Öncelikle bu kitaba, bazı psikoloji kitapları gibi olacağını düşünüp bir önyargıyla başladım. Çünkü “psikoloji” adı altında yazılmış ama aslında kişisel gelişim gibi yüzeysel kalan kitapları pek sevmiyorum. Bu yüzden çoğu zaman Freud okumayı tercih ediyorum.
İnsan Olmak ise beni bu anlamda gerçekten şaşırttı. Dili çok sade ama bir o kadar da derin. Kitap, insanın sadece dış dünyayla değil, kendi iç dünyasıyla da yüzleşmesi gerektiğini çok etkileyici bir şekilde anlatıyor. Özellikle anne-baba olmak, yalnızlık ve kaygı üzerine olan bölümler beni en çok etkileyen kısımlar oldu.
Bir bölüm vardı ki özellikle kaygı kısmıydı… O bölüm beni kişisel olarak çok derinden etkiledi. Çünkü anlattıkları benim hayatımda birebir karşılık buluyordu.
Ben tüp mide ameliyatı oldum; yaklaşık dört–beş yıl önceydi ve bu süreçte ciddi bir kilo verdim. Ameliyat öncesinde sosyal ortamlarda çok yoğun bir kaygı yaşıyordum. Toplu taşımaya bindiğimde, bir düğüne ya da kalabalık bir ortama girdiğimde, hatta bir kafede otururken bile aklımdan sürekli aynı düşünceler geçiyordu: Oturduğum sandalyenin kırılabileceği, insanların görüntümden rahatsız olabileceği… Belki dışarıdan bakınca abartılı gelebilir ama benim zihnimde oldukça gerçek ve yorucuydu.
Kitaptaki o kaygı bölümü, bu düşüncelerin aslında ne kadar insani ama bir o kadar da yıpratıcı olduğunu yüzüme vurdu. Kendimi ilk defa bu kadar net gördüm diyebilirim.
Ameliyattan sonra ise sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da bir dönüşüm yaşadım. Bir noktada şunu fark ettim: insanların benim dış görünüşümden çok kim olduğumla, ne düşündüğümle ilgilenmesini istiyorum. Ve daha da önemlisi, benim de artık kendimi bununla değerlendirmem gerekiyor.
Aynı zamanda kitabın akademik bir dili olması da hoşuma gitti. Freud okurken sık sık “burada ne
Kırmızı Pazartesi
Herkesin bildiği ama kimsenin gerçekten sahip çıkmadığı bir ölüm… Okurken en çok bu kayıtsızlık rahatsız etti beni. Sanki suç sadece Vicario kardeşlerde değil, susan ve görmezden gelen herkeste.
Bazen bir insanı öldüren bıçak değil, insanların sessizliğidir.
Eğer katili ben bulurum derseniz bu kitap sizlik değil,benlikte değilmiş.
Bu ay ki zaman kayıplarımdan ikincisi (bana göre)
E gittim ben