1750'li yıllarda yaşamış, düşünür olan, ona dayatılan sistemi olduğu gibi kabul etmek yerine sorgulayan, eleştiren, düşüncelerini sonuna kadar savunan bir yazar. Kadınların toplumdaki yerini nedenleriyle tek tek açıklamış. Kadınların akıl yoluyla eğitilmesinin önemini, erkeklere 'haz' vermek için yaratılmadığını, kadınlara yüklenen görevlerin bunlar olmaması gerektiğini çok güzel anlatmış. Ve anlatış şekli akıcı, anlaşılır. Aynı zamanda kadını erkeğe itaat etmesi gereken varlıkmış gibi gösteren yazarlara da tepkisini gösteriyor, eleştiriyor. Sindire sindire okuduğum, çokça düşündürten bir kitap oldu. Okuyun, okutturun. Son olarak yazarın dediği gibi: "Her iki cinsin erdemleri de aklı temel alana kadar, erdem topluma egemen olamayacaktır."