Modern zamanlarda Avrupa'da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları...
Aynı ırktan gelen, aynı dili konuşan iki kişinin sadece dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci diğeri ise Hristiyan Sırp'tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kıza aşık olmuşlardı. Bu iki genç, güzeller güzeli Suada'ya aşklarını ilan ettiler. Sadece gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise "Kalbimde iki kişiye yer yok" cevabını almıştı.
Takvim yaprakları 6 Nisan 1992'yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere... Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgarda adeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu... Sonra da kader onu bir zamanlar "hayır" dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış "Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?" demişti.