Bilge

Çocuklarını istismar eden ana babalara yalnızca "katı" denildiği, iliklerine kadar sömürülen kadınların ruhsal yaralanmalarına "sinir krizi" adı verildiğ; sımsıkı korselere sokulan, sımsıkı gemlenen ve sımsıkı dizginlenen kız ve kadınların "edepli", "zarif" görüldüğü bir zamandı ve hayatın sayılı anlarında yakalarını kurtarmasını beceren diğer kadınlar ise "kötü" damgası yediler.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Uzun vadede, Adem ve Havva'nın tüm evlatları yitik çocuklardır.
Sayfa 457·Kitabı okudu
''Laikliğe varıncaya dek inançlı olan da, ateizme varıncaya dek dindar olan da Batı'dır. Burada, Doğu Akdeniz'de inançlarla değil, aidiyetlerle ilgilenilir. Dinlerimiz ve mezheplerimiz birer kabile, dinsel gayretimiz de bir milliyetçilik biçimidir...''
Sayfa 442·Kitabı okudu
''Umutsuzlukta haklı çıkacağımıza, umutta yanılalım.'' ''Bu özdeyiş sana mı ait?'' ''Bir yaşam kuralı değil, sadece bir dürüstlük şartı. Hiç bir zaman barış gelmez, insanlar bir arada yaşayamaz deyip, kollarını kavuşturup bıyık altından gülerek felaketi beklemek, tufan gelip çattığında da ''Ben söylemiştim, biliyordum'' demek çok kolaycı bir yaklaşım. Dünyanın bu kısmında felaket tellallığı yapan, geleceğin kendisini haklı çıkaracağından aşağı yukarı emin olabilir. Önümüzdeki on yıl içinde bir savaş çıkacak kehanetinde bulun, hayat seni yalanlamaz. Şununla şu birbirini öldürecek de, büyük ihtimalle bunu yapacaklardır. Risk almak istiyorsan, kehanetlerin tam zıttı yönde olmalı.''
Sayfa 329·Kitabı okudu
''İki tarafta kusurlu demek, mutlaka yüzde elli-yüzde elli manasına gelmez. Esas şu manaya gelir: Niçin ötekilerin kazanıp, bizim kaybettiğimizi anlamaya çalışalım. Ülkelerimizi istila ettiler, işgal ettiler, bizi aşağıladılar. Aklıma gelen ilk soru şu: Bunları yapmalarını niye engelleyemedik? Yoksa biz şiddet karşıtıyız da ondan mı? Hayır, değiliz. O zaman nasıl oldu da bizi istila edip, boyun eğdirip, aşağılayabildiler? Bana diyeceksin ki, çünkü biz zayıfız, bölünmüşüz, örgütsüzüz, teçhizatımız yetersiz. İyi de niye zayıfız? Niye Batı'nınkiler kadar güçlü silahlar üretmekten aciziz? Sanayimiz niye geri? Sanayi Devrimi niye bizde değil de Avrupa'da gerçekleşti? Niye biz az gelişmiş, zayıf ve bağımlı ülkeler olarak kaldık? Başkalarının suçu, başkalarının suçu diye hiç durmadan yenileyebiliriz. Ama er geç kendi eksikliklerimizle, kendi kusurlarımızla, kendi sakatlıklarımızla yüzleşmemiz gerekecek. Er geç kendi yenilgimizle, bizimki gibi bir medeniyetin uğradığı devasa tarihsel bozgunla yüzleşmemiz gerekecek.''
Sayfa 321·Kitabı okudu