Freud ve Felsefe

Yoruma Dair

Paul Ricoeur
Tahmini Okuma Süresi:
14 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı:
496
Basım Tarihi:
Mart 2007
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Orijinal Adı:
De l'interprétation Essai sur Freud
ISBN:
9789753425827
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yorumun İçinde Kurulan ‘Ben’: Ricoeur’nün Freud Okuması
Puan vermedi·496 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
“Başka birinden yola çıkarak nasıl kendim olabilirim?” (s.168) Bu soru kitap boyunca zihnimde kaldı. Son dönemlerde kendini tanıma ve kendini inşa etme süreçleri özellikle ilgimi çekiyor. Bu kitabı da biraz o bakış açısıyla okudum, bende kalanların çoğu bu “Ben”in nasıl kurulduğu sorusu üzerinde toplandı. Aslında Freud üzerine yazılmış bir metin okuyoruz ama mesele giderek yalnızca psikanaliz olmaktan çıkıyor. Soru, doğrudan öznenin oluşumu meselesine açılıyor. Kendilik gerçekten içeriden mi kurulur yoksa her zaman bir başkasının içinden mi geçer? “İster geriye (…) ister ileriye bakalım: Anlamın odağı bilinç değil daha başka bir şey.” (s.61) Freud’da arzu, bastırma ve dürtü ekonomisi üzerinden ilerlerken metin bir noktadan sonra bilinç, bilinçdışı ve kültür arasında dolaşan daha geniş bir soruya dönüşüyor. Özne kendi evinin efendisi değilse kendilik dediğimiz şey zaten baştan bölünmüş bir yapı demektir. O zaman “kendim olmak”, bir iç merkeze dönmek değil bir çatışmayla yaşamayı öğrenmek olabilir. Bu noktadan sonra metin beni bilinçdışı meselesine götürdü… “Bilinç metni boşluklu, kesilmiş bir metindir; bilinçdışı varsayımını kabul etmek metne anlam ve tutarlılık getiren bir eklemede bulunma çalışması demektir.” (s.115) Bilinç burada bir merkez gibi değil eksik, kesik bir metin gibi duruyor. Bilinçdışı ise saklı bir içerik olmaktan çok, o eksikliği anlamlı hale getiren bir işleyiş gibi. Fakat burada beni asıl düşündüren şey şu oldu: Bilinçdışı gerçekten dil gibi mi işliyor yoksa Freud’daki o yatırım, karşı yatırım ve dürtü ekonomisi hala belirleyici mi? Metin yapısal hattı ciddiye alıyor ama Freud’daki enerji boyutunu da tamamen silmiyor. Bu noktada Lacan’ın “bilinçdışı dil gibi yapılanmıştır” önermesinin metnin içinde yankılandığını da hissettim. Ama yine de
Yoruma DairPaul Ricoeur · Metis Yayıncılık · 200717 okunma

Yazar Hakkında

Paul RicoeurYazar · 13 kitap
Paul Ricoeur, (d. 27 Şubat 1913 - ö. 20 Mayıs 2005) Fransız filozof. Ününü, felsefede çok büyük ölçüde rasyonellik öncesi işaret ya da simgelerde içerilen anlamı yorumlamaktan oluşan hermeneutik yöntemi özgün bir biçimde geliştirmiş olmaktan alan Ricoeur, rakip kuramlardan uyumlu, sağlam ve yetkin bir sentez yarattı. Hermeneutikten başka, Karl Jaspers ve Gabriel Marcel'in varoluşçuluğu ve Edmund Husserl'ın fenomenolojisiyle de uzun yıllar meşgul olan Ricoeur, "Sembol düşünceyi doğurur" derken, hermeneutiğin ilk ve temel öncülünü iyi bir biçimde ifade etmiştir. Efsane, din, sanat ve ideolojinin sembollerinin felsefi yorum yoluyla açığa çıkarılabilecek mesajlar taşıdığını öne sürdü ve hermeneutiği, dolaylı anlamı yorumlama, görünüşteki anlamların gerisindeki gizli anlamları gözler önüne serme yöntemi olarak tanımladı. 2004 yılında Kongre Kütüphanesi tarafından Kluge Ödülü verildi. Kluge Ödülünün mali değeri Nobel Ödülleriyle aynı seviyede olup, Nobel Ödülü kapsamında değerlendirilmeyen tarih, felsefe, siyaset, antropoloji, sosyoloji, ilahiyat, sanat eleştirmenliği ve dil bilimi alanlarında büyük başarılar elde etmiş, dallar arası bir etki bırakabilmiş şahsiyetlerin ödüllendirilmesi amacını taşımaktadır.