"Güzelsiniz ama boşsunuz," demiş yine onlara. "İnsan sizin için hayatını feda etmez. Şüphesiz oradan geçen sıradan biri benim gülümün de sizlere benzediğini sanacaktır. Ama o tek başına hepinizden daha önemli, çünkü benim suladığım gül oydu. Çünkü onun üzerine örttüm fanusu. Çünkü siperlikle korumaya aldığım oydu. Çünkü onun üzerindeki tırtılları öldürdüm (kelebek olsunlar diye bıraktığım iki üç tanesi hariç). Çünkü sızlanmalarını ya da övünmelerini, hatta bazen suskunluğunu dinlediğim oydu. Çünkü o benim gülüm."
"Aynı saatte gelmen daha iyi olurdu," dedi tilki. "Mesela öğleden sonra dörtte gelirsen, ben saat üçten itibaren mutlu hissetmeye başlarım kendimi. Bir saat kala gitgide artar mutluluğum. Saat dörde yaklaştı mı yerimde duramaz olurum, bir telaştır alır beni; mutluluğun bedelini keşfederim!