Şu an storytelden Nihan Kaya'nın Çatı Katı adlı Öykü kitabını dinliyorum henüz ilk bölümdeyim bu bölümde dinlediklerimin çoğu pek çok kız çocuğu ve kadın tarafından bu ülkede yaşanan yaşatılan şeyler çoğunu hepimiz hissetmişizdir değişik zamanlarda diye düşünüyorum .Şöyle bir noktaya değinmek istedim aslında herkes her cins kendi üzerine düşen görevini tam yaptıktan sonra bu tip sorunların çok da olmayabileceği gibi bir düşünce içindeyim .Günümüz toplumunda tabii ki kadın erkek aynı telaş ve koşturmanın içinde bazı görevler sadece kadının ya da erkeğin olarak sınıflandırılmamalı da belki ama kadının kadın olarak erkeğin erkek olarak yapması gerekenler de çok değerli ve kıymetli bunun baskı yoluyla değil zorlamayla değil içselleştirerek de değil olması gereken kadarıyla olması gerektiğini düşünüyorum, yani sen kadınsın sana bunlar dayatıldığı için yapmak zorunda mısın ayrı bir sorun. Ama sen kadınsın erkek de yapsın Sen yapmak zorunda değilsin demek de bir sorun burada. Adalet duygusu eşitlik vicdan devreye giriyor diye düşünüyorum Elbette ki farkındalığımız olmalı ve artmalı bu farkındalığımız Tabii ki okuduklarımızla ailemizle de birlikte devam ediyor içimizde doğruyu yapmak doğruyu görmek tek değil. Aslında doğru tek değil bir tane doğru yok. Herkesin yaşantısında farklı doğrular olabilir A kişisinin doğrusu B kişisinin doğrusuyla eşit olmayabilir aynı olmayabilir Onun için bana dayatılıyor yapmıyorum inatıyla mecburum yapıyorum ve bu da toplumda yokum hissi bence detaylı bir şekilde düşünülüp değerlendirilmeli. Hayat kadın ve erkek birlikteyken var ve bu kadın ve erkeğin birlikteliğinden hayat bulan çocuk da her iki tarafın eşit adaletli vicdanlı bir şekilde hayatı ortak paylaşması sonucunda doğru ve güzel büyüyecektir diye düşünüyorum Bununla ilgili görüşleriniz
Yazarın ilk kitabı olması beni çok heyecanlandırdı. Yazarın kitaplarını okumak çok keyifli. Akıcı bir dili var ancak ilk kitabı olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum ki diğer kitapları kadar büyülü olmayabilir. Yine de ilk kitap olması nedeniyle okunmalı diye düşünüyorum. Rüzgarın Şarkısını Dinle
Yazarın kısa da olsa anlamlı bir yaşam sürüp her günün tadına varılabilecek mi temalı kitabını okumak beni oldukça etkiledi. Üzerine düşünebileceğim pek çok konu ile yüzleşme fırsatı buldum. Hem danışanlarının, hem de kendi duygularını aktarışı çok değerli. Kitabın arkasında da değinildiği gibi gerçek hikayelerden yola çıkılarak yazılmış bu eser, zorlukları ve tatlı anlarıyla yaşamı bir bütün olarak kabullenmeyi bize en çarpıcı örneklerle göstermekte .Her öykü tekrar okunduğunda bize farklı bir bakış açısı kazandıracaktır diye düşünüyorum. Kişinin kendini bulma yolculuğunda değerli bir başucu kaynağı.
Kitabın yirminci sayfasında insan başkalarının eylemlerinin sonuçlarını bilmeyebilir ama kendi eylemlerinin tüm olası sonuçlarını bilir diyor . Bu noktada eylemlerimizin sonuçlarını biliyor olmamız aslında gelecekte yaşayacağımız hayat ile ilgili bugün yaptığımız her davranışın bize nasıl geri dönüş yapacağını biliyor olmamız demek değil midir? Bu durumda yaşadığımız an geleceğimizi belirliyorsa ve bu yaşadığımız anda yaptıklarımız bizi gelecekteki biz yapıyorsa bu durumda tüm geçmişi bilerek geçmişe dönmemiz aslında pek bir şey ifade etmeyecektir. Çünkü aslında o an yaptıklarımızın sonucunda geleceğin ne olacağı da belli değil midir bir noktada. Spor yapmamız gerektiğini bildiğimiz halde yapmamamız doğru besinlerin ne olduğunu bildiğimiz halde yanlışlarla beslenmek, kitap okumanın faydalarını biliyorken okumamak,yapılması gereken her şeyi ertelemek ve sonuçları için başka şeyleri suçlamak ,basit zevklerle ilgilenip bizi geliştirecek olan şeylere yönelmememiz de bu değil mi aslında .Şu an var olduğumuz anda yaşadığımız her neyse geçmişteki kararlarımızla alakalı Eğer biz geçmişteki kararlarımızın olası sonuçları hakkında aslında tam bir bilgiye sahipsek geleceğimizi nasıl olacağını da aslında önceden biz belirlemiş oluyor ve biliyor oluyoruz. Bu noktada kitap sorgulayıcı düşündürücü bittikten sonra da akıllarda kalıcı onun için herkese öneririm.Keyifli okumalar... :)