Merve

Merve
@kitapdostubirisi
Arşı geç, ferşi atla, sidreyi aş, Gör ne var maverada ibrethîz/ Peyami Safa -Yalnızız Bir SİMERANYA tasavvurunun peşinde ..
Hovardalar Alemi Burdur/Çavdır
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2025 22:23
Yazar Osman Özarslan'ın Hovarda Alemi eseri "Taşrada Eğlence ve Erkeklik " başlığı altında kaleme aldığı bir sosyolojik saha araştırmasıdır. Sosyoloji disiplini için nitel araştırma yöntemlerinden mülakat tekniği tercih edilerek ve katılımlı gözleme başvurarak metin oluşturulmuştur. Metin bir yüksek lisans tezine eklenerek oluşturulmuştur. Taşra araştırmaları günümüzde oldukça zayıf bir literatüre sahiptir. Yazar da çalışmanın özellikle teorik bölümünü yazarken bu sebepten ötürü zorlandığını dile getirmiştir. Çalışmanın örneklem alanı, Burdur'un Çavdır ilçesidir. Çavdır özelinde taşradaki erkeklerin taşra sıkıcılığından kurtulmak adına gece hayatına, gazinolara gidip bankalara borçlanmak, iflas etmek ve eş- çocuklarını mağdur etmek pahasına paralarını konsomatrislere yedirerek gövde gösterisi yapmaları anlatılır. Kitabın üçüncü bölümünde taşra gece eğlencesinde üç tip erkeklik modeli paylaşılır. Bunlar: paralı, belalı, yakışıklı. Belalı tipin bir de çakma versiyonu vardır ki o kavgada kazara kahraman olmuştur. Çalışmada bölüm sonlarında ve alt başlıkların sonlarında kısa birer özetleme bölümü verilmiştir. Ancak bu özetlere çok gerek olmadığı kanaatindeyim. Oldukça açık ve akıcı bir dille yazıldığı için ve alt başlıklar arasında bağlantıyı koparacak kadar uzun bir mesafe olmadığı için böyle bir özetleme olmasa da olurdu. Bu noktada tekrara düştüğünü söylemek mümkün. Çalışmada şu hususa dikkat çekilse veya daha fazla değinilse dediğim nokta şu oldu; rızıklarını gece hayatında yiyen ve kendilerini türlü zorluklarla baş başa bırakan kocalarına karşı eşleri (kadınlar )bu süreci nasıl idare ediyor? Yazar kadınları görüşmeyi ikna etmenin zor olduğunu söyleyerek bırakmış olsa da bu noktadan apayrı bir tez çıkabileceği kanaatindeyim. Çalışmada mülakat görüşmelerinin ardından
Hovarda AlemiOsman Özarslan · İletişim Yayıncılık · 201688 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Küçük Ağaç'ın Eğitimi/Sevginin Gücü
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2025 13:34
Yüreği atan bir kitap okuduğuma inanıyorum bu kitapla beraber. Öyle doğal, öyle sıcak , öyle samimi ve öyle çok acılı.. Kitabı Küçük Ağaç'ın dilinden okuyoruz..Ana karakter olan Küçük Ağaç, bir Çeroki Kızılderilisidir. Dört yaşındayken babası beş yaşındayken de annesi ölmüştür. Küçük Ağaç, kendisini çok seven ve eğitmeye gönüllü olan büyükbaba ve büyükannesinin yanında dağlarda büyür. Sevginin gücünün anne ve babasız bir çocuğu nasıl iyileştirip güçlendirdiği aşikardır.Doğayla iç içe mücadeleci bir mizaca sahip olan Küçük Ağaç aynı zamanda da çetin koşulların dilini de öğrenir. Bitkileri, mevsimleri, çeşit çeşit hayvanları tanır ve mücadeleyi öğrenir. Küçük Ağaç büyükbaba ve büyükannenin kendisine öğrettiği üzere kanaatkar bir yaşama sahiptir. ihtiyaçtan fazlasını biriktirmenin hastalık olduğunu bilmektedir. Hep daha fazlasını istemek insanı tüketmektedir. Bu hikaye Küçük Ağacın hikayesidir. Aynı zamanda bu hayatı etkileyen en önemli çizgi, beyaz adamın, çıkar için her fenalığı yapabilecek siyasetçilerin çıkardığı savaştır. Beyaz adamın neredeyse yok ettiği yerli kabile Çerokiler, ötekileştirilmiş, dışlanmış insanlardır. Birbirine tutunarak yaşamaları kıymetli bir mücadeleyi tüm boyutlarıyla gözler önüne sermektedir. Bu çalışma, en temelde eğitimin ailede başladığının, eğitim için en kıymetli kurumun evvela aile olduğunun, sevmenin ve sevilmenin çocuk eğitiminde ne kadar etkili olduğunun, tabiatla iç içe yaşamanın insanın fıtratıyla ne kadar uyumlu olduğunun bir göstergesi niteliğindedir..
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,7bin okunma
Peynir ve Kurtlar/Kurtlu Peynirler
Puan vermedi·214 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 21:36
Bu çalışma, 16. yüzyılın sonlarında İtalya’nın bir dağ köyünde yaşayan değirmenci Demonico Scandella hikâyesini işlemektedir. İsmini herkesin Menocchio dediği değirmenci yaşadığı çağın genel halinden ve kabullerinden farklı bir çizgiye sahip bir taşralı olarak karşımıza çıkmaktadır. Menocchio’nun birçok taşralının aksine okuma-yazma bilmektedir ve okuryazarlığı onu çağının ötesine taşımaktadır. Bu çalışmada, insanların din, Tanrı, yaşamın kaynağı ve yaradılış üzerine düşünüp ifade etmeye yönelik bir Cesaret bulamadıkları bir çağda Menocchio bütün tehlikelere rağmen engizisyonda yargılanıp, tezlerinden yine de vazgeçmemiştir. Menocchio'nun bir felsefe sahibi olması ve görüşlerine bağlılığı çok etkileyicidir. Sembolik ve imgesel bir noktaya tekabül eden peynir ve zamanla peynirde oluşan kurtlar, değirmencinin hikayesinde önemli mesaj taşıyıcılardır. Fikri dünyası oldukça geniş ve gelişmiş olan değirmenci bunu Kutsal kitapları ve bağlantılı metinleri okuyup üzerinde tefekkür etmeye bağlamaktadır. “Peynir ve Kurtlar” kitabı Bologna Üniversitesi Öğretim Üyesi Carlo Ginzburg’un mahkeme kayıtlarından elde ettiği bilgiler vasıtasıyla ortaya çıkmıştır. Bu eser, Mikro Tarih araştırması tarzında kaleme alınmıştır..Karanlık çağ olarak görülen ortaçağın taşrasının gizemlerini açığa vuran bu notlar, farklı bir kategoride incelenmeyi hak etmektedir. Çalışma birbiri arasında bir bağlılık bulunmayan altmış iki bölüme ayrılmıştır. Ancak bölüm başlıkları kitap içerisinde belirtilmemiş bunun yerine numaralar kullanılmıştır. Bu noktada okumak biraz zorlaşmış olsa da metnin içeriğine gölge düşürecek kadar değildir.
Peynir ve KurtlarCarlo Ginzburg · Metis Yayınları · 2021889 okunma
Dil Belası - Dilin Afetleri
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2025 20:51
İnsanı diğer canlılardan ayıran ve hayatını şüphesiz en kolaylaştıran yetisi olan dil yetisinin, aynı zamanda dünya ve ahiret hayatı için en büyük imtihanı da olduğunu hatırlatan bir eser. İnsan için anlaşmaya, anlaşılır olmaya aracı bir organın insanı uçurumlara sürükleyişini okuyoruz. İnsana hâl dilini de sorgulatan bir çalışma olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. "Bu gidiş nereye ey nefsim?" diye haklı bir soru soruyorsunuz nefsinize, o da size diyor ki "diline bak, haline bak! " Ne de çok konuşuruz. Susmak bilmiyor dillerimiz. Düşünmeden , tartmadan, sözümüze hakikat lezzetini katmadan, dur durak bilmeden konuşuyoruz.Sustuklarımızdan tanısak mı artık önce kendimizi sonra birbirimizi.. Dilini muhafaza eden kurtulur. Susan Kurtulmuştur.. Dilin Afetleri bu çalışmada genel 20 başlık altında işlenmiş: 1.Boş Şeyler Konuşmak 2. Fuzuli Konuşmak 3. Batıl Konuşmalara Dalmak 4. İtiraz ve Münakaşa Etmek 5. Husumet (Düşmanlık) Beslemek 6.Konuşmayı Gösterişli Yapmak 7.Çirkin Sözler Söylemek 8. Lanet Etmek 9.Şiir Söylemek 10.Şaka Yapmak 11.Alay Etmek 12.Sır İfşa Etmek 13. Yalan Vaatte Bulunmak 14. Yalan ve Yalan Yere Yemin Etmek 15.Gıybet 16. Dedikodu 17.Herkesin Arzusuna Göre Konuşmak (İki Yüzlü Olmak) 18.Aşırı Övgü 19.Hatalı Konuşmak 20.Allah'ın Sıfatlarından Sormak Hadisi şerifler ve Sahabelerin sözlerinden alıntılar ile birlikte zenginleştirilmiş olan bu çalışmayı herkesin okuması gerektiğine inanıyorum. Kendi nefsimize bir muhakeme imkanını ölmeden evvel sunuyor. Son zamanlarda susmayı bilmediğimizi düşünüyordum. Şimdi güzel, iyi , doğru konuşmayı da bilmediğimizi fark ettim.
Dilin Afetleriİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 201617,1bin okunma
Dostumla benim kitabım olsun ...
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 22:35
Dostluk Üzerine Dostluğu öyle güzel anlatmış ki benzer duygularla sevip değer verdiğim bir dostum olduğu için anlamak çok şükür ki zor gelmedi bana. Kendisi benden suç teşkil eden ve ahlak dışı bir istekte bulunmadığı sürece onun için o daha istemeden her şeyi yapabilirim. Yazar da bunu söylüyor, dostların birbirinden isteyebileceği şeylerin sınırı vardır diyor. Marcus Tullius Cicero dostluk kavramının temeline erdemi koyuyor. Erdem dostluğu ayakta tutan ve besleyen bir gerçekliktir. Dostluk çıkar ilişkilerinin çok dışındadır ve yalnızca iyi insanlar birbirilerine dost olabilir. Cicero bu çalışmayı genç yaşta vefat eden dostu için kaleme almış. Ne de iyi etmiş..
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,395 okunma