serinin ilk kitabıyla ilgili yazdıklarım bu kitap için de geçerli. serinin ikincisi daha kalabalık ve daha doyurucu üstelik. okuyup bitirdikten uzun süre geçse de masanızda tutacağınızdan eminim.
hani bir kitabı/yazarı aşırı beğenip, ne kadar kısa sürede okuduğunuza yanar, kitabı uzun süre çevrenizde bulundurur, devamı gelince biter korkusuyla okumaya kıyamazsınız ya; işte derde deva randevu öyle bir seri. ikincisine başladım ama bitmesin diye her gün sadece bir diyalog okuyorum. (Bu arada Menteş'in bulduğu konsept müthiş. Tarihten seçkin şahsiyetlerin alıntılarını, onunla sohbet eder gibi kurguluyor ve Hakan Karataş çizgileriyle kitabı tadından yenmez hale getiriyor.) kitap okumayı sevmeyen bir arkadaşınız varsa (o nasıl bir arkadaşsa?) bu kitapları masasına bırakıp kaçın. okumamaya devam ediyorsa da arkadaşlığınızı tekrar gözden geçirin derim.