9/10
Herkese merhabalar arkadaşlar. Bugün size,Dan Brown’ın Cehennem kitabı ile geldim. Yeni bitirdim ve hemen sizlere anlatmak istedim.Öncelikle söylemek istiyorum ki kitap baştan sona kadar benim için bir aksiyon filminden farksızdı.O kadar sürükleyici o kadar akıcıydı.Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon,başından vurulmuş bir şekilde gözlerini hastanede açar. Camdan dışarıya baktığında İtalya Floransa’da olduğunu fark eder ve şaşkına döner. Oraya nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikri bile yoktur. Çünkü hafızasını kaybetmiştir.Sürekli aynı kabusu görüyordur. Gümüş renk saçlı kadın ona sürekli ara ve bul diyordur. Bunların ne demek olduğunu anlayamaz. Bir suikastçının kendisinin peşinde olduğunu,odadaki doktoru vurmasıyla anlar. Ve hikaye başlar.Kitap Dante Alighieri’nin İlahi Komedya eseri etrafında dönüyordur.Ama asıl dikkat edilmesi gereken konu,dünyadaki çok hızlı olan nüfus artışıdır.Yazar, bu sorunu İtalyan sanatlarını ve sanatçılarını kullanarak bize anlatırken Robert Langdon’un iki üç günde neler yaşadığını okuyoruz.Kitap,iki farklı ülke, üç farklı şehirde geçiyor. Floransa,Venedik ve İstanbul