Bugün akşam üzeri bir arkadaşım aradı, evlilik hazırlığında olan fazlaca heyecanlı ve tezcanlı bir arkadaşım. Aradığı dakikalarda ben ailemle birlikte bir kargaşanın ortasından yeni çıkmıştım. Nefesimi daha tam toparlayabilmiş değildim ama telefonunu açtım. Birkaç bir şey söyledikten sonra, biliyor musun çok kötü şeyler oldu, ağlamak üzereyim dedi. İnsan böyle bir girişe daha farklı bir şey bekliyor doğrusu. Ne oldu dedim, "kendime elbise aldım, bedenime uymadı değişim için gönderdim, bir kaç saat muhatap bulamadım, istediğim güne yetişmeyecek, o a uygun şal rengi bakacaktım, ağlamak üzereyim" dedi. Nasıl tepki vereceğimi bilemedim. Bazen alay mı ediyorlar bilemezsiniz ya öyle işte.Dert dediği şeyin sıradanlığına ve kendi hayat çizgimin zikzaklarına, engebelerime, kederlerime baktım. Yani bazen sıkıntısızlıktan sıkıntı üretmeye çalışıyorlar gibi hissediyorum. Bu dünya için fazla konforlu görünüyor hayatları doğrusu.. Sonra sakinleşip düşündüm ve dedim ki demek O, o kadarını kaldırabiliyor.. Herkesin kapasitesi dimağı farklı..
Kor Dergi Yaz Sayısı ile yayımda.. birbirinden güzel çalışmalar mevcut.. Bendeniz de ufak bir katkı sunmuş oldum.. Okurlarımıza emanet..🍃
Kor Dergi - Sayı 2 (Yaz 2026)
Kor Dergi Yaz Sayısı ile yayımda.. birbirinden güzel çalışmalar mevcut.. Bendeniz de ufak bir katkı sunmuş oldum.. Okurlarımıza emanet..🍃
Kor Dergi - Sayı 2 (Yaz 2026)
Kadim dostum, dinle beni, bir garip haldeyiz.
Sıcak odalardan, soğuk sokakların çıplak ayaklı çocuklarına sabır telkin eder olduk. Elimize sıcak çayımızı alıp ayağımıza gün patiğimizi giymiş vaziyette, evsiz-barksızlar için dua ediyoruz; Rabbim onlara da ver!.. Bazen bütün aç köpekleri doyurabilecek ve hatta kusturabilecek kadar tok oluyoruz. Bakma böyle söylediğime, bir yetime kırıntı ikramından bile uzağız. Günü sağ bitirebildiğine şükredenler arasında, zamanı yetiremiyor olmaktan şikayetçiyiz. Yanlış anlama, pek öyle faydalı gayretlerimiz falan yok. Ekranların yarısını yukarıdan aşağıya indiriyoruz, geri kalan yarısını yukarı itekliyoruz. Başparmağımız en çok çalışan organımız. Anlam ifade etmemeye başladı ibret alınır sandığımız pek çok şey, anlamıyoruz. Her gün zulüm görüyoruz, ağlayamıyoruz.