara ve hatta kendimize yüklediğimiz o kadar çok anlam var ki... Yazar bize bu anlamları sorgulatıyor, açıklamamıza yardımcı oluyor. Bir nevi içimizden konuştuğumuz konuları kağıda döküyor da diyebilirim.

Uzun zamandır güzel kitap okumaya ihtiyacım vardı ilaç gibi oldu :)
88 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
biryudumkitap'a seneler önce abone olup ilk zaman büyük bir hevesle her gün gönderilen pasajları okuduğum zamanlar çoktan geride kalmıştı. artık sabahları altı buçukta kalkmıyor, mail gelene kadar kendime günaydın kahvesi yapmıyor, kahvenin son demlerinde gelen maili yaz aylarında bir çocuğun dışarıda bol koşturmalı bir oyundan sonra eve gelişini kutlarcasına kafasına diktiği koca bir bardak limonata gibi içivermiyordum. ne yapıyordum, tam olarak bilemiyorum; ama bunları yaptığım vakitler uzun uzuun zaman öncede kalmıştı.

sonra bir gün, bu site hakkında bir arkadaşımla konuştuktan sonra, mail adresimde ayların dökümü birikmişken, yeniden bir kontrol etmek istedim. tabii pasajlarla arama giren şeyi de düşündüm bir yandan. kendi kendime vardığım sonuç şuydu, evet, fikir mükemmeldi ama bazen hiç de beklediğime değmiyordu. aylar sonra ilk kez bir pasaj okuyacaktım ve değmeyecek bir şeye vakit harcamış olmak, hayalkırıklığına uğramak istemiyordum. sonra, ferhat özkan'ın bir dergide yayınlanmış küçük öyküsü -maalesef hangisiydi anımsamıyorum- çıktı karşıma. samimi gelmişti açıkçası. ben de biraz bakındım. bu minik kitabı gördüm. siparişlerimin arasına koyabileceğimi düşünüp aldım. sonra aldığımı bile unutmuşum. kitaplıkta yer de kaplamayınca gözüm bile ilişmemiş hiç.

neden sonra yanında duran kitaptan bir şeye bakacak oldum da fark ettim. ciddi ciddi unutmuşum kitabı. bir yandan buna şaşırırken öbür yandan çoktan kitabı elime alıp oturmuştum bile.

açıkçası, bana tam olarak o samimi hissi verdi. evet, dergilerde görmeye daha alışık olduğumuz ama mükemmel sevimli bir üslubu var yazarın. sadece, konuları hafif benzer olan iki öykünün ardışıklığı biraz "keşke iki öykü sonra konulsaydı bu, öyle daha mı bir güzel olurdu sanki?" dedirtiyor. bunun dışında insana ev sıcaklığı veren, sevecen mi sevecen bir kitap. öykü okumayı seviyorsanız yazarla tanışmanızı tavsiye ederim.

huh,
ilk ciddili(?) incelememi de şöylece bırakmış olayım. incelemeden ziyade kitabın benimle olan serüvenini anlattım daha çok -evet benim kitapla değil, kitabın benimle- ama olsun, değil mi?

(olsun olsun.)
88 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kısa film tadında öyküler hele ki hayatımın kahvaltısı tam bir seyirlik öyküdür.Şaşırtıcı,içe dönük,ben diliyle yazılmış güzel öyküler. Okumanızı tavsiye ederim.
Elini tuttuğumda bana güvenebileceğini, diğer elini tuttuğumda ise onu aslında ne kadar çok sevdiğimi anlatabilseydim, başka bir şey istemezdim inanın.
Başımda bir ağrı var ki sormayın gitsin. Sırtım da ağrıyor biraz. Tuhaf tuhaf düşünceler doldurmuş kafamın içini, sanki onlar da ağrıyorlar.
Şöhret değil yetenek istiyorum. Başkalarının beni sevmesine değil, kendimin kendisini sevebilmesine ihtiyacım var.
Ferhat Özkan
Sayfa 12 - YKY

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yoksunlar
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750836015
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ferhat Özkan'ın öyküleri günümüzde revaçta olan çizginin uzağına düşüyor. Bunun nedeni, yazarın, kullanılagelen öykü kalıplarından, dil ve anlatım biçimlerinden uzak durması; biçim oyunlarının, duygu işlemeciliğinin yapaylığına düşmemesi.

İlk kitabı Logosoloji'de Özkan bu sıra dışı özelliklerini göstermişti. Yoksunlar'daki öykülerde günlük somut gerçekler üzerinden, adeta bilimsel bilgi yöntemleriyle insana varılıyor. Ortaya çıkan durumlar, okuru düşünceye dayalı bir ironiyle ve bir dizi kesinliklerle baş başa bırakıyor.

Bir söyleşisinde "Ne anlatırsam anlatayım, insanı ve insani olanı ıskalamayacaktım" diyen Ferhat Özkan, üstünde durulmayı hak eden özgün bir yazar olduğunu Yoksunlar ile bir kez daha gösteriyor.

Sınırlarını hiçbir zaman aşamayacağım hayatımda içe doğru bir yol açıyorum. Tünel kazan bir mahkûmum: Kendi hayatımdan, yine kendi hayatıma çıkıyorum.

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Ceren
  • Elif
  • Duygu Büyükbaş
  • Osman Nuri Ereser
  • Burcu Keskin
  • Şeker Kaplı Perişanlık
  • Mehmet Raşit Arslan
  • Levent Serkan Özdoğan
  • ZEBERCET©️
  • gzd

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%20 (2)
8
%40 (4)
7
%10 (1)
6
%0
5
%10 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0