Zamanın Ruhuna Rağmen

·
Okunma
·
Beğeni
·
366
Gösterim
Adı:
Zamanın Ruhuna Rağmen
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054771400
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
…Pembe hanım milim milim ilerliyordu. Bütün gayretiyle sürünüyordu. Az kalmıştı. Kan-ter içindeydi. Biraz daha, biraz daha. Çok yaklaşmıştı. Gözlerinden akan yaş ıslattı yeri. Sanki gözyaşlarından iz bırakıyordu. Son bir gayret etti…

….Veteriner Tarık yaklaştı. Elindeki şırıngayı şöyle bir geriye çekti. Sonra yavaş yavaş zehiri enjekte etti. Muzaffer boğulur gibi bir sesle son kez “ uuuşşşşt küüpeeemm” dedi. Dost açtı gözünü son kez baktı ve öylece kalakaldı…

…Devrim kuzine gibi olmalıdır. Kuzine hem ısıtır, hem karın doyurur, hem de herkesi başında toplar…

...İki adam, iki kadını bekliyordu. İki adam hayatı bekliyordu. Hayat o iki kadındı. Feribotta iki kadın, iki adama gidiyordu. İki kadın mutluluğa gidiyordu…

…İnsan yenilemeli hayatı. Yeni bir araba kokusu, yeni bir ev kokusu, yeni bir sevgili kokusu. Yeni bir şehrin kokusu. İlkbahar gibi olmalı insan…

…Yanındaki poşetten bir forma çıkardı. Mert, formayı tanımıştı. Babasının her maç totem yaptığı sandıkta saklanan çubuklu formaydı. Dikkatlice giydirdi oğluna formayı. O sadece forma değildi, babadan oğula geçen kutsal emanetti.
184 syf.
·3 günde·8/10
Birbirinin hayatına değen ama bağı olmayan insanlar eşliğinde sıcak, samimi, hüzünlü öyküler diyebilirim. Hoş kitap. En sondaki futbol ile ilgili olanı biraz konu olarak ayrıksı kalmış sanki. Yazım içeriği olarak bir farkı yok. Ekşi sözlükte "Mustafa Hoş'un fenerbahçe ile ilgili romanı" entry'si tam olarak demek istediğimi anlatıyor. Halbuki kitabın bu cümle ile alakası yok. Yazarın okur zevkine hitaptan başka (ve hakkı olan) bir kaygıyla eklediğini hatta bu sebeple son öykü olarak seçtiğini düşünüyorum. Kusursa bile gerçekten kusur olarak görmüyorum.
Istırap halini almıştı bu şarkının acısı. Kurtulmak istiyordu. Sonunda buldu kurtulmanın yolunu. Öldürmek istiyordu bu şarkıyı. Öldürmenin tek yolu onu sıradanlaştırmaktı. Sıradanlaştıracaktı.

Artık "Jersey Girl"ü her seviştiği kadınla dinliyor, dans ediyor, sonrada çılgınca sevişiyordu. Unutmak için sevişiyordu. Her seviştiğinde daha çok kanıyordu. Kan revan içinde sevişiyordu. Uyuşturuyordu bedenini, bilmediği bedenlerde.
Çok yanlış da yaptım. Hiçbir şeye biat etmedim ve kimseyi satmadım. Çok param hiç olmadı ama çok insan biriktirdim. İyi ki varlar.
Farklı dönem, farklı insanlar, paralel kurguyla birbirine bağlanmış hayatlar... 6-7 Eylül cehenneminde söndürülen aşktan, 12 Eylül karanlığından direnen insanlara, annesi için her şeyden vazgeçen genç bir kıza ve sarı lacivert renklerin Azrail'in elinden çekip aldığı gencecik bir adama uzanan, her şeye rağmen hayatlar... Söğüt ağacının gölgesine sığınıp zamanın ruhuna direnen insanlar...

Onlar vardı, varlar, yaşadılar, yaşıyorlar. Dünya hala dönüyorsa, onlar var olduğu için. Anlatılan, geçmişe özlem değil, bugün yok sayılana bir selam duruş. Zamanın ruhu boğuyor hepimizi. "Daha çok kazan!" diyor. "Tüket! Görme! Unut!" diyor. "Daha çok beton" diyor. "Daha çok kul ol" diyor!

Oysa daha çok arkadaşlık, daha çok dostluk, daha çok aşk, daha çok dayanışma, daha çok doğa, daha çok özgürlük diyenler var. Korku kadar cesaret de bulaşıcıdır. Anlatılan sıradan hayatların cesur insanlarıdır.

Yenilgileriyle, korkularıyla, aşklarıyla, dostluklarıyla, dayanışmalarıyla ve karşı duruşlarıyla bir hayat yaşadılar, yaşıyorlar. Zamanın ruhuna rağmen varım diyenlere selam olsun.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zamanın Ruhuna Rağmen
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054771400
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
…Pembe hanım milim milim ilerliyordu. Bütün gayretiyle sürünüyordu. Az kalmıştı. Kan-ter içindeydi. Biraz daha, biraz daha. Çok yaklaşmıştı. Gözlerinden akan yaş ıslattı yeri. Sanki gözyaşlarından iz bırakıyordu. Son bir gayret etti…

….Veteriner Tarık yaklaştı. Elindeki şırıngayı şöyle bir geriye çekti. Sonra yavaş yavaş zehiri enjekte etti. Muzaffer boğulur gibi bir sesle son kez “ uuuşşşşt küüpeeemm” dedi. Dost açtı gözünü son kez baktı ve öylece kalakaldı…

…Devrim kuzine gibi olmalıdır. Kuzine hem ısıtır, hem karın doyurur, hem de herkesi başında toplar…

...İki adam, iki kadını bekliyordu. İki adam hayatı bekliyordu. Hayat o iki kadındı. Feribotta iki kadın, iki adama gidiyordu. İki kadın mutluluğa gidiyordu…

…İnsan yenilemeli hayatı. Yeni bir araba kokusu, yeni bir ev kokusu, yeni bir sevgili kokusu. Yeni bir şehrin kokusu. İlkbahar gibi olmalı insan…

…Yanındaki poşetten bir forma çıkardı. Mert, formayı tanımıştı. Babasının her maç totem yaptığı sandıkta saklanan çubuklu formaydı. Dikkatlice giydirdi oğluna formayı. O sadece forma değildi, babadan oğula geçen kutsal emanetti.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Burak Değirmencioğlu
  • Arsel Yusuf
  • Murat Koş
  • Murat Gürgen
  • Bahadır Özel
  • Mustafa Emre Özmen
  • Zeynep Korkmaz
  • Ali Ünal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0