İbn-i Haldun, yüzlerce yıl öncesinden Keynesyen düşünceye önderlik edecek şekilde her talebin kendi arzını yarattığını öne sürer. Talebi yüksek olan malların fiyatlarının yüksek olduğunu, talebi düşen malların fiyatlarının da düştüğüne değinerek arz ve talep yasalarının ilk ifadesini ortaya koyar.
Devleti yönetenlerin ticaretle uğraşmasını doğru bulmaz. Ona göre bunun sonu halka zulüm yapılmasına kadar gider.
"Bu kitap yazıya geçebilmiş bazı seferberlik hikayelerinden bahsediyor; ama siz onu "seferberlik halleri" diye okumalı ve anlamalısınız."
Seferberlik, savaş durumunda ülkelerin ilan ettiği haldir. Sadece silahlı kuvvetler arasında olmayan halkı da kapsayan durumlara denmektedir.
Yani tüm bu mücadelenin, yaşananların, cephe boyutu olduğu gibi bir de cephe arkasında kalanların yaşadıkları vardır. Bilmediğimiz, denilebilir ki hiç biri kolay değildir.
Seferberlik Hikayeleri Bayburt yöresinde yaşananları ele alan bir kitap. Savaşın izleri, çekilen türlü sıkıntılar, doğanın zorlu şartları yoksulluk, açlık, binbir zorluk içinde bir de hasret çekenlerin hikayelerini anlatıyor. Okumak ise bizim boynumuzun borcu olmalıdır.
Hacmi itibariyle küçük görünen bu kitap içinde yazanlar ile geçmişe ışık tutan, her bir sayfası yürek burkan hikayelerle dolu. Aralarına koyulan fotoğraflarla da zenginleştirilmiş bir emek ve vefa örneği.
Yazarımızın yaşadığı yerin tarihine olan duyarı, bir eczacı olarak ise bu uğraşının takdire şayan olduğunu söylemek isterim.
Cümle geçmişimize binlerle rahmet..
Kitabı okumama vesile olan Kitap Şuuru 'na da çok teşekkür ederim.
#kitapşuuru
Bir kere daha anladım ki, bir çok Anadolu şehrinde olduğu gubi Bayburt'ta da köyden veya şehir merkezinden hangi aileyle konuşsanız, aile büyüklerinden en az birinin yaşadığı hüzünlü bir seferberlik hikayesi anlatırlar size. Her evde ya bir şehit, ya bir gazi bulursunuz; ya da bunlardan bir iz vardır insanlarımızın hafızalarında...
#KitapŞuuru