"Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var, " dedi. "Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceği başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün...
Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?"
" İşte budur. Görüyorsunuz ya, onlar da anneydi ama bizim anladığımız anlamda çaresiz , istemsiz bir doğurganlıkla ülkelerini insanla dolup taşırmaya zorlanan , sonra da oturup çocuklarının acı çekmesini , günaha girmesini , birbirleriniyle dövüşerek ölmelerini izlemek zorunda kalan anneler değil, Bilinçli İnsan Yaratıcıları olan annelerdi. Onlarda anne sevgisi vahşi bir arzu, salt bir " içgüdü" değil, tamamen kişisel bir duyguydu ;bu bir dindi ..."