"...herkesin birbirine iktisaden muavi olduğunu farz edelim. kimse kimsenin yardımına muhtaç olmayacak mı? iş sade maddi menfaatten mi ibaret? başkalarının fikirlerine ve tesellilerine de muhtaç olmayacak mıyız?" gözlerini bile kırpmadan uzun uzun düşündü: "ölüm var" dedi, "en zengin adam ölüm karşısında teselliye muhtaçtır ve bu teselliyi verene minnet duyar. bütün insanlar birbirlerine yalnız iktisaden değil, her hususta tıpatıp müsavi olsalar gene bazı zaaf anlarında birbirlerine muhtaç ve minnettar olacaklar."
politikayı diğer insan faaliyetlerinden apayrı sanırsınız. her şeyin aksiyon ve politika olduğunu bilmezsiniz. senin de benim de yediğimiz ekmeğin, içtiğimiz kahvenin fiyatı dünya politikasına bağlıdır. değil bir münevver olarak, alelâde menfaatlerinin müdafaasını ve hesabını düşünen okur yazar bir işçi sıfatıyla politikayı hararetle takip etmelisiniz. sen ne hocalığı yapıyordun? edebiyat, değil mi? felsefe mi yoksa? ister edebiyat, ister felsefe, politikasız olmaz. politika hiçbir şeyden ayrılmaz.
kendimde bir türlü yenemediğim azılı hisler var. ben ruhunu inkâra çalışan ve her duygusunu, her muhakemesini vücudunun, hazım cihazının taleplerine icra etmeye kat'î surette karar vermiş insandım.