"Hayat aynı anda hem kendini yinelemekle hem de aşmaya çalışmakla meşguldür." diye ifade eder Simone de Beauvoir etik üzerine kaleme aldığı kitabında; "tek yaptığın kendini idame ettirmekse eğer, yaşamak ölmenin bir çeşididir ve insanın varlığı tuhaf bir bitki örtüsünden farksızlaşır..."
…organizmalar da potansiyellerini tam olarak kullanamadığında hastalanırlar… Birey olarak potansiyellerimizi gerçekleyemediğimizde de aynı şekilde kısıtlanır ve hastalanırız. Nevrozun özünde bu yatar; potansiyeller çevredeki (geçmiş yahut gelecekte) düşmanca koşullar ve içsel çatışmalar tarafından engellenip kullanılmadığında kişinin içine dönerek onu hasta eder. "Enerji Sonsuz Hazdır" demiştir William Blake; " Arzulayıp da eylemeyen hastalık üretir".
kişinin kendi kimliğine yahut birey oluşuna dair deneyiminin hayatta yaşanabilecek en derin ve aynı zamanda en basit deneyim oldugunu kendimize hatırlatalım.
Benlik yalnızca kişinin üstlendiği çeşitli "rollerin" toplamı değildir, bu rollere büründüğünü bilme kapasitesidir; kişinin kendisine dair bu sözde farklı “yanları” görüp farkına varabildiği merkezdir.
İnsan deneyimi her zaman onu anlamak icin kullandığımız yöntemleri aşar ve bir birey olarak herhangi bir insanın kişiliğini anlamanın en iyi yöntemi kendi deneyimlerimizi incelemekten geçer.