Ayşe Gül Sezgin

Ayşe Gül Sezgin
@kitapmabedi
Puan vermedi·296 syf.·
2026 4. kitabı
Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazı kitaplar ise insanın kendi hikâyesini yüzüne tutar. Gece Yarısı Kütüphanesi benim için ikinci türden oldu. Eskiden içimde hep “keşke”ler vardı. Olmayan şeyler için… Olan ama başka türlü olsaydı dediğim şeyler için… Verdiğim kararlar, vermediğim kararlar, kaçırdığım ihtimaller… Nora’nın sayısız alternatif hayatı deneyebilme ihtimali ilk başta bir lütuf gibi görünüyor. Kim istemez ki? “Acaba şunu seçseydim ne olurdu?” sorusunun cevabını bilmek… Ama sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki mesele daha iyi bir hayat bulmak değil; bulunduğun hayatla barışabilmek. Kitapta Nora’nın fark ettiği gibi: Olmamız gereken tek bir kişi var. Hissetmemiz gereken tek bir varoluş var. Her şey olabilmek için her şeyi yapmamız gerekmiyor; çünkü zaten sonsuzuz. Yaşadığımız her an sonsuz olası geleceğe gebe. Bu yüzden bu hayattaki insanlara iyi davranmalıyız. Arada bir başımızı kaldırıp yukarı bakmalıyız; çünkü nerede olursak olalım gökyüzü her daim sonsuz. İşte o sonsuzluk fikri beni en çok rahatlatan şey oldu. Eskiden içimdeki pişmanlıklar ağırdı. “Keşke”ler kalabalıktı. Ama bu kitapla birlikte o kelimenin yerini yavaş yavaş başka bir cümle aldı: “Demek ki hayırlısı böyleymiş.” Olmayan bir şey için artık şöyle diyebiliyorum: Demek ki benim için iyi olan buymuş, o yüzden olmamış. Olan bir şey için de: Demek ki bunu yaşamam gerekiyormuş. Ve bu düşünce insana tuhaf bir hafiflik veriyor. Sanki omuzlarından görünmez bir yük kalkıyor. Gece Yarısı Kütüphanesi bana alternatif hayatlar değil, mevcut hayatımla barışmayı öğretti. Geçmişi değiştirmeyi değil, bugünü sahiplenmeyi. Ve belki de en büyük özgürlük bu.
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Reklam
8/10
·256 syf.·
2026 3. kitabı
Agatha Christie okumaya bir yerden başlamam gerekiyordu. Uzun uzun “Hangi kitabıyla başlamalıyım?”, “En iyisi hangisi?” diye araştırmalar yapmadım. Bazen bir yazara başlamak için plan değil, sadece bir his yetiyor. Benim için o his Doğu Ekspresinde Cinayet oldu. Bu kitabı seçerken özel bir hazırlık yapmadım. Ne bir okuma sırası çıkardım ne de beklentimi şekillendiren incelemeler okudum. Belki de bu yüzden kitapla kurduğum bağ daha sahici oldu. Ön yargısız, karşılaştırmasız ve tamamen okur olarak… Hikâye, kapalı bir mekânda geçen klasik bir cinayet kurgusu sunsa da, Agatha Christie bunu çok daha derin bir yere taşıyor. Tren yalnızca bir ulaşım aracı değil; farklı geçmişleri, sırları ve yükleri taşıyan insanların kesişme noktası. Ve Herkül Poirot’nun gözlem gücü, olaylara sadece mantıkla değil, insan doğasını anlayarak yaklaşması kitabın en güçlü yanlarından biri. Okurken sadece “katil kim?” sorusunun peşinden gitmedim. Aynı zamanda adalet, vicdan ve suç kavramları üzerine de düşünmeye başladım. Herkesin aynı ölçüyle mi yargılanması gerekir, yoksa bazı durumlarda doğru olan başka mıdır? Kitap bu soruları cevapsız bırakıyor ama zihinde uzun süre dolaştırıyor. Bu kitap bana şunu hissettirdi: Agatha Christie okumaya başlamak için “en doğru kitap” yok. Doğru zaman, doğru ruh hâli ve biraz merak yeterli. Benim için Doğu Ekspresinde Cinayet, Agatha Christie evrenine açılan sakin ama güçlü bir başlangıç oldu. Bittiğinde sadece hikâyeden değil, yazarın dünyasından da bir tat aldığımı hissettim. Devamını okumak istememe neden olan, tam da bu oldu.
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
Puan vermedi·83 syf.·
2026 2. kitabı
Satranç, kısa olmasına rağmen insanın zihninde uzun süre kalan bir kitap. Sadece bir oyun anlatmıyor; zekâ, yalnızlık, güç ve insanın kendiyle verdiği mücadeleyi de satır aralarına yerleştiriyor. Mirko karakterini okurken Her Çocuk Özeldir filmi geldi aklıma. Dışarıdan bakıldığında “eksik” ya da “yetersiz” görülen ama doğru alanı bulduğunda parlayan insanlar… Mirko için bu alan satranç. Herkesin anlayamadığı bir yerde, sezgisiyle ve içgüdüsüyle olağanüstü bir yetenek sergiliyor. Dr. B. ise bunun tam karşısında duran bir karakter. Bilgiyle, disiplinle ve zorunlu bir yalnızlıkla şekillenmiş bir zekâ… Satranç onun için bir yetenekten çok, hayatta kalma biçimi. Aynı oyunun, iki farklı insanda nasıl bambaşka anlamlar taşıyabildiğini görmek kitabın en çarpıcı yanlarından biri. Kitap bana şunu düşündürdü: Herkes her şeyde iyi olmak zorunda değil. Ama herkesin, kendini tutabildiği ya da kendini kaybettiği bir alan mutlaka var. Kısa ama yoğun, sade ama sarsıcı bir eser. Okurken değil, bitirdikten sonra etkisi artan kitaplardan.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Bazı kitaplar hikâyesiyle değil, verdiği duyguyla kalıyor
8/10
·440 syf.·
2025 118. kitabı
Bu kitap bana şunu hatırlattı: Hayatın yönü bir kez çizilmiyor. İnsan 30’larından sonra da, 40’ında da bambaşka bir yerden yeniden başlayabiliyor. Okuduğum karakter orta yaşlı bir kadındı ve onun değişim süreci bana umut verdi. “Geç kaldım” dediğimiz pek çok şeyin aslında sadece bir düşünce olduğunu fark ettim. Yaş, çoğu zaman sandığımızdan daha az belirleyici; asıl belirleyici olan, insanın içindeki cesaret. Bu kitabı daha önce yarım bırakmış olmamın sebebinin, belki de bu hikâyeden alacağım derse o zaman hazır olmamam olduğunu fark ettim. Şimdi dönüp baktığımda, hikâye çok daha etkili oldu; çünkü çıkarmam gereken dersi alabildiğim bir yerdeydim. Bu kitabı bitirdiğimde geriye şu duygu kaldı: Yaşadığımız sürece hiçbir şey için geç değil. Ve belki de en güzeli, bunu bir nasihat gibi değil, bir hikâyenin içinden hissettirerek anlatması.
Yıldız MasalıKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20141,150 okunma
5/10
·80 syf.·
2025 2. kitabı
Galaktik Trenyolu’nda Gece Vakti, ilk bakışta masalsı ve sakin ilerleyen ama satır aralarında oldukça derin anlamlar taşıyan bir kitap. Giovanni’nin çıktığı bu gizemli tren yolculuğu; yalnızlık, dostluk, fedakârlık ve yaşamın anlamı üzerine düşündürüyor. Okurken zaman zaman bir çocuk kitabı sadeliği hissedilse de aslında anlattıkları çok daha yetişkin. Hikâye boyunca gerçek ile hayal iç içe geçiyor ve insan kendini sessiz bir sorgulamanın içinde buluyor. Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren, insanın kalbine hafif ama derin bir dokunuş bırakan özel bir okuma deneyimiydi
Galaktik Trenyolu'nda Gece VaktiKenji Miyazawa · İthaki Yayınları · 20231,569 okunma
Reklam