Bilge

''Umutsuzlukta haklı çıkacağımıza, umutta yanılalım.'' ''Bu özdeyiş sana mı ait?'' ''Bir yaşam kuralı değil, sadece bir dürüstlük şartı. Hiç bir zaman barış gelmez, insanlar bir arada yaşayamaz deyip, kollarını kavuşturup bıyık altından gülerek felaketi beklemek, tufan gelip çattığında da ''Ben söylemiştim, biliyordum'' demek çok kolaycı bir yaklaşım. Dünyanın bu kısmında felaket tellallığı yapan, geleceğin kendisini haklı çıkaracağından aşağı yukarı emin olabilir. Önümüzdeki on yıl içinde bir savaş çıkacak kehanetinde bulun, hayat seni yalanlamaz. Şununla şu birbirini öldürecek de, büyük ihtimalle bunu yapacaklardır. Risk almak istiyorsan, kehanetlerin tam zıttı yönde olmalı.''
Sayfa 329·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''İki tarafta kusurlu demek, mutlaka yüzde elli-yüzde elli manasına gelmez. Esas şu manaya gelir: Niçin ötekilerin kazanıp, bizim kaybettiğimizi anlamaya çalışalım. Ülkelerimizi istila ettiler, işgal ettiler, bizi aşağıladılar. Aklıma gelen ilk soru şu: Bunları yapmalarını niye engelleyemedik? Yoksa biz şiddet karşıtıyız da ondan mı? Hayır, değiliz. O zaman nasıl oldu da bizi istila edip, boyun eğdirip, aşağılayabildiler? Bana diyeceksin ki, çünkü biz zayıfız, bölünmüşüz, örgütsüzüz, teçhizatımız yetersiz. İyi de niye zayıfız? Niye Batı'nınkiler kadar güçlü silahlar üretmekten aciziz? Sanayimiz niye geri? Sanayi Devrimi niye bizde değil de Avrupa'da gerçekleşti? Niye biz az gelişmiş, zayıf ve bağımlı ülkeler olarak kaldık? Başkalarının suçu, başkalarının suçu diye hiç durmadan yenileyebiliriz. Ama er geç kendi eksikliklerimizle, kendi kusurlarımızla, kendi sakatlıklarımızla yüzleşmemiz gerekecek. Er geç kendi yenilgimizle, bizimki gibi bir medeniyetin uğradığı devasa tarihsel bozgunla yüzleşmemiz gerekecek.''
Sayfa 321·Kitabı okudu
''O (Attila), göçmenin ilk örneğidir. Ona, 'Artık bir Roma yurttaşısın deselerdi, bir togaya sarınır, Latince konuşmaya başlar ve imparatorluğun silahlı kuvveti olurdu. Ama ona: 'Sen bir barbar ve dinsizden başka bir şey değilsin!' dediler ve o da ülkeyi yakıp yıkmaktan başka bir şey düşlemez oldu.''
Sayfa 310·Kitabı okudu
...kendi geçmişimi yeniden oluşturmak için elimin altında bulunan malzeme gerek sakladığım belgeler gerekse kişisel anılarım bakımından işitilmemiş bir zenginliğe sahip. Benim dramım bundan değil, iç dünyamı herkese açık yazılarımdan, sanki onların değerini azaltacakmış gibi, uzak tutan o zihinsel sakatlıktan kaynaklanıyor.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Gözlerini sahte bir dehşet ifadesinde açıp ''Yoksa beni yargılıyor musunuz?'' diyen insanlara çok kızarım. Tabii ki yargılıyorum sizi, hem de durmadan yargılıyorum. Vicdani olan her varlık yargılama hükümlülüğüne sahiptir. Ama benim verdiğim hükümler ''sanıklar''ın varoluşunu etkilemiyor. Takdir ediyorum veya takdirimi geri çekiyorum, nezaket ayarı yapıyorum, ek kanıtlar ortaya çıkıncaya kadar dostluğumu askıya alıyorum, uzaklaşıyorum, yakınlaşıyorum, yüz çeviriyorum, cezayı tecil ediyorum, her şeyin üstünden sünger geçiriyorum-veya öyleymiş gibi yapıyorum. Muhataplarımın çoğu bunların farkına bile varmıyorlar.
Sayfa 66·Kitabı okudu