Yoruma Dair (Freud ve Felsefe)

·
Okunma
·
Beğeni
·
291
Gösterim
Adı:
Yoruma Dair
Alt başlık:
Freud ve Felsefe
Baskı tarihi:
Mart 2007
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753425827
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De l'interprétation Essai sur Freud
Çeviri:
Necmiye Alpay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Yoruma Dair, Freudcu yorumlama tarzı üzerine yoğunlaşan bir kitap. Çağımızın en önemli filozoflarından biri olan Ricoeur ile son yüzyılın en etkili kişiliklerinden Freud'u, yazarı ve konuyu, bu kitapta bir araya getiren her ikisinin simgelere ve yorumlamaya duydukları ilgi. İlk bakışta düşünülebileceğin aksine bir psikoloji kitabı değil, bir felsefi sorgulama kitabı.

Marx ve Nietzsche gibi "gizemden arındırıcı yorumcular" arasına yerleştirdiği Freud'un söylemini çeşitli yönleriyle sorguluyor Ricoeur: Psikanalizde "yorumlamak" ne anlama gelir? Bu yorum insanın "kendiliği" ile ilgili yeni bir anlayışa varabilir mi? Kültürün Freudcu yorumunun temel önemi nedir? Bu yorum diğer tüm yorumları dışlar mı?

Yoruma Dair üç alt kitaba ayrılmıştır. "Sorunsal: Freud'un Konumu" başlıklı ilk kitap, tüm felsefi soruşturma alanlarının dil alanında kesiştiğini düşünen Ricoeur'ün, dil, simge, yorum, yorumbilgisel yöntem ve dönüşlü felsefe üzerine görüşlerini içerir. "Analitik: Freud'un Okunması" başlıklı ikincisi, bir "anlama denemesi" olarak Freud'un yapıtını baştan başa kateder, yorumlar. "Diyalektik: Felsefi Bir Freud Yorumu" başlıklı üçüncü kitap ise eleştireldir; Freudcu psikanalizle tartışmayı ayrıntılandırır, derinleştirir.

Diyebiliriz ki yorumbilim karşısında psikoloji, olduğu haliyle kalamıyor, öte yandan yitirdiğinden daha fazlasını kazanıyor; Ricouer'ün de belirttiği gibi, "inançlı kişinin inancı bu yüzleşmeden etkilenmemiş olarak çıkamıyor, ama Freudcu gerçeklik anlayışı da etkileniyor."

Freudcu psikanaliz Yoruma Dair ile yeni bir derinlik kazanırken, bu karşılaşma sonrasında görüngübilim ve yorumbilim de benzer bir dönüşümden geçerek derinleşiyor.

Kendilik, adalet, sevgi, ahlak, bilgi, zaman, dil, inanç gibi alanları tartışmaya açanYoruma Dair kolay bir kitap değil – okumanın yanı sıra çalışmayı, uğraşmayı gerektirecek bir kitap. Ancak psikanaliz ve felsefe meraklıları için olduğu kadar, "Ben neyim" sorusunun peşindeki okurlar için, felsefi akıl yürütmeden zevk duyanlar için de heyecan verici bir okuma sunuyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Tüm bu "ruhsal üretimler" anlam
alanına ait ve yolları hep aynı soruya çıkıyor: Arzu nasıl dile gelir? Arzu, sözü nasıl başarısızlığa uğratır ve neden kendisi de konuşmada ba­şarısızlığa uğrar? Dille ilgili genel tartışmada psikanalizi hak sahibi kı­lan, işte bu yeni açılımdır: İnsana ait konuşmanın bütününe, arzulayan
insanın demek istediklerine doğru açılım.
Paul Ricoeur
Sayfa 19 - Metis
Düzanlamıyla ölümü yaşamın bakış açılarından dışlamak, Freud’un açıklamasına göre, arzunun doğal eğilimidir; arzu kendi ölümsüzlü­ğüne inanmıştır. Bilinçdışındaki çelişki yokluğunun bir yönü budur.Dolayısıyla, ölümü bin bir kılığa büründürürüz, zorunlu olmaktan çıkarıp ilineksele indirgeriz. Ama bunun karşılığında, "yaşamın işleyişi
içindeki en yüksek iddia -yani yaşamın kendisi- riske atılmadığı zaman, yaşam da yoksullaşmakta, ilginçliğini yitirmektedir".Yaşamdan ölümü dışladığımızda böyle felç olduğumuzdan. Hansa Birliği'nin gururlu sloganını anlamayız artık: "Navigare necesse esi. vivere non necesse! [Denizde seyir zorunlu, yaşam zorunlu değil!]" Hepsinden sonra hayatta kalmak için, tiyatro oyunu ya da roman kahramanlarımızla kurmaca çerçevesinde ölmekle yetiniyoruz.
Paul Ricoeur
Sayfa 286 - Metis
Güçten dile geçme olanağı gibi, tüm gücü dilde toplamanın olanaksızlığı da gerçekten arzunun konumunda yatıyor olabilir.
Paul Ricoeur
Sayfa 73 - Metis
Arzuları olan bir insan olarak, maskeyle yol alırım: larvams prodeo [büyülü yol alış]. Dil de daha başlangıçtan itibaren ve büyük bölümüyle çarpıktır: Söylediğinden başka bir şey kasteder, çiftanlamlıdır, bulanıktır. Dolayısıyla, düş­ler ve benzerleri, karmaşık anlamların yeri olarak beliren bir dil bölgesinde yer alır. Bu bölgede, dolaysız anlamın içinde bir başka anlam daha kendini hem açığa vurmakta hem de gizlemektedir.
Paul Ricoeur
Sayfa 20 - Metis
İmgelem imge oluşturma gücünün adıdır sözü, fazlasıyla kolay söylenen bir söz.
İmgeyi olmayan bir şeyin ya da gerçekdışı bir şeyin tasarlanması ya da oralardaki, başka yerlerdeki ya da hiçbir yerdeki bir şeyi var kılma olarak anladığımızda, doğru olmuyor o söz. Şiirsel imgelem hiçbir biçimde, gerçek olmayanın zihinsel resmini oluşturma gücüne indirgenemez.
Duyusal kökenli imgeler, -asıl boyutlarını bize ancak düşsel ve kozmik olanın verebildiği— söz gücüne yalnızca taşıyıcı ve malzeme olarak hizmet eder. Bachelard'ın dediği gibi, şiirsel imgelem "bizi konuşan varlı­ğın kökenine yerleştirir"; şiirsel imge "dilimizin yeni bir varlığı durumuna gelir, bizi dile getirerek, bizi dile getirdiği şey kılar.
Paul Ricoeur
Sayfa 27 - Metis
Dilin bugün getirildiği nokta, ikili bir olanağı, şu çifte talep ve ivediliği içeriyor: Bir yandan söylemi fazlalıklarından arındırmak, putları saf dışı etmek, sarhoşluktan ayılmak, bir kereliğine bile olsa yoksulluğumuzun bilançosunu çıkarmak; diğer yandan, anlam yeniden göründüğü zaman, anlam en tam halindeyken söylenmiş olanın serbestçe
konuşmasını sağlayacak en "hiççi", en yıkıcı, en putkıncı harekete baş­ vurmak. Bana öyle geliyor ki yorumbilgisi şu iki hevesle hareket etmektedir: Kuşku istenci, dinleme istenci; sağlamlık dileği, itaat dileği. Zamanımızda hâlâ putlardan kurtulmayı başarabilmiş değiliz, simgeleri dinlemeye de yeni yeni başladık. Belki, görünüşte iç karartıcı olan bu durum aslında eğiticidir; o aşırı putkırıcılık, anlamın eski durumuna getirilmesine yaramaktadır belki.
Paul Ricoeur
Sayfa 37 - Metis

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yoruma Dair
Alt başlık:
Freud ve Felsefe
Baskı tarihi:
Mart 2007
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753425827
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De l'interprétation Essai sur Freud
Çeviri:
Necmiye Alpay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Yoruma Dair, Freudcu yorumlama tarzı üzerine yoğunlaşan bir kitap. Çağımızın en önemli filozoflarından biri olan Ricoeur ile son yüzyılın en etkili kişiliklerinden Freud'u, yazarı ve konuyu, bu kitapta bir araya getiren her ikisinin simgelere ve yorumlamaya duydukları ilgi. İlk bakışta düşünülebileceğin aksine bir psikoloji kitabı değil, bir felsefi sorgulama kitabı.

Marx ve Nietzsche gibi "gizemden arındırıcı yorumcular" arasına yerleştirdiği Freud'un söylemini çeşitli yönleriyle sorguluyor Ricoeur: Psikanalizde "yorumlamak" ne anlama gelir? Bu yorum insanın "kendiliği" ile ilgili yeni bir anlayışa varabilir mi? Kültürün Freudcu yorumunun temel önemi nedir? Bu yorum diğer tüm yorumları dışlar mı?

Yoruma Dair üç alt kitaba ayrılmıştır. "Sorunsal: Freud'un Konumu" başlıklı ilk kitap, tüm felsefi soruşturma alanlarının dil alanında kesiştiğini düşünen Ricoeur'ün, dil, simge, yorum, yorumbilgisel yöntem ve dönüşlü felsefe üzerine görüşlerini içerir. "Analitik: Freud'un Okunması" başlıklı ikincisi, bir "anlama denemesi" olarak Freud'un yapıtını baştan başa kateder, yorumlar. "Diyalektik: Felsefi Bir Freud Yorumu" başlıklı üçüncü kitap ise eleştireldir; Freudcu psikanalizle tartışmayı ayrıntılandırır, derinleştirir.

Diyebiliriz ki yorumbilim karşısında psikoloji, olduğu haliyle kalamıyor, öte yandan yitirdiğinden daha fazlasını kazanıyor; Ricouer'ün de belirttiği gibi, "inançlı kişinin inancı bu yüzleşmeden etkilenmemiş olarak çıkamıyor, ama Freudcu gerçeklik anlayışı da etkileniyor."

Freudcu psikanaliz Yoruma Dair ile yeni bir derinlik kazanırken, bu karşılaşma sonrasında görüngübilim ve yorumbilim de benzer bir dönüşümden geçerek derinleşiyor.

Kendilik, adalet, sevgi, ahlak, bilgi, zaman, dil, inanç gibi alanları tartışmaya açanYoruma Dair kolay bir kitap değil – okumanın yanı sıra çalışmayı, uğraşmayı gerektirecek bir kitap. Ancak psikanaliz ve felsefe meraklıları için olduğu kadar, "Ben neyim" sorusunun peşindeki okurlar için, felsefi akıl yürütmeden zevk duyanlar için de heyecan verici bir okuma sunuyor.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Hakan

Kitap istatistikleri