“Tek bir satır bile, bir satır bile… En azından beni istemediğini, reddettiğini yazsaydı. Ne olur, bir iki satırla beni sevmediğini, istemediğini bildirseydi. Oysa üç gündür bir haber yok. Tek suçu onu sevmekten başka bir şey olmayan zavallı ve çaresiz bir kızın onurunu kırmak, onu yaralamak onun için ne kadar kolay.”
Ah Nastenka, Nastenka! Beni kendi kendimle barıştırdığınızı biliyor musunuz? Bundan böyle kendi hakkımda, bazı anlarda yaptığım gibi o kadar kötü düşünmeyeceğim. Biliyor musunuz, belki kendimi suçlu ve günah işlemiş biri olarak görüp kederlenmeyi de bir kenara bırakırım. Böyle yaşamak suç ve günah değil midir?