Bilge

Fahişenin Arap Prensi Olduğu Gerçeği
Yumuşak lüks yatakta geri çekilip bedenimi benden uzaklaşmaya bıraktım.Hâlâ genç ve erdemliydi;geri çekilecek kadar güçlü,karşı koyabilecek kadar iradeliydi.Adamın yaşamının nice yılıyla ağırlaşmış terden sırılsıklam bedeninin göğsüme abandığını hissettim.Yıllar boyu gereksinmelerinin ötesinde,açgözlülüğünü doyurmak için yemekten şişmanlamıştı. Her hareketinde aynı aptal soruyu yineliyordu: "Zevk alıyor musun?" Gözlerimi kapayıp, "Evet," diyordum.Her seferinde mutlu olup aptal gibi seviniyor, kısık sesle aynı soruyu yöneliyordu;ben de her seferinde aynı yanıtı veriyordum: "Evet." Giderek aptallığı,buna bağlı olarak da zevk aldığıma olan inancı arttı.Ne zaman evet desem aptal gibi seviniyordu,bir an sonra bedenini daha büyük bir ağırlıkla üstümde hissediyordum.Artık dayanamadım,tam sorusunu yinelemek üzereyken öfkeyle bağırdım: "Hayır!" Parayı uzattığında müthiş kızgındım.Paraları kaptığım gibi görülmemiş öfkeyle paramparça ettim.Prens bütün paraları parçalandığımı görünce,gözleri fal taşı gibi açıldı. "Sen cidden bir prensesmişsin.Nasıl oldu da baştan inanmadım?"dediğini işittim. Öfkeyle,"Ben prenses değilim."dedim. "Başta fahişe olduğunu sanmıştım." "Ben fahişe değilim.Ama çocukluğumdan beri babam,amcam,kocam,hepsi bana bir fahişe olarak büyümeyi öğrettiler." "Yaşam sana öldürmeyi öğretti mi?" "Elbette." "Şimdiye kadar kimseyi öldürdün mü?" "Evet." Bir an yüzüme bakıp güldü: "Senin gibi birinin adam öldürebileceğine inanamam," dedi. "Neden?" "Çünkü çok yumuşaksın." "Kim demiş yumuşak insanlar adam öldüremez diye?" Yeniden gözlerime bakıp güldü ve, "Senin bir sineği bile öldürebileceğine inanmam," dedi. "Sinek değil ama, adam öldürebilirim." Bana bir kez daha, bu sefer kaçamak bir bakışla baktı ve, "Buna inanamam," dedi. "Doğruyu söylediğime seni nasıl
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir. Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.
Sayfa 416 - Erich Auerbach "Kötünün Zaferi"·Kitabı okudu
Edebiyat
"Saklanıyorum" demek aslında doğru değil: Beni bulamayacakları yerde tek başıma kalıyorum.
Sayfa 185 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
İnsanları sınırlayan tanrılar değildir. İnsanları sınırlayan, insanlardır.