Yavuz Yıldırım

Yavuz Yıldırım
@kitapcilgini36
Az insan çok huzur.atlar ,kitaplar ve doğa.. Biz burada hep yalnızız..
ANKARA
53 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Ne kadar uzak bir o kadar derinindesin...
Anlaşıldı.. Senin bana geleceğin yok.. Ben yine, sana gidiyorum bu gece... Kaç gece ötemde sin ki, Yürüdüğüm bu ıslak kaldırımlar bitmek bilmiyor.. Sokağının sıcaklığında unutuyorum üşümeleri mi, Sana yürüdüğüm şehirler bitmek bilmiyor.. Yüreğim yoruluyor, umudum yoruluyor, Ama bu yürek, senden vazgeçmiyor...Biliyor musun.. Kimi zaman, üşümüş penceremden geliyorum sana.. Bütün sahipsiz yıldızları, sahipleniyorum ikimizin adına.. Masamda sensiz demlenen çay, sönmek bilmeyen sigaram.. Seni yudumluyor, seni içiyorum, uzaklarda olsan da.. Geceme yıldız sen, çayıma şeker sen, dudağıma tütün sen...Bazen.. Üşüyen nefesimi ısıtıyorum, ruhumun sana soyunmasıyla.. Teninden usulca akıyor, nefesim, ellerim, yüreğim.. Titreyen ellerimle yazıp, üşüyen nefesimle okuyorum bedenini.. Mum misali, sende yanıp, sende sönüyorum gecenin koyunda.. Mahşer ime günah sen, yüreğime cennet sen.. Adını sahipsiz yıldızlarla yazdım, karanlık gecelerime.. Ömrümün de, gecelerimin de adı sen...
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·680 syf.·
2023 6. kitabı
Fernando Pessoa
8.4/10 · 14,5bin okunma
Puan vermedi·1552 syf.·
2023 5. kitabı
Alexandre Dumas
9.4/10 · 37bin okunma
Uzaksın...
Ben ki devrik ,imlasız .. öznesiz bir cümleydim. Sadece anlamak için cabalayan varsa.. Ve anlaşılınca değer kazanacak bir cümle. Sana şiir olmaya kalktım. Aklımda bir oda,gönlümde bir ev inşa ettim. ıssız bir dağda yolu izi olmayan bir yerde. Manzarası yalnızca sen olan bir ev. Şimdi o kadar çok özledim ki .. Yüreğim kapıda kalan çocuk misali Çaresiz, ağlamaklı ve yalnız.. Oysa o evde seninle olmak vardı Bir kapı gıcırtısı yada eski bir dolap.. Seninle sen olmadan yaşayabilmek.. Artık çokça hüznüm, kırgınlığım.. Ve içimde hiç bitmeyen hasretin var. her gün daha da çok...
AŞK dediğin beklemektir Ey Sevgili! Kays gibi mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek. Bekleye bekleye gözden olmak sözden olmaktır ve beklemek dünyanın en asil eylemidir. AŞK yanmaktır ey sevgili! Yanıp kül olmakmış! Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren. Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; “Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam.. Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin! Beklemek bedel ödemekse eğer hala ödüyorum o bedeli bilesin! AŞK vazgeçmektir Ey Sevgili! Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek Yar’ dan gayrısından, cümle cihandan, yemeden, içmeden, uykudan, uyanıklıktan vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince, senin için senden vaz geçmişim bilesin. AŞK bilmektir Ey Sevgili! Bir tek yârı bilmek onu candan daha aziz bilmektir. ondan gayri bildiklerinin hiç bir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir. Onun selamı ile gelen bela olsa eyvallah celle celaluhu diye bilmektir. Kızmana, gülmene, gitmene hepsine eyvallah bilesin. AŞK susmaktır Ey Sevgili! Onun güzelliğini iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelamın, kalemin, sözün tükendiği yerde manayı sessizliğe yükleyip susmaktır. Artık sustum Ey Sevgili bilesin. AŞK dediğin susup beklemektir AŞK dediğin!… Mevlana.