Ramazan AV

Ramazan AV
@kitap_huzur_
Okumak insanı binbir gözlü yapar.
Asker
Uludağ Üniversitesi
Kilis
Afyonkarahisar, 24 Ağustos 1995
258 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·517 syf.··
2026 12. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 04:01
İnsanın kendini var etme mücadelesini anlatan güçlü bir yaşam hikâyesidir. Martin’in yoksulluktan çıkıp kendini eğiterek toplumda yer edinme çabası beni derinden etkiledi. Ancak roman, başarıya ulaşmanın her zaman mutluluk getirmediğini de acı bir şekilde gösteriyor. Martin Eden karakterinde azim, hırs, yalnızlık ve hayal kırıklığını bir arada görüyoruz. Toplumun insanı sahip olduğu değerlere göre değil, statüsüne göre yargılaması romanın en çarpıcı yönlerinden biri. Kitabı okurken birçok kez insanın gerçekten ne için yaşadığı ve başarıdan ne anladığı üzerine düşündüm. Bence Martin Eden, insanın kendi sınırlarını zorlamasını öğütlerken aynı zamanda körü körüne hırsın ve toplumsal onay arayışının insanı nasıl yalnızlaştırabileceğini de anlatan, her okuyucunun kendinden bir parça bulabileceği etkileyici bir başyapıttır.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·116 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:36
Küçük Prens’i okurken aslında bir çocuk kitabından çok daha fazlasıyla karşılaştım. Kitap, büyüdükçe kaybettiğimiz saflığı, sevgiyi ve insan ilişkilerinin gerçek değerini sade ama etkileyici bir dille anlatıyor. Özellikle ‘İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir’ düşüncesi beni en çok etkileyen kısım oldu. Küçük Prens, bana hayatın en önemli şeylerinin gözle görülemeyeceğini, sevginin emek ve sorumluluk gerektirdiğini yeniden hatırlattı. Her yaştan insanın kendisinden bir parça bulabileceği, kısa ama etkisi uzun süren bir eser olduğunu düşünüyorum. Bitirdiğimde içimde hem bir hüzün hem de hayata karşı daha sıcak bir bakış açısı bıraktı. Bu yüzden Küçük Prens’i sadece okunacak değil, zaman zaman tekrar dönülüp üzerinde düşünülmesi gereken özel bir kitap olarak görüyorum.
Duygu ve Düşünce
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Yuva Yayınları · 2015280,1bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2025 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 09:43
Kitabı okurken sanki bir imparatorun değil de, hayatın yükünü sessizce omuzlarında taşıyan yorgun bir insanın iç sesini dinliyormuşum gibi hissettim. Yazar, gücün ve ihtişamın merkezinde olmasına rağmen insanın korkularını, öfkesini, yalnızlığını ve ölüm karşısındaki çaresizliğini samimi bir şekilde anlatıyor. Eserde en çok hoşuma giden şey, insanı büyük hayallerle değil; sade, disiplinli ve erdemli bir yaşamla yüzleştirmesi oldu. Yazar sürekli olarak insanın kendi zihnini kontrol etmesi gerektiğini söylüyor. Çünkü ona göre dış dünyayı değiştirmek çoğu zaman mümkün değil ama olaylara verdiğimiz tepkiyi değiştirebiliriz. Bu düşünce beni özellikle zor zamanlarda çok etkiledi. Bazı satırlar sanki günümüz insanı için yazılmış gibiydi. İnsanların ikiyüzlülüğü, geçici hevesler, boş övgüler ve zamanın hızla akıp gitmesi üzerine söyledikleri bana uzun süre düşündürdü. Özellikle ölümün kaçınılmazlığı hakkında yazdıkları karamsar değil; aksine insanı hayatın değerini anlamaya iten bir farkındalık taşıyor. Kitabın dili yer yer ağır ve tekrar eden bir yapıya sahipti. Çünkü bu eser bir roman gibi kurgulanmış değil; daha çok yazarın kendi kendine tuttuğu düşünce notlarından oluşuyor. Bu yüzden bazı bölümlerde aynı fikirlerin farklı şekillerde tekrar edildiğini hissettim. Genel olarak kitap bana sakin kalmayı, insanlardan çok kendi karakterime odaklanmayı ve hayatın geçiciliğini kabullenmeyi öğreten bir eser oldu. Bitirdiğimde zihnimde bağıran değil, sessizce düşünen bir kitap kalmıştı. Bu yüzden sadece okunacak değil, belli aralıklarla tekrar dönülüp düşünülecek eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 10. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 20:02
İnsan her şeyi kontrol edemez, her şeye yetişemez, her savaşın içine girmek zorunda da değil. En çok hoşuma giden tarafı, bana öğüt verir gibi yukarıdan konuşmaması oldu. Daha çok yanımda oturup sohbet ediyormuş gibi hissettirdi. Bazen bir cümleyle durup uzun uzun düşündüm. “Kendinle barış, dünyanın gürültüsü susar” fikri kitap boyunca içime işledi. Eğer çok hareketli, olay örgüsü yoğun bir kitap arayan biri olsaydım belki beni biraz yavaşlatabilirdi. Çünkü bu kitap daha çok hissettiren ve düşündüren bir kitap. Genel olarak baktığımda, bu kitap bana iyi geldi. Kafamın içindeki gereksiz savaşları fark ettirdi. Bitirdiğimde daha sakin, daha kabullenmiş bir ruh halindeydim. Bence herkesin bir dönem eline alıp okuması gereken kitaplardan biri.
1000Kitap
Her Şeyle SavaşamazsınÖzgür Bacaksız · İndigo Kitap · 2025488 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2024 3. kitabı
Okurken beni hem düşündüren hem de zaman zaman kendi hayatımla yüzleştiren bir kitap oldu. Benim için sadece bir roman değil, adeta iki kuşak arasındaki sessiz ama derin çatışmanın aynası gibi. Kendimi bazen gençlerin tarafında buldum, bazen de büyüklerin. Ama en çok da ikisinin arasında kalmış gibi hissettim. Kitabın merkezindeki Bazarov karakteri beni ciddi anlamda etkiledi. Onun hayata karşı sert, sorgulayıcı ve neredeyse hiçbir değeri kabul etmeyen tavrı başta güçlü görünüyor ama sayfalar ilerledikçe aslında içinde ne kadar yalnızlık barındırdığını fark ettim. Açıkçası, her şeyi reddetmenin insanı özgürleştirmek yerine bazen daha da boşluğa düşürdüğünü düşündürdü bana. En çok dikkatimi çeken şey, kuşaklar arası çatışmanın ne kadar gerçek ve zamansız işlendiğiydi. Bazarov’un her şeyi sorgulayan, otoriteyi reddeden yapısı bir yandan etkileyici, bir yandan da insanı yalnızlığa iten bir taraf taşıyor. Kitapta babalar ve oğullar arasındaki fark sadece yaş değil, hayata bakış, değerler ve inançlar üzerinden anlatılıyor. Büyüklerin gelenekçi yaklaşımı ile gençlerin yenilikçi ve asi tavrı arasındaki gerilim bana oldukça tanıdık geldi. Kendi çevremde de benzer çatışmaları gördüğüm için hikâye bana hiç yabancı gelmedi. Diğer yandan babalar tarafı da öyle tamamen haklı ya da haksız değil. Onlar geleneklere, değerlere tutunarak bir düzen kurmaya çalışıyorlar. Ama bu düzen gençlerin gözünde artık eski ve yetersiz kalıyor. Tam da bu noktada kitap bana şunu hissettirdi: Aslında mesele kimin haklı olduğu değil, birbirini anlamaya ne kadar açık olunduğu. Dili genel olarak sade ama anlam olarak oldukça derin. Bazı bölümlerde olaydan çok düşünce ön planda olduğu için biraz yavaş ilerlediğini hissettim, fakat bu durum kitabın etkisini azaltmak yerine daha da artırdı diyebilirim.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Dorlion Yayınevi · 201855,9bin okunma