İlknur

Talihsiz Randevu
9/10
·160 syf.··
2024 14. kitabı
#okudumbitti "İnsan vaktin oğludur, ne geçmiş zamanın nede gelecek zamanın oğludur. Bununla beraber insan, geleceğe niyet edip geçmiş Hakkında temennide bulunabilir . Fakat bütün bunlar, şimdiki zamanda yapılır. Şu hâlde insan geçmiş ya da gelecek zamanda değil, şimdiki zamandadır." Muhyiddin İbn-ül Arabi (s.52) Merhaba kitapsever dostlar,bugün daha öncede farklı yazarlardan kitaplar okuduğumuz canım moderatör arkadaşım @book._blogerr'in sayesinde kalemiyle tanıştığım değerli hocam @sebnemleseyir'in "Talihsiz Randevu"kitabıyla sizlerleyim.Kitap bir kere oldukça gizemli ve sürükleyici,yazarın dili oldukça akıcı,felsefi yönü oldukça ağır basan,karakterlerin diyaloglarının içine bol bol felsefe,özellikle yaşam felsefesi serpmis yazar. Kitap aynı zamanda fantastik türe de hitap ediyor.Yazarın bunları birleştirip harika bir kurgu oluşturması muhteşem.. Kitabın konusuna gelecek olursak,babannelerinden kalan konakta onun mirasıyla oldukça rahat bir hayat yaşayan iki kız kardeş Ebru ve Gökçe ile tanışıyoruz kitapta. Ebru meditasyon,metafizik, astroloji gibi konularla ilgilenen,kitap okumayı çok seven,sakin tabiatlı bir kadınken,kardeşi Gökçe enerjik,genelde çocuk gibi neşeli,olaylara ve insanlara asla derinlemesine bakmayan,hayatı da öyle aman aman umursamayan rahat biridir.Bu iki zıt karakter her ne kadar anlaşamaz gibi gözükse de aslında birbirlerini tamamlıyor ve iyi anlaşıyorlar.Gökçe sosyal medyadan tanıştığı bir mimarla bir restaurantta görüşmeye karar veriyor.Kıyafetinden tut davranışlarına kadar bambaşka bir Gökçe olarak mimarla buluşuyor,bakalım o gece nasıl geçiyor,mutlaka okuyun.Gökçe eve dönünce Ebru bir tebligat aldığını, babannesinin yaşarken bir depo kiraladığını ve kirası ödenmeyecekse eşyaların tahliye edilmesi gerektiğini söylüyor.Gökce oldukça merak ediyor
Edebiyat
Talihsiz RandevuŞebnem Özbey · Siyah Beyaz Yayınları · 202433 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

İlknur

, bir kitap okudu
9/10
·160 syf.··
2024 14. kitabı
Şebnem Özbey
9.1/10 · 33 okunma
Yamalı Yürekler
10/10
·284 syf.··
2024 13. kitabı
#okudumbitti "İnsanoğlu dünyaya benzer. Bir gece bir gündüz devranı döner durur. Karanlık çöktü diye güneşe küsülür mü? Gündüz gecenin, bahar kışın ardına saklanır, bir vakit gelir de sevinçten ağladığın gün olur; yaşadığın her şey acısıyla tatlısıyla hatıra kalır.” (s.48) Merhaba kitaplara gönül vermiş dostlarımaDünyalar tatlısı sevgili moderatörümüz Derya KÖSEDAĞ'nın sayesinde kalemiyle tanıştığım @abdullahkucukkkaya hocamın "Yamalı Yürekler-Gamlı Baykuş"kitabıyla geldim bugün.Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen büyük üstad Yaşar Kemal'in kalemine yakın olması beni çok etkiledi. Anadolu insanını ilmek ilmek eserine işlemiş yazar.Gerek güçlü betimlemeleri,gerek akıcı anlatımı kitabın bir Anadolu filmi izler gibi okunmasını sağlamış,hocamın yazmayı asla bırakmamasını,kaleminin hiç bitmemesini diliyorum."Yeni nesil bir Yaşar Kemal doğuyor"bence. Kitapta özellikle Hurdacı Ahmet karakterine hem güldüm hem öfkelendim, okuyunca siz de nedenini anlayacaksınız bu duygu değişiminin Kitabın olay kurgusu,karakterlerin şiveli konuşmaları kitabı o kadar gerçekçi kılıyor ki hayran olmamak elde değil. Kitapta ilgimi çeken başka bir noktada karakterlerin her birinin kendine ait bir hikayesinin olması.Yazarın yurdum insanını anlatma gücü çok iyi Kitabın konusundan bahsedecek olursak Sivas'ın yama üstüne yama vurulan Yamalı köyünde geçiyor olaylar,köy fukaralıktan,kıyafetlerine yama vurup giyiyor,gittikleri her yerde o köyden oldukları anlaşılıyor,ama sevdaları da muhteşem.Yamalı köyünün ağası Ferman'ın kırmızı yanaklı,ağzı sakızlı oğlu,yine köyün gaddar, baş belası Yağmur Bey'in güzel kızı Zemheri'ye aşık oluyor,Ferman bey borçlarına karşılık Yağmur Bey'den kızını istiyor,Zemheri bu evliliği istemiyor ve bir gece Kara Konak dedikleri evinden kaçıp kendini Eğri köprü denen yerden
Edebiyat
Yamalı YüreklerAbdullah Küçükkaya · Morena Yayınevi · 2024138 okunma

İlknur

, bir kitap okudu
10/10
·284 syf.··
2024 13. kitabı
Abdullah Küçükkaya
8.9/10 · 138 okunma
Orestes
"İnsan anlaşılmadığı zamanlarda konuşma isteğini de kaybediyor. Hatta konuşmak böylesi durumlarda zul gibi de gelebiliyordu." "Kimilerine göre aklını tümüyle yitirmiş, tam anlamıyla çıldırmış bir deliydim, kimilerine göreyse tanrıların lanetini yaşayan bir bahtsız."