2025 yılında şimdiye kadar okuduğum belki de en iyi kitap olan Daisy Darker'ı nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Çok beğendim ve bu kitabı aşabileceğimi sanmıyorum. O kadar fazla yerin altını çizdim ki hepsini paylaşmam mümkün değildi.
Daisy'e kendisini anlatması için bir şans verildi ve o da anlattı:
Aile bağları pek de kuvvetli olmayan Darker ailesi, ninelerinin 80. yaş günü için bir gelgit adasında bir araya geliyor. Gelgit başladığında sular çekilene kadar dünyanın geri kalanıyla bağlantıları kopuyor ve bu süre zarfında evde bir cinayet işleniyor. Sonra bir tane daha. Aile üyeleri teker teker avlanırken geçmişin kirli sırları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor.
Kitap boyunca "Katil kim?" diye düşünüp duruyoruz ama daha da çarpıcı olanı, Darker ailesinin asla "aile" olamayışı ve karanlık geçmişi.
Ailesine sahip çıkamayan ve bencilce isteklerinin peşinden giden bir babayı,
Kızlarına sevgisini eşit ölçüde veremeyen bir anneyi,
Şımartılan ve bunun sonucunda asla bir yetişkin olamayan Lily'i,
Kardeşine yeterince sahip çıkamayan Rose'u,
Korkunç bir hata yapan Conor'u,
Ve en önemlisi ötelenen, görmezden gelinen, fark edilmeyi bekleyen ancak ninesi dışında hiç kimsenin fark etmediği Daisy'i okuyoruz bu kitapta.
Beni en çok etkileyen alıntılardan biriyle bitirmek istiyorum:
"Hayat, bir tercihler silsilesinden ibaret. Her gün karşımıza çeşitli seçenekler çıkıyor, bazı tercihler yapıyoruz ve sonra pişman oluyoruz. Doğruyla yanlış arasında bir tercih yapabilmek insan olmanın en temel kısımlarından biri."
10/10 mutlaka okuyun